Doğa MücadelesiEkolojiManşetYerel

Denizli halkı ve sivil toplumu termik santrale karşı birleşiyor

Fotoğraf: Cumhuriyet

Denizli’nin Avdan ilçesinde yapılmak istenen termik santralin ÇED raporunun, ilgili bakanlıkta onay sürecine alınmasının ardından Denizlililer projeye karşı birlikte mücadele yürütebilmek adına Avdan Platformu’nu kurdu.

Platformda yer alan dernek, kurum ve oluşumlar şu şekilde listelendi:  Denizli’deki TMMOB odaları, Denizli Barosu, Türk Tabipler Birliği Denizli Tabip Odası, Denizli Yeni Medya Yayıncılar Derneği, Büyük Menderes İnsiyatifi, Türkiye Ormancılar Derneği Denizli Temsilciliği, Kaledavaz Kalkınma ve Dayanışma Vakfı, Kızılcabölüklüler Koruma Dayanışma Kültür Çevre ve Eğitim Vakfı, Doğa ve Çevre Vakfı, Tavas Ziraat Odası ve Kale Ziraat Odası.

Sekretaryasını Mimarlar Odası Denizli Şubesi’nin üstlendiği platform, santrale karşı oluşan sağduyulu kamuoyu tepkisini yakından takip etmekle birlikte, santralin hayata geçirilmesiyle yaşanacak tüm sorunlara ilişkin etraflı bir inceleme yaptı.

Nasıl bir konum seçildi?

Hazırladıkları 24 sayfalık özet raporu paylaşan Platfrom, “Çıkan raporlar açıkça belirtiyor ki AVDAN Termik Santrali, yer altından gökyüzüne yüzlerce kilometrekarelik bir alanda tüm canlılar için çok büyük bir tehdit unsurudur” dedi. Raporda öne çıkan başlıklar şu şekilde:

Kurulacak santral; Avdan’a 772 metre, Adamharmanı’na 1.6 km, Narlı’ya 3, Kayapınar’a 4.5, Tavas’a 24, Kale’ye 15.4, Karacasu’ya 23, Denizli Merkeze ise 28.5 km kuş uçuşu mesafede inşa edilecek! Ayrıca santral, Afrodisias’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kültür mirasına çok yakın bir konumda inşa edilmek isteniyor.

Nasıl bir arazi tercih edildi?

Ekili 120 bin dekar tarım arazisine sahip Kale ve 45 bin dekar tarım arazisine sahip Tavas’ın birleşerek oluşturduğu verimli bir ovanın neredeyse göbeğine kurulacak olan termik santralin tehdit ettiği tarımsal ürünler arasında meşhur Kale Biberi, Çorum’a nam kazandıran Kızılca leblebisi, ürün kalitesi açısından üst sıralarda olan Kaledavaz Ovası’nın tütün, buğday, arpa, yulaf, mısır, burçak, fiğ, nohut, zeytin, ceviz, kiraz, incir ve badem gibi tarım ürünleri yer alıyor. Bölgede küçükbaş hayvancılık ile yaş meyve ve sebze üreticiliği önemli bir geçim kaynağı.

‘Saatte 160 ton kül atığı’

Denizden yüksekliği 1000 metre olan Avdan’a kurulmak istenen santralin planlanan 2 ünitesi birden çalıştığında, 150 metre uzunluğundaki iki dev bacadan yalnızca bir saatte tam 160 ton atık kül dağılacak.  Tavas’tan Karacasu’ya, Afrodisias’tan Denizli’ye kadar kilometrelerce karelik alana günde 3.840 ton kül yağacak.

Santral bir yılda havaya 8 milyon 93 bin 360 ton karbonmonoksit salacak. Bu da 269 bin 779 hektarlık bir çam ormanın ürettiği oksijeni tüketmesi anlamına geliyor.

