Hafta SonuHaftasonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

Çocuğunuzun silgisi sağlığınızı silmesin

Plastik eklenti maddeleri konusunda toplumda yeterli bilgi ve farkındalık yok. Bunun nedeni de bu eklenti maddeleri ile ilgili yeteri Türkçe içeriğin olmayışı ve bunu dert edinen sivil toplum organizasyonlarının eksikliği. Bunun yanında sağlık ve çevre bakanlıklarının da bu konuda neredeyse hiçbir şey yapmaması durumu da var. Oysaki plastik eklenti maddeleri hayatın her alanında ve 7’den 70’e tüm insanları ve canlıları etkileyen kimyasallar. Halihazırda plastik eklenti maddesi olarak kullanılan yüzlerce eklenti kimyasalı olduğu tahmin ediliyor. Bunlar arasında en popüler olanları ise fitalatlar ve bisfenoller. Bu iki eklenti kimyasalından fitalatlar plastiği yumuşatmaya yararken, bisfenoller ise sertleştirmeye yarar. Her iki eklenti de hormon bozucu ve kanserojen olarak nitelendirilmektedir. Üstelik bir plastik ne kadar yumuşak ya da sert ise bu kimyasalların miktarı da o kadar fazla olabiliyor.  

Örneğin PVC tipteki plastiğin içerisinde fitalatın miktarı toplam PVC miktarının %50’si kadar olabiliyor. Aynı durum mutfak gereci olarak kullandığımız polikarbonat kap kaçak ve damacana su şişeleri için de geçerli. Haliyle bu ürünleri kullandığımızda bu kimyasallara ne kadar maruz kalacağımız da belirleniyor. Yani dostumuz olduğu iddia edilen plastiklerin bizimle dost olabilmesi de içeriğindeki kimyasalın miktarına bağlı. Eğer içerisinde çok miktarda fitalat bulunan bir silgiden bahsediyorsak, bu muhtemelen çocuğunuzun zehirli dostu, çok miktarda bisfenol bulunan bir su damacanasıysa eğer o da tüm ailenizin zehirli dostu olacaktır.

Çin’den korkutucu araştırma

Hazır silgiden bahsetmişken Çin’de yapılan ve sonuçları geçtiğimiz günlerde kamuoyuyla paylaşılan bir raporu anmamak olmaz. Zaten bu yazının da asıl amacı bu rapor ile ortaya konulan korkutucu bir gerçeği sizlere aktarmaktı. İşin aslı ben de çok istemiyorum böyle kötü haberleri sizlerle paylaşmak ancak durumun gerçekliği de ne yazık ki oldukça korkutucu! Çin’deki bu raporda, çocukların kullanması için satılan plastik silgilerde ciddi oranda bir fitalat çeşidi olan fitalik asit estere rastlandığı anlatılıyor. Bu amaçla 33 tanesi çok iyi bilinen markalara ait 62 silgi markasına ait silgiler teste tabii tutulmuş ve test edilen 62 silginin 21 tanesinde çok ciddi miktarda fitalik asit ester isimli zehirli eklenti kimyasalına rastlanmış. Üstelik zehir tespit edilen bu 21 markanın 18’i de sağlık açısından zararı yok sertifikasıyla satılan markalar.

Yani Çin’deki ilgili kuruluş bu silgilere sağlıklı olduklarına dair sertifika vermiş. İnanılmaz değil mi? Markalar içerisinde Türkiye‘de de çok yaygın kullanılan ve bir zamanlar ÖSYM sınavlarında öğrencilere bedava dağıtılan bir marka da söz konusu. Bu arada yeri gelmişken ÖSYM’nin plastik ayak izinin de en az silgilerdeki zehirli kimyasal miktarı kadar endişe verici olduğunu belirtmekte fayda var. Daha önce bu konu hakkında yazdığım yazıda bu durumun vahametine değinmiştim.

Bu markanın Türkiye’de sattığı silgilerde bu kimyasalın düzeyini bilmiyoruz ancak Çin’den aşağı kalır yanı olmadığından şüphe etmiyoruz. Neden mi? Çünkü buna dair bir denetim yapıldığından emin değiliz. Aslında sadece bir marka değil birçok başka marka daha Türkiye pazarında silgilerini satıyor. Benzer bir zehirlilik çalışmasının Türkiye’de de yapılması şart.

913 kat fazla zehirli kimyasal

Çin’de yapılan bu çalışmada incelenen markalardan bir tanesine ait bir silgide olması gerekenden 913 kat fazla miktarda bu zehirli kimyasaldan bulunmuş. Bu silgilerde bu kadar zehrin olmasının nedeni ise PVC’den yapılmış olmaları. Çünkü PVC’nin içerisine gibi esnekleşsin diye bol miktarda fitalat konuluyor. Burada fitalatın hamileliğin erken dönemlerinde maruz kalındığında doğacak çocuklarda ciddi olumsuz etkiler yaptığına dair çalışmalar olduğundan da bahsetmek lazım. Merak edenler bu linkteki çalışmada detaylı bir tanesini okuyabilirler.

Bu rapordan da anlayacağımız gibi plastik tüketiminin sağladığı iddia edilen kolaylığın bedelleri gün geçtikçe daha da ağır hale geliyor. Hayatımızı kolaylaştırıyor ve aslında çok harika bir ürün diye pazarlanan plastikleri kullanmaya zorlanırken bir yandan da bu zehirleri tüketmeye zorlanıyorsunuz. Çünkü plastik üreticilerinin ve onları denetlemesi gerekenlerin sağlığımızı ya da hayatımızı umursadıkları yok. Bu tür raporlar yayınlandıktan sonra tıpkı diğer çalışmalarda olduğu gibi önce ufak bir homurtu meydana geliyor ve ardından olay unutularak tarihteki yerini “şok edici rapor” olarak alıyor. Olan da hayatının kolaylaşacağı aldatmacası ve plastiği dost kabul eyleyenlerin propagandasına maruz kalan bizlere ve çocuklarımıza oluyor.

 

Kategori: Hafta Sonu