ManşetTarım-Gıda

Salgın günlerinde sağlıklı gıdaya ulaşmanın yolları: Beşiktaş Kooperatifi

Haber: Cansu Kılınçarslan

Karantina günlerinde herkesin evlerine kapandığı şu günlerde, Beşiktaş’ta bir kooperatif girişimi, sağlıklı ve adil gıda ihtiyacına yanıt verebilmek için kapılarını açık tutuyor. Geçtiğimiz mart ayında kurulan Beşiktaş Kooperatifi Girişimi, Cumartesi Pazarı yakınındaki bir sokakta açtıkları küçük bir dükkanda, salgın yüzünden resmi açılışlarını yapamasalar da gönüllülerden oluşan bir ekiple, dönemin ihtiyaçlarını göz önüne alarak çalışmalarını sürdürüyor.

İki yıldan uzun süredir İstanbul’da faaliyet gösteren Girişim, her ay sosyal medyadan düzenli yaptıkları duyurular yoluyla stant satışları gerçekleştiriyordu. Zeytin, zeytinyağı, bakliyat, mısır unu, tahin, bal, kahve, kırmızı biber, kurutulmuş elma, fındık, yumurta gibi ürünlerin satıldığı stantlar, kooperatifin kurulmasıyla peynir, tereyağ gibi çeşitler de eklenerek dükkana taşındı. Haftanın en az üç günü gündüz ve akşam saatlerinde iki vardiya halinde çalışan kooperatif çalışanları, amaçlarının tüketicilerin sağlıklı ve adil gıda ihtiyacına cevap vermek, endüstriyel üretim dışında kalan üreticileri güçlendirmek olarak anlatıyor.

Beşiktaş Kooperatifi’nden Tuba Ayhan ve Necdet Demir’le bir kooperatifin tedarik zinciri, dükkan süreci ve salgın ortamında da boyunca nasıl ayakta kaldıklarını konuştuk.

‘Adil ekolojik gıda semte geldi’

Tuba Ayhan dükkan açma kararının tüketiciden gelen taleplerle şekillendiğini söylüyor. Muhafazası zor ürünlere talebin artmasının yanı sıra tüketiciyle iletişimin arttırma heyecanı da dükkan açma kararlarını etkilemiş. Bugünlerde pandemi tedbirlerinin herkes gibi onların planlarını da sekteye uğrattığını anlatıyor:

“Dükkanımız ufak olsa da gelen tüketicilerle sohbet edebileceğimiz, çay ikram edeceğimiz masamız hazırdı. Pandemi nedeniyle gelenlerle ancak kapıdan görüşebiliyoruz. Sınırlı süre içerisinde ufak da olsa hal hatır sorarak olabildiğince kısa sürede sıradakilere yer vererek geçiyor nöbet zamanları. Dükkanla beraber kooperatifin sabit bir mekanı ve genişleme imkanı olacaktı ancak bu süreç örgütlenmemizi biraz baltaladı.”

Yine de bu yeni duruma uyum sağlayarak açık çağrılı toplantı rutinlerinin online ortamda devam ettiğini ekliyor: “Bizi tanımak isteyen, gönüllümüz olabilecek insanlarla online olarak iletişim kurabilmenin de yollarını arıyoruz.”

Açılış olmamasına rağmen kooperatife ilginin arttığını aktaran Necdet Demir ise şunları söylüyor: “Mart ayı içerisinde çok fazla gelen olmasa da Nisan başından itibaren düzenli gelenlerin sayısı artış gösterdi. Hangi ürünün haftalık ne zaman elimize ulaştığını bilerek alışverişlerini programlıyorlar. Pandemi özelinde dükkanda nöbet tutan kişi sayısını bire indirmiştik ancak sokağa çıkma yasağı sonrasında iki kişiye çıkarttık, dükkan nöbetleri çok yoğun geçiyor.”

Maskeli, kolonyalı teslimat

Beşiktaş Kooperatifi’nin bu süreçte en çok tercih edilen ürünleri; tahin, fındık ezmesi, un, salça, kahve, peynir, zeytin, yumurta ve ekmek . Ürün tedarikini kargo yoluyla gerçekleştirdiklerini söyleyen Demir, aldıkları önlemleri de şöyle anlatıyor: “Kargodan gelen ürünleri satışa çıkarmadan bir müddet bekletiyoruz, satışlarımızı kapıdan yapıyoruz, maske takarak, elleri bol bol yıkayıp kolonyalayarak geçiyor günlerimiz. ”

Bu süreçte en çok da sosyal medyayı kullanarak işlevsel davranmaya odaklandıklarını aktaran Demir, sokağa çıkma engeli olanlara erişim için etkili bir model üzerinde çalıştıklarını anlatırken salgın sürecindeki rollerini de şöyle tanımlıyor:

 “Adil ekolojik gıda semte geldi diyerek yola çıkmıştık, bugün de söylemimizi değiştirmeden işlevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. Hayatın akışını sağlamak zorunda olan diğer çalışanlar kadar önemli bir rolümüz var.”

Üreticilerin Seçimi: Bilge Köylü Tarımı

Beşiktaş Kooperatifi üreticileri ürünlerini diğer kooperatiflerin üretici havuzundan seçmeyi tercih ediyor. Ayrıca üretici ağını geliştirmek için karşılıklı güvene dayanan bir bilgi toplama yöntemi üzerinde çalışıyorlar. Ürün seçiminde organik sertifikasının tek koşulları olmadığını, ‘gerçek’ (atalık) tohumlarla, geleneksel yöntemlerle yapılan üretim anlamına gelen Bilge Köylü Tarımı usulünü öne çıkardıklarını anlatıyorlar:

“Standart konvansiyonel üretimde, tarımda siz tohumu, ilacını, gübresini bir yerden alıyorsunuz o firmaya bağlı kalıyorsunuz. Organik üretimde de aslında usül olarak benziyor.  Organik’ damgası almanın koşulları arasında bir şirket süreci var. Organik ürünler satıyoruz, ama bir yandan daha çok ‘gerçek’ tohumlardan, bilge köylü tarımı dediğimiz usulle yapılmış ürünleri tercih etmeye çalışıyoruz. Daha doğal ve biraz da unutulmaya yüz tutmuş yöntemleri destekliyoruz.”

Ayhan bu üretim sürecinin aynı zamanda olabildiğince adaletli olduğuna dikkat çekiyor: “Geleneksel usülde ürünler aile ya da köy çalışması gibi bir imece çalışmayla üretiliyor. Bu sadece tohumun atılması, toprağın sürülmesi ve hasattan ibaret değil. O tohumun korunması, sonraki seneye saklanması ve tekrar toplanması gibi hasat sonrası aşamaları da, meyvenin kurutulmasını da içeriyor. Bu aşamalar ise ailenin tüm fertlerinin emeğiyle gerçekleşiyor. Bu yüzden üretim süreci erkek emeğini aşarak, diğer süreçlerin bilgisini de içeriyor. Bu bilgiye sahip olan aktörleri de… Bunun hane içindeki iş dağılımına, karar alma süreçlerine etkisini de sorgulayarak ele aldığımızda bilgeliği adillikle birlikte düşünebiliriz.”

Dayanışma ve işbirliği 

İstanbul’daki diğer tüketim kooperatifleri ve ekoloji hareketleriyle dayanışmayı hedefleyen Beşiktaş Kooperatifi, Kadıköy Kooperatifi’nin örgütlenme modelini örnek alıyor. Geçmişte Beşiktaş Belediyesi ile de ortak projelerde yer aldıklarını anlatan kooperatif girişimcileri, belediyenin kompost merkezi kurması, atık yağ toplama gibi işlerle de uğraşması ve belediye bünyesinde gıda birimi kurulması gerektiğine işaret ediyor.

Demir’e göre; “Kooperatifçilik, ekoloji mücadelesinden kopuk bir iş değil. Üreticinin yaşam alanını savunmadan, üretimi ve de tüketimi sürdürmek mümkün değil.” Bu nedenle de açtıkları kooperatif merkezinin salgından sonra, Beşiktaş sakinleriyle adaletle üretilmiş ekolojik gıdaya ulaşım, dayanışma ekonomisi ve tüketim kooperatiflerinin işleyişine ilişkin fikir alışverişinde bulunabilecekleri bir mekan olmasını hedefliyorlar.

Beşiktaş Kooperatifi, Muradiye Mahallesi, Deryadil sok. 9A adresinde. Dükkanın açık olduğu saatler ve ürünler sosyal medya hesaplarından düzenli olarak güncelleniyor.

Bu hafta açık oldukları gün ve saatler şöyle:

29 Nisan Çarşamba 19.00-21.00,

30 Nisan Perşembe 12.00-14.00 ve 19.00-21.00

Kategori: Manşet