‘Su varlığını tehlikeye atacak’

Avdan Santrali,  bölgedeki sualtı rezervlerinden yılda 1 milyon 238 bin 800 ton su çekecek! Zaten tarımsal sulama için yetersiz olan kaynakları kurutacak. Reenjekte ettiği kirli suyla, önce bölgedeki göl ve akarsuları, dolayısıyla bu akarsuların döküldüğü Akdeniz’i dahi kirletecek.

Tarım arazileri ve üstünde yetişen ürünler, meralar, su kaynakları, hava kül ve karbonmonoksitin yanı sıra ağır metallerin etkisi altında kalacak. Silsile halinde yeraltından yer üstüne her türlü canlı türü çok ciddi bir kirlilik ve hastalık riski ile karşı karşıya kalacak. Ormanların yol açtığı meteorolojik denge dahi bozulacak! Bölge iklimi değişecek, bu başka güçlükleri de beraberinde getirecek.

Denizli nasıl Zonguldak olacak?

Baca gazları ile çevreye yayılan kükürt dioksit ve azot oksitler, sadece nefes yoluyla değil nemli ortamda ciltten bile geçerek akciğerleri etkileyecek. Dolayısıyla özellikle akciğere etki ederek ölüme karar sürükleyen Covid-19 salgını nedeniyle büyükşehirlerle birlikte olağanüstü önlemlerin uygulanmak zorunda kalındığı termik santraller ve maden ocakları şehri Zonguldak gibi, Denizli, Aydın ve diğer komşu yerleşim yerleri de solunum yolu hastalıklarında ilk sıralara yerleşecek.

‘Kanser artacak’

Nitrik asit zamanla insanlarda nitrozaminler oluşturarak kansere dönüşecek. Sadece havadan değil, yediğimiz besinden içilen sudan da etkilenecek.  Santralin yol açtığı Hidrokarbonların bazıları o gıdayı tüketen sadece insanlarda değil, evcil ve yaban hayvanlarda, kansere neden olacak.

Kirli otları ve bulaşık yemleri yiyen hayvanların karaciğer ve böbrekleri başta olmak üzere et dokularında biriken ağır metaller, kanserojen hidrokarbonlar, kanser ve diğer akut hastalıkların tetikleyici etmeni olacak.

‘Kendisi 30 yıl etkisi 89 yıl sürecek’

ÇED raporuna göre termik santral 30 yıl çalışacak ancak kül ve atık depolama alanları tamamen temizlense bile işletme kapandıktan tam 60 yıl sonra eski sağlıklı haline kavuşacak.

Türkiye’de bir termik santralin kurulabilmesi için 75 milyon ton işlenebilir kömür rezervi gerekiyor. Bölgedeki ocaklarda resmi rakamlara göre 55 milyon ton rezerv bulunuyor ve bu rezervden sadece 35,7 ton işlenebilir kömür elde ediliyor.

Yani Tavas ve Kale, 35,7 milyon ton kömür için 75 milyon tonluk bir işletmenin zararlı etkileriyle baş başa bırakılacak. İşletmede, rezervler bittikten sonra 39,3 milyon ton kalitesiz ithal kömür yakılacak.

‘Hukuki mücadeleye de hazırız’

Platform adına yapılan açıklamanın sonunda “Elimizdeki bilimsel verilerle yerel ve ulusal erkleri bilgilendirmek, gerektiğinde kamuoyu oluşturmak son çare hukuki mücadele bulunmak için her türlü göreve hazar olduğumuzun altını çizmek istiyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada platformdaki görev dağılımına da yer verildi. Buna göre platform sözcüsü Mimar Cüneyt Zeytinci olurken, hukuk danışmanları Zafer Gönenç, Ozan Orpak, Onat Ötnü ve Ülkü Aytan oldu.

İletişim sorumlusu görevini Sedat Kurt üstlenirken, araştırma ve sunum görevini ise gazeteci Yaşar Tok ile Avdan Platformu üstlendi.