DoğaDoğa MücadelesiEkolojiİklim KriziManşetTarım-Gıda

KOS: Salgından rant değil ders çıkarılmalı

Kuzey Ormanları Savunması yazılı bir basın açıklaması yaparak koronavirüs salgını sırasında artan ekolojik yıkımlara dikkat çekti. İklim ve doğa tahribatının yeryüzündeki canlı yaşamını yokoluşun eşiğe getireceği uyarısında bulunulan açıklamada alınabilecek önlemler sıralandı.

Açıklamada İstanbul ve Marmara Bölgesi’nin yegane su, gıda, nefes ve yaşam kaynağı olan Kuzey Ormanları’nın salgına karşı en büyük güç olduğunu belirtilerek orman ekosistemi ve yaban hayatının kayıtsız şartsız en üst düzeyde korumaya alınması çağrısında bulunuldu.

‘Mege Rant Projeleri iptal edilsin’

“Doğayı ticari bir mal, pazarlanacak bir manzara, gerekirse taşınacak bir eşya vb. gören bilim, akıl ve vicdan dışı yaklaşımlar terk edilmeli” denilen açıklamada şu önlemlerin alınması gerektiği belirtildi:

  • Kuzey Ormanları’nı inşaat yağmasına açmak için yapılan; köprü, otoban ve havalimanı görünümlü Mega Rant Projeleri iptal edilmeli, başlanmamış olanlardan vazgeçilmeli, garanti ödemeleri durdurularak kamu kaynakları salgınla mücadeleye harcanmalıdır.
  • Çatalca’dan Sakarya’ya, Kuzey Ormanları’nın yaklaşık 50 milyon ağacına kıyılarak yapılan ve ormanı yüzlerce parçaya bölerek ekosistem bütünlüğünü yok eden 3. Köprü, KMO ve bağlantı yolları YİD anlaşması iptal edilmeli, kamulaştırılmalı ve adım adım ormana iade edilmelidir.

  • Salgın aylarında bile bu projelere ödenen araç/yolcu garanti ödemeleri derhal durdurulmalı, salgına karşı toplumu savunmak için kullanılması gereken kamu kaynakları inşaat ağalarının kasalarına aktarılmamalıdır.
  • Kuzey Marmara Otoyolu yapımı sırasında orman bütünlüğünden koparılan alanlar üzerindeki yapılaşma baskısı ortadan kaldırılmalıdır.
  • Kuzey Ormanları’nın 13 milyon ağacına ve 80 gölüne kıyılarak yapılan, çevresindeki orman ve kıyı alanlarını, İstanbul’un en önemli su kaynağı olan Terkos Gölü çevresini yapılaşmaya açan 3’üncü Havalimanı YİD anlaşması iptal edilmeli, kamulaştırılmalı ve beton çölü sökülerek ormana iade edilmelidir.

‘Ormanları imara açan ÇED’ler ve ihaleler durdurulsun’

  • İstanbul’u 3 kara parçasına ayırıp küresel ısınma adaları yaratacak olan, Marmara ve İstanbul’un son su, orman ve tarım alanlarını yok edecek kanal kılıklı mega rant projesinden vaz geçilmelidir.
  • Kuzey Ormanları’nı imara açan ve açacak olan her ölçekteki imar planları, ÇED’ler, ihaleler, yasa ve yönetmelik değişiklikleri durdurulmalıdır.
  • Kuzey Ormanları bütünlüğü içerisinde yer alan Askeri Alanlar birer birer çeşitli plan ve gerekçelerle yapılaşmaya açılmaktadır. En son örneği sahra hastanesi yapmak için Samandıra’daki askeri ormanlık alanın inşaata açılmasıdır. İstanbul’un son boş ve yeşil alanları olan askeri alanlarını yapılaşmaya açan her türlü uygulama iptal edilmeli ve durdurulmalıdır.
  • İstanbul’un nüfus yoğunluğu, kentin ve ekosistemlerin kaldırabileceği kapasitenin katbekat üzerine çıkarılmıştır. Altyapı kaldırabileceği sınırı çoktan aşmış, kaynaklar yetersiz kalmıştır. Salgında görüldüğü üzere en yüksek vaka ve ölüm sayıları İstanbul’dadır. Kente daha fazla nüfus yükü bindirecek tüm projeler iptal edilmelidir.

‘Salgında rant fırsatçılığı yasaklansın’

Açıklamada Türkiye genelinde de doğayı ve yaşamı yok eden projelerin koronavirüs fırsat bilinerek hızlandırıldığına dikkat çekti. Artvin Cerratepe, Salda Gölü ve Muğla Çıtlık Ormanı gibi yerlerdeki ekolojik yıkımların örnek verildiği açıklamada şu talepte bulunuldu:

Salgın günlerinde halkın yaşamını kolaylaştıran önlemler alınacağına, sermaye yararına yetki kullanımından vazgeçilmelidir. Salgın fırsatçılığına dönüşen bütün kararnameler, yönetmelik ve yasa düzenlemeleri, ÇED olumlu kararları geri çekilmelidir.

‘Su varlıkları korunsun’

Başta Kuzey Ormanları’ndakiler olmak üzere Türkiye genelindeki su havzalarının on yıllardır büyük bir tahribat altında olduğu belirtilen açıklamada salgın sırasında su varlıklarının korunması gerektiği söylendi:

  • Kuzey Ormanları’ndaki su kaynaklarının çevresini ve beslendiği su havzalarını işgal eden yapılaşmaya açan tüm mega rant projeleri ile birlikte, orman içinde ve yakınında bulunan semt, mahalle ve köy meralarındaki emlak hareketi durdurulmalıdır.
  • İstanbul’un en önemli su kaynaklarını yok edecek olan rant kanalı projesi iptal edilmelidir.
  • Temel  sektörler dışında sanayi su kullanımı durdurulmalıdır.
  • Havuz doldurma, çim sulama gibi suyun konfor amaçlı kullanımı yasaklanmalı,

  • Ormanın kaynak ve yeraltı sularına el koyularak ticaretinin yapılması yasaklanmalı, içme suyu tesisleri kapatılmalı, temiz suya erişim eşit ve parasız bir yurttaşlık hakkı haline getirilmelidir.
  • Yeraltı suyu kullanan oto yıkama firmaları kapatılmalıdır.
  • Su hasadı ve su tasarrufu için projeler geliştirilmeli, çeşitli mecralarda toplumun tüm kesimlerini su tasarrufunun önemi konusunda bilinçlendirici yayınlar yapılmalıdır.

‘İklim acil durumu ilan edilsin’

Açıklamada, insanların doğaya müdahalesinin iklim değişikliğine yol açtığı vurgulanan açıklamada  “İklim krizinin Covid-19 ve benzeri sonuçlarının engellenmesi için iklim acil durumu ilan edilmeli ve ekoloji tabanlı hareket planı faaliyete geçirilmelidir” taleplerinde bulunuldu.

Fotoğraf: İklim Acil Bodrum

Fosil yakıt endüstrisinin iklim krizinin yanı sıra büyük ölçüde hava kirliliğine de sebep olduğu belirtilen açıklamada hava kalitesinin yükseltilmesi için şu talepler yer aldı:

  • Faaliyette bulunan ve havadaki sera gazı emisyonunun en büyük kaynağı olan bütün termik santral projeleri daha fazla canlı yaşamını tehdit etmeden acilen durdurulmalıdır.
  • Hava kirliliğinin sağlık etkilerinin değerlendirilmesi ve kirliliğin azaltılması ile ilgili politika geliştirilmesinde, bilim insanları, ilgili meslek örgütleri/sivil toplum kuruluşları ile iş birliği ve iletişim içinde çalışılmalıdır.
  • Araç trafiğini teşvik edici her türlü plan devre dışı bırakılıp toplu taşıma ağı geliştirilerek ücretsiz hale getirilmeli, yaya ve bisiklet yol ağları geliştirilip yaygın hale getirilmelidir.

‘Tarım alanları korunmalı’

Metinde, pandemi ile birlikte aslında yeniden kendi kendine yetebilen yaşam alanları oluşturmanın önemini hatırlamış olduk”  ifadeleri kullanıldı. Tarım alanlarını korumak için alınabilecek tedbirler ise şu şekilde sıralandı:

  • Gıda meta olmaktan, toprak ise rant alanı olmaktan çıkarılmalıdır.
  • Tarım alanlarının enerji ve maden yatırımları, otoyollar, mega projeler, konut ve fabrikalar tarafından gasp edilmesi engellenmelidir.
  • İstanbul’da tarım alanlarını ve Trakya’da, Kocaeli’nde, Sakarya’da tarım havzalarını işgal eden yoğun sanayi faaliyetleri kısa vadede son bulmalı ve havzalar yeniden tarıma kazandırılmalıdır.
  • Sanayi tesislerinin kimyasal atıklarını akarsulara boşaltması ivedilikle engellenmeli; sıkı denetim ve cezalar işletilmelidir.
  • Yerli tohum satışını yasaklayarak çiftçiyi tekellere mecbur bırakan 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu iptal edilmelidir.

  • Tarım kooperatifleri desteklenmelidir.
  • Tarıma yönelik özelleştirme politikaları son bulmalıdır.
  • Toprağın, suyun vd. doğal kaynaklarla birlikte canlıların zehirlenmesine yol açan pestisitlerin ve suni gübrelerin kullanımı yasaklanmalıdır.
  • Monokültürel tarımdan vazgeçilmeli ve  bölgeye has biyoçeşitlilik korunmalıdır.
  • Endüstriyel tarımdan vazgeçilerek geleneksel, ekolojik ve sürdürülebilir yerel tarıma geçilmelidir.
  • Verimli sulama yöntemleri kullanılarak, topraklar organik madde açısından zengin hale getirilerek, su hasadı yapılarak ve uygun ürün seçimleri ile su kaynakları korunmalıdır.
  • Kuraklığa dayanıklı yerel tohumların ekimi gibi iklim değişikliğine uyumlu tedbirler alınmalıdır.
  • Yerel üretici ve tüketici arasında dayanışmayı esas alan, şeffaf ağlar oluşturulmalıdır.
  • Yerel yönetimler gıda üretimi ve tüketimine dair çözümlerde aktif rol almalıdır.
  • Kolektif kent bahçeleri hayata geçirilmelidir. Kent içinde, çeperinde veya dışındaki tüm parkların, yol kenarlarının, özel veya kamuya ait atıl kalmış alanlarının tarımsal üretime açılması planlanmalıdır.

‘Avcılık yasaklansın’

KOS açıklamasında salgınların yaşam alanı tahrip edilen yaban hayvanlarıyla insanların temasından kaynaklandığını belirtti. Yaşam hayatı tahribine son verilmesi gerektiği belirtilen metinde “avcılık yasaklanmalı, hayvanat bahçesi olarak adlandırılan hayvan hapishaneleri kapatılmalı, biyokaçakçılık önlenmelidir” talepleri yer aldı.

‘Medikal ürün kirliliği önlensin’

Açıklamada son olarak koronavirüs salgını sırasında kullanımı zaruri hale gelen medikal ürünlerin yol açtığı çevresel kirliliğe değinildi. Bu doğrultuda da çalışmalar yapılması gerektiğini belirten KOS “Gereksiz kullanımı önleyici tedbirler alınmalı, kullanım sonrası oluşan çevresel riskler ortadan kaldırılmalıdır. Tüketim alışkanlıkları sorgulanmalı, toplum atık konusunda bilinçlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

 

Kategori: Doğa