KadınManşetTürkiye

Eviçi şiddetten kaçan kadın infaz yasasına mı yakalanacak?

Haber: Tuğba Baykal

Koronavirüs günlerinde ev içi şiddetin arttığı hem emniyet müdürlüğü raporlarında ifade edildi, hem de kadına yönelik şiddet üzerine çalışan STK’ler tarafından açıklandı. