KentManşetSağlıkTürkiye

Havası en kirli yere, dolgu araziye, ormana şehir hastanesi yapılmış

Hastanelerin yaratacağı sakıncalar yüzünden Türk Tabipler Birliği (TTB) tarafından açılan davalar ve Danıştay‘ın verdiği yürütmeyi durdurma kararı hatırlatılan raporda, 2014 yılında yargı kararlarının hükümsüz hâle gelmesi için yasa değişikliği yapıldığına da dikkat çekildi: 6228 sayılı yasa ile idari davalarda verilecek iptal kararlarının da uygulanmayacağı düzenlemesi yapılmış oldu. Ayrıca şirketlerin her türlü borçlarına tam Hazine garantisi verildi. 

Raporda, özetle şu tespitlere yer verildi:

Maliyetler katlandı 

Şehir hastanelerinin maliyeti, klasik kamu ihale yöntemlerine göre çok daha yüksek. Bilkent Şehir Hastanesi için yapılan analizlerle klasik ihale yöntemlerine göre yüzde 173 daha maliyetli olduğu belirlendi. İngiltere’de yapılan hesaplamalar ise maliyetin 3 katına kadar çıkabildiğini gösteriyor. Kayseri Şehir Hastanesi’nin 3.5 yıllık kirasıyla sabit yatırım tutarının karşılanacağı hesaplandı.

Döviz üzerinden hesaplanan garanti gelirlerinin, TL’nin yaşadığı değer kaybı oranında yükselerek hazinenin kaldırabileceğinin ötesinde bir borç yükü yarattığına dikkat çekilen raporda, Yüksek Planlama Kurulu’na sunulan ön fizibilite raporlarının toplumdan gizlendiğine, bunun da şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri aykırı olduğuna dikkat çekildi. 

Seçilen araziler 

Raporda hastaneler için belirlenen arazilerin nitelikleri ile ilgili şu tespitler yapıldı: Kayseri Şehir Hastanesi için belirlenen arazi, bataklık alanı ve bir kısmı şahıslara ait. Elazığ Şehir Hastanesi için belirlenen arazinin bir kısmı şehitlik diğer kısmı sit alanı. Isparta Şehir Hastanesi, hava kirliliğinin en çok hissedildiği alana yapıldı. Konya’da ülkenin ilk tohum geliştirme arazisi üzerine inşa edilmek istenen şehir hastanesi, itirazlar sonucu mezbaha ve otoyol arasına sıkıştırıldı. Bilkent Şehir Hastanesi dere yatağı üzerine inşa edildi. Bursa Şehir Hastanesi ulaşımın olmadığı otoyollar arasına ve verimli tarım arazileri üzerine yapıldı.

2/b orman arazileri ile şehir hastaneleri arasında ilişki kuran 6292 sayılı Yasa ile ormanlık alanların hastanelere tahsisinin önünün açıldığına dikkat çekilen çalışmada 500 ve üzeri yatağı olan hastanelerin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) kapsamından çıkartıldığı da kaydedildi. Raporda 7033 sayılı Yasa ile Kıyı Kanunu’nda yapılan değişiklikle ile Trabzon’da dolgu alanına şehir hastanesi yapılmasının önünün açıldığı da hatırlatıldı. .

Ulaşım 

Hastaneler yapılırken ulaşım kolaylığının göz önüne alınmadığı belirtilen raporda, kalkış noktaları illerin valilik binaları olan taksilerle belirlenen fiyatlara göre, şehir hastanelerine şehir merkezinden ulaşımın 30 ile 150 TL arasında, ulaşım süresinin ise 10 dakika ile 1 saat arasında değiştiği belirlendi. Yalnızca Yozgat’ta hastaneye 10 dakikada gidilebiliyor.

Sözleşme ve kira bedelleri bilinmiyor

Şehir hastanelerinin sözleşmeleri ve kira bedelleri ticari sır gerekçesiyle kamuoyu ile paylaşılmıyor. Ayrıca, kira ve hizmet bedellerinin ne kadarının Bakanlık bütçesinden ne kadarının döner sermayeden karşılandığının bilgisine erişilemiyor. Kalkınma Bakanlığı öngörülerine göre 10.6 milyar dolarlık sözleşme karşılığında 30.3 milyar dolar kira ödenecek. TL’nin yaşadığı değer kaybı nedeniyle döviz üzerinden yapılan sözleşmeler, her yıl artan bir yük olarak genel bütçeye yansıdı.

Hizmet bedelleri TL, borçlar döviz ile 

2020’nin ilk 3 ayında, şehir hastanelerinin kira bedelleri 817 milyon 301 bin TL, hizmet bedelleri ise 648 milyon 480 bin TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, hastaneler ürettikleri sağlık hizmeti karşılığında TL olarak gelir elde ederken, borçlarını döviz olarak ödüyor.

Şirketlere büyük avantajlar

Türkiye’de dünyada uygulanan yöntemlerden farklı olarak şirketlere bazı yeni avantajlar sağlandı. Şehir merkezindeki kamu hastanelerin taşınmazları yüklenici şirketlere otel, rezidans ve AVM yapmak üzere bedelsiz devredilecek. 

Yatak sayıları fark etmedi

Yüksek Planlama Kurulu’nun “yapılacak hastanedeki yatak sayısı kadar mevcut hastanelerden azaltılması ya da mevcut hastanelerin kapatılması kaydıyla” şehir hastanelerinin açılmasına izin verdiği için herhangi bir kapasite artışı gerçekleşmemektedir” saptamasına yer verilen raporda, şu ifadeler yer aldı:

“Etlik ve Bilkent Şehir Hastanelerinin toplam yatak sayısı 7 370 yatak iken bu hastanelerin açılması nedeniyle Ankara’nın belirli bölgelerinde kapatılacak hastanelerde ise toplamda 6 590 yatak bulunmaktadır. Adana il merkezinde kamu hastaneleri önceden 3 011 yatak kapasitesi ile hizmet verirken, şehir hastanesi açıldıktan sonra 3 025 yatak kapasitesi ile hizmet vermeye başlayacaktır.”

Çalışmada ayrıca, yalnızca 2018 bütçesine “şehir hastaneleri” kullanım ve değişken hizmet bedeli için konulan 2.6 milyar TL ile 150 yataklı tam teşekküllü 64 hastane yaptırılabileceği hesaplandı. 2019 yılında Sağlık Bakanlığı bütçesine şehir hastanelerinin kirası ve hizmet bedeli için koyulan 6.15 milyar TL ile 400 yataklı 26 devlet hastanesi yapmanın mümkün olacağı belirlendi.

İş arttı, çalışan sayısı aynı

Ayakta muayene ve yatan hasta sayıları arttı. Hizmet verilen uzmanlıkların artırılması ve büyüyen fiziki alanlar nedeniyle sağlık çalışanlarının iş yükü önemli oranda arttı; fakat personel sayısında kayda değer bir artış olmadığı tespit edildi. 

Kategori: Kent