Editörün SeçtikleriEnerjiManşetYeşil Gazete TV

[Yeşil Gazete Tv] Bu Gün’de Pınar Demircan’la Çernobil Faciası’nın 34’üncü yıl dönümü

Yeşil Gazete Tv‘de yeni başlayan Bu Gün programının ilkinde Defne SarıözNukleersiz.org Proje Koordinatörü ve Yeşil Gazete yazarı Pınar Demircan‘la konuştu. Demircan, 34’üncü yıldönümünde Çernobil ve Fukuşima’da yaşananlardan hareketle Akkuyu Nükleer Santrali’nin yaratabileceği tehlikeleri anlattı. 

Ukrayna‘nın Pripyat şehri yakınlarındaki Çernobil Nükleer Santrali’nde yaşanan patlamanın üzerinden 34 yıl geçti. Felaketin verdiği zararların etkisi Türkiye dahil Avrupa ülkeleri coğrafyasında hissedilmeye devam ediyor. Facianın yaşandığı bölgenin çevresinde yüz binlerce insan öldü, sakat doğumlar yaşandı, kanser vakalarında artış görüldü. Geçmişte olduğu gibi bugün de  Türkiye’de nükleer enerji ısrarı devam ediyor. Nükleer karşıtlarının ve çevre savunucularının tüm itirazlarına rağmen Mersin‘de nükleer santral inşaatı sürerken  Sinop‘a nükleer santral kurulmasından vazgeçilmiş değil.

Çernobil faciasının anlamı

Demircan yüzbinlerce insanın hayatına mal olan ve milyonlarcasının hayatını etkileyen Çernobil nükleer faciasının dünya kamuoyunda nükleer enerjinin gerçek yüzünün anlaşılmasını sağladığını söyledi. Nükleer bir yangının suyla söndürülmesinin mümkün olmadığının bile bu yangınla öğrenildiğini anlatan Demircan şöyle konuştu: “Çernobil Nükleer Santrali’ndeki patlamalarla  çıkan yangının suyla söndürülmesi ölümcül külü ortaya çıkardığı için nitrojen kullanmak zorunda kalınmıştır. Bu karşılaşılan ilk bilinmezlik olurken sonrasında radyoaktif etkilerle baş etmenin zorlukları deneyimlenmiştir. Çernobil nükleer felaketi ve ondan önce Üç Mil Adası Felaketi‘ne kadar nükleer enerjinin geliştirilmesi amaçlanıyordu. Diğer bir deyişle 1973’te yaşanan petrol krizi karşısında alternatif enerji olarak dünyaya kabul ettirilip nükleer enerjiyle yola devam edilecekti. Ne var  ki Çernobil nükleer felaketinin yaşanması dünya kamuoyunu nükleer enerjiyle ilgili büyük soru işaretleriyle karşılaştırdı.” 

Temiz enerji aldatmacası

Bugün de iklim krizi bahane edilerek nükleer enerjinin “temiz”enerji olarak pazarlanmak istendiğinin bunun önlenmesi için dünya kamuoyuna çok önemli görevlerin düştüğünün altını çizen Demircan, geçtiğimiz hafta santral yakınlarında çıkan yangınla ilgili de şunları söyledi:  “Yangınlarla ilgili Ukrayna Cumhurbaşkanı 150 kilometre mesafedeki Kiev’e ulaşan dumanlar yüzünden halka evden çıkmaması yönünde uyarılar yaptı. Bu,  ‘radyoaktif tehlike yok’ “denmesine karşın bölgenin etkilendiğini gösteren önemli bir uyarıydı.  Eğer Covid 19 nedeniyle insanlar karantina sürecinde olmasaydı çıkan yangınla yayılan ve itfaiyecilerin maruz kaldığı radyasyonu, turizme açılmaya çalışılan turistler de maruz kalacaktı”.

Pınar Demircan, Uluslararası Atom Enerji Ajansı‘nın radyoaktif tehlike olmadığına ilişkin açıklaması için de, nükleer enerjinin yaygınlaşmasını önceleyen kurumların değil, bağımsız sivil toplum örgütlerinin açıklamalarına güvenmek gerektiğine işaret etti. 

Bu Gün programlarının her birinde,  “o gün” olan önemli olaylar, konunun uzmanı konuklarla değerlendirilecek ve bugüne yansımaları tartışılacak.