DoğaManşet

Antalya Kent İzleme Platformu: Olimpos’a yazık etmeyin

Dünyanın en önemli antik kent limanlarından biri olan Olimpos‘la ilgili hazırlanan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nca onaylanarak askıya çıkan imar planı hakkında tartışmalar sürüyor. Beydağları Sahil Milli Parkı alanı içinde yer alan Olimpos’un bir bölümünün imara açılma girişimine karşı Antalya Kent İzleme Platformu bir rapor hazırlayarak yasa dışılığın yasallaştırılmaması istendi.
 
Platform sözcüsü Avukat Mustafa Şahin‘in imzasıyla yapılan açıklamada,  
bölgedeki tarihi yerleşimler ve antik limanların en önemlilerinden birisine sahip olan Olympos’un geçmişinin Helenistik Çağ‘a değin uzandığına ve alanın aynı zamanda, Antalya Sarısu’dan başlayan Kumluca’da Gelidonya Burnu’na kadar uzanan ve 1972 yılında Milli Park ilan edilen çok özel bir coğrafyanın parçası olduğuna dikkat çekildi. 
 
 
Platformun çekinceleri ve önerileri özetle şöyle:

1)Yaşa dışılık yasallaştırılmamalı

Askıya çıkarılan planların uygulanması veya yeniden revize edilmesinde imar mevzuatında yer alan düzenlemelerin geçerli olacağı belirtilmektedir. Bu alanda ise geçmişe yönelik plan çalışması yapılarak toplumu yanıltma ve mevzuatın kaçaklara gerekçe olarak kullanılması, hukuka, bilime, tarihe, doğaya ihanet anlamına gelmektedir. Planlama geleceğin düzenlenmesi ve şekillendirilmesidir.
 
Olympos antik sit alanında hayata geçirilen bu uygulama kaçak yapılaşmaları yasallaştırmaktan ibaret bir düzenlemedir. Bu tür planlamalar rant düşkünlüğünü, yasadışılığı ödüllendirmek kadar çevredeki kaçak yapılaşmaların da önünü açmayı sağlamış olacaktır. Planların kesinleşmesi halinde aynı milli park sınırları içinde bulunan ve Olympos antik kentine birkaç km uzaklıktaki Adrasan’da geçen kıştan buyana sayıları 800 ü bulan kaçak yapıların da imara açılması, yine benzer yöntemlerle yasallaştırılması kaçınılmaz hale gelecektir.

2) Öncelik tabiat ve kültür varlıklarının korunması olmalı 

Kaçak yapılaşmaya göz yumma ve bunları kollamanın geldiği aşama, çıkar çevrelerinin beklentilerine cevap verecek düzenlemeleri gerçekleştirme çabasına dönüşmüştür. İzlenen yol kaçak yapılaşmayı daha da hızlandıracak, Arkeolojik Sit Alan ve Milli Park’da yapılaşma baskısını artıracaktır. Bu durum giderek telafisi imkansız kamusal zararlara neden olacağı tartışmadan uzak bir konudur.

3) Planlama ilkeleri ihlal edildi

Askıya çıkarılan planlarda gösterilen fonksiyon alanları ile bu alanların tamamına E=0,30 ve ençok=2 kat olarak yapılaşma imkanı sağlanmıştır.
Ekolojik turizm planlaması adıyla gerçekleştirilen bu planların Antalya Burdur Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 Çevre Düzeni Plan Kararları ve Uygulama hükümleri ile uyumlu olmak zorunluluğu bulunmaktadır. Üst planda yer alan Emsal (E)=0,10, parsel büyüklüğü 5.000 m2 sınırlandırılmasına aykırı olmaması, Eko-pansiyon alanının max. yoğunluğunun da % 10’u geçmemesi gerekmektedir.

4) Yapılaşma ve insan yoğunluğunu azaltmayacak 

Halihazırda imara açılan alandaki yapılaşmanın tamamı kaçaktır. Kaçak olarak oluşturulan yatak sayısı 4000 adet civarındadır. Yatak başına brüt yapı alanını 10 m2 kabul edersek 40.000 m2 alan kaçak olarak yapılmıştır. Önerilen turizm yapısı alanı ile kaçak yapı alanı örtüşmekte hatta çok daha fazlası söz konusu olmaktadır. Bu durum yatak sayısının ve yapı sayısının düşürüldüğü iddiasını boşa çıkarmaktadır.
Bunlara ilaveten aynı raporda Ticaret-Hizmet vb. alanları için 1000 m2 üzerinde yeni alan oluşturulmaktadır. Ayrıca plan gereği oluşturulan rekreasyon alanı, park alanlarına İmar yönetmeliği ve plan hükümleri %0,05-1 arası inşaat olanağı tanımaktadır. Plan notları içinde “yeni yapılaşma talepleri” kullanımı, mevcut kaçak yapıyı kabullenmiş olduklarını göstermektedir.

5) İmara açılan alan menfaat çatışmalarına zemin hazırlıyor 

Kaçak yapıların yasallaştırılmasına bağlı olarak, yapıların sahiplerinden büyük hisseli olanlarla küçük hisse sahipleri arasında mülkiyet ve kullanım haklarından kaynaklanabilecek hukuki ihtilaflarla, bu alanın daha da yoğun uyuşmazlık ve çatışma alanı haline dönüşme riskini barındırmaktadır.
 
Bu doğrultuda yapılaşmanın daha sağlıklı olacağı iddiası da doğru değildir. Bu sorun çözülmediği sürece alanın öngörülen kullanım amacına uygun iyileştirmeler yapılması da mümkün değildir.

6) Kamusal çıkarlar esas alınmalı

Alan hem Milli Park hem de Arkeolojik Sit Alandır. Bu özellikleriyle burası bir Dünya Mirası’dır.Koruma ilkelerini fiili duruma uyarlamak kaçak yapılaşmalar kadar yasal düzenlemelere aykırıdır, her ikisi de suçtur.
O nedenle tarihe ve doğaya duyarlı herkes bu alan için söz söyleme, itiraz etme, öneri getirme ve korunması için mücadele etme hakkına sahiptir, hatta görevidir.

7) Arkeolojik araştırmalara devam edilmeli 

Planlanan alanda tarihi esere rastlanmadığı ifade edilmektedir. Ancak plan notlarında arkeolojik değerlerin olduğu ihtimali kabul edilmekte, bu nedenle “Yeni yapılaşma talepleri öncesi Antalya Müzesi denetiminde arkeolojik sondaj çalışması yapılması” hükmü getirilmektedir.
 
Koruma Amaçlı İmar Planı Kavşık Boğazı ile Olympos Ören yeri Gişeleri arasında kalan arazi parçasını içermektedir ve bu alanda arkeolojik araştırmalar devam etmelidir. Bu nedenle bu alan yeniden 2. Derece sit alanı haline getirilmesi amacıyla 2017 yılında alınan Koruma Kurulunca 2. Derece Arkeolojik sit alanı kararının 3. Dereceye düşürülmesi kararının iptali için yasal yollara başvurulacaktır.

8) Denetim ve uygulama düzenlemeleri esas amaca hizmet etmeli 

Getirilmek istenen imar düzenlemesi; 
 
* 1972 tarihli Birleşmiş Milletler Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının korunmasına dair sözleşme,
* 1999 tarihli Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) Uluslararası Kültürel Turizm Tüzüğü
* 2001 tarihli UNESCO Kültürel Çeşitlilik Evrensel Bildirgesi
* 2003 tarihli UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi,
* 2005 tarihli UNESCO Kültürel İfadelerin Çeşitliliğinin Korunması ve Geliştirilmesi Sözleşmesi
* 2014 tarihli Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) İnsani Değer Olarak Miras ve Peyzaj Bildirgesi (Floransa)
* TC Anayasası 63. Maddesi ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ortak ruhları birlikte ele alındığında bu alanın özgünlüğü tamamen ortadan kaldırılacaktır.  Kaçak yapılaşmayı, aşırı kalabalığı önlemek ve bu alanı ekosistemi içinde korumak pekala mümkündür. Bu durum tamamen siyasi iradenin tutumuna bağlıdır. 
 
Raporun sonuç bölümünde, tüm bu nedenlerle herkes askıya çıkarılan planlara itiraz etmeye, yerel yönetimlerin de bu itirazların gereğini yerine getirerek bu alandaki kaçak yapılaşmaları yasallaştırma, yeni imar koşulları oluşturma, bu yolla arkeolojik çalışmalara ve doğal yapıya zarar verici girişimlerinden vazgeçmeye davet edildi. 

Ne olmuştu? 

1990 yılında 1 ve 2. Derece Arkeolojik Sit alanı ilan edildikten sonra koruma sürecinde yer alan Olympos Antik Kenti’nde, 2017 yılında özel mülke konu alanların 3. Derece arkeolojik sit alanı olarak düzenlenmesine karar verildi. Bu karar sonrasında, “Koruma amaçlı imar planı” çalışmalarına başlandı.  Geçtiğimiz günlerde de hazırlanan 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı, 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı,  Kumluca Belediyesi ve Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından askıya çıkarıldı. Askı süreleri ve planlara itiraz süreleri ise Kumluca Belediyesi için 08 Haziran, Antalya Büyükşehir Belediyesi için 28 Mayıs. 
 
 
 

Kategori: Doğa