Köşe YazılarıManşetYazarlar

Pandemi günlerinde diğer sağlık hizmetleri ne durumda?

Covid-19 salgını günlerinde sadece ülkemizde değil, tüm dünyada hemen hemen hiç tartışılmayan konu, tüm sağlık sektörünün dikkatinin salgın üzerinde olması nedeniyle başta temel sağlık hizmetleri olmak üzere diğer sağlık hizmetlerinin içine düştüğü durum… Üstelik bu durumun gelecek günlerde nelere mal olabileceği de hiç hesaplanmıyor. İşte bu konuda bazı ülkelerde bugünlerde az sayıda olsa da çeşitli raporlar yayınlanmaya başladı. Bu kısa raporlardan biri de ABD’nin ünlü Hastalıklardan Korunma ve Önleme Merkezi (CDC) tarafından 22 Mayıs’ta yayınlanan rapor.

CDC tarafından yayınlanan rapor ABD’nin Michigan eyaletinde pandemi günlerinde çocukların aşılamasında görülen düşüş ile ilgili… Rapor pandemi nedeniyle ABD’de yaşanan sürecin kısaca anımsatılması ile başlıyor. 13 Mart 2020’de ülkede salgının yayılmasını önlemek için olağanüstü durum ilan edilmesi üzerine 23 Mart’ta Michigan’da sosyal mesafeyi sağlamak için karantina kararı alınmış…

Ancak bu karantina kararın, çocukları aşı ile önlenebilir hastalıklar ve yan etkileri için risk altında bırakarak rutin aşılama hizmetlerine erişimin azalmasına neden olabileceği gözlenmiş. İşte bu gözlemin ne kadar doğru olabileceği sağlık kayıtlarından yola çıkılarak araştırılmış. Pandemi sırasında aşılama oranlarını değerlendirmek için eyaletin aşılama bilgi sistemi (MCIR) verileri analiz edilmiş. Analizde 1, 3, 5, 7, 16, 19 ve 24 aylık çocukların aşılanma durumu değerlendirilmiş. Değerlendirme 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarının aynı dönemi için yapılmış.

Aşılanamayan çocuklar ve kronik hastalar risk altında  

Çalışma sonucunda 2020 Mayıs’ında hastane doğumlarında rutin olarak yapılan Hepatit B aşısı dışında tüm aşılamaların azaldığı görülmüş… CDC raporuna göre aşılamadaki gözlenen bu düşüşler küçük çocukları ve toplulukları kızamık gibi aşı ile önlenebilir hastalıklara karşı önümüzdeki günlerde savunmasız bırakabilir. Kızamık aşılama oranı toplumda % 90-% 95 arasında elde edilmezse, kızamık salgınları oluşabilir. Covid-19 salgınından kurtulan çocuklar bu sefer kızamık salgını ile yüz yüze gelebilir. Bu küçük ve sınırlı analiz bile SARS-CoV-2 virüsünün yayılımını engelleme çabalarının temel sağlık hizmetlerinde önemli oranda aksamalara yol açabileceğini ortaya koyuyor.

Raporu hazırlayan bilim insanlarına göre, bu durumun iki temel nedeninden biri sağlık personelinin büyük bir kısmının salgınla mücadele için farklı alanlarda görevlendirilmesi, diğer nedeni ise kişilerin, özellikle de anne ve babaların çocuklarını bulaşıcı hastalık korkusu ile sağlık kurumlarına getirmekten çekinmesi.  

Özellikle Covid-19’un bulaşma korkusu nedeniyle çocukluk döneminde aşılama gibi temel sağlık hizmetlerine ulaşamama sorununa benzer bir durum da yetişkinler için sağlık hizmetlerine ulaşamama ya da ulaşmama olarak görünüyor. Bu konuda henüz yapılmış bir bilimsel çalışma yok ama yapılan çeşitli gözlemler kronik (süregen) hastalık sahibi yetişkin ve yaşlıların da sağlık kurumlarına başvurmaktan çekindiğini gösteriyor. Hatta ülkemizde bir süre önce düşen kan bağışlarını tekrar artırabilmek için Kızılay kamuoyuna kan bağış ünitelerinin ‘hastane olmadığını, dolayısıyla covid-19 hastalarının bu ünitelerde olamayacağını’’ açıklamak zorunda bile kaldı.

Yeni pandemiler kaçınılmaz, acilen reorganize olunmalı

Kısa bir süre sonra dünyanın birçok ülkesinde bu konuda Michigan eyaletindeki aşılama raporuna benzer yeni raporlar yayınlanabilir. Bu raporlarda koroner kalp hastalığı, diyabet (şeker hastalığı), kronik akciğer ve böbrek hastalıkları gibi hastalıkların aksayan tıbbi kontrolleri nedeniyle artan yan etki,  hatta ölüm sayılarıyla bile karşılaşabiliriz. Geciken başta kanser gibi hastalık teşhisleri de yaşadığımız bu pandemi günlerinde yaşanıyor olabilir.

Başta aşılamalar olmak üzere temel sağlık hizmetlerinin aksamaması, kronik hastalıkların izleminin yapılabilmesi sağlık örgütlenmesinin bir an önce gerek yaşadığımız gerekse bundan sonra yaşayacağımız salgınlar da göz önüne alınarak yeniden düşünülmesi gerekiyor.  Üstelik SARS-CoV-2 virüsüne karşı aşı çalışmalarının yakın zamanda olumlu sonuç vermeyeceği,  önümüzdeki sonbahar aylarında Covid-19 salgınının ikinci, üçüncü dalgasının beklendiğinin konuşulduğu bir dönemde kısa süre içinde yeniden organize olmak çok önemli. Üstelik bundan sonraki yıllarda yaşanan küresel iklim krizinin öldürücü sonuçlarından biri olarak bu tip yeni pandemilerle karşılaşmamız da kaçınılmaz…

Sağlık hizmetleri de ‘eskisi gibi’ olmamalı

Çözüm olarak Michigan eyaletinde aşılamadaki düşüşü gözler önüne seren çalışma grubu,  pandemi hastaneleri ile temel sağlık hizmetleri başta olmak üzere diğer sağlık hizmetlerini veren sağlık kurumlarının birbirinden kesin olarak ayrılmasını ve topluma bu konuda güven verilmesini savunuyorlar. Salgın ile uğraşan sağlık kurumlarının bahçesine pandemiden etkilenmeyecek ve hastalara güven verecek yeni prefabrik tesisler kurulabilir. Diğer öneri ise tele-health (tele sağlık) hizmetlerinin geliştirilmesi. Bunun için son derece iyi kayıtların oluşturulması ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin ekip çalışmasına dayalı olarak yeniden organize edilmesi gerekiyor. Hastalarla ve hasta yakınları ile telefonla bağlantı kurmak,  şartlar uygunsa video-konferanslar yapmak ve onları gerektiği durumlarda salgınlardan etkilenmemiş sağlık kurumlarına davet etmek ve oralarda yüz yüze görüşmek ve gerekirse sağaltımlarını yapmak önemli bir çözüm olarak duruyor.

Özellikle pandemi günlerinde ‘bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ söylemi ön planda. Sağlık sektöründe de hiçbir şey eskisi gibi olmamalı. Sağlık insanın doğuştan itibaren elde ettiği bir insan hakkı olmalı, cebinde para varsa ulaşabileceği bir hizmet değil. Herkese eşit, kaliteli ve iyi organize edilmiş bir sağlık hizmeti verilmeli, bu pandemi günlerinde dünyanın birçok ülkesinde yaşadığımız sahneleri bir daha yaşamak istemiyorsak…

Yoksa bu pandemi günlerinde bile hala anlayamadık mı önemli olanın tek tek bireylerin değil; toplumun sağlığı olduğunu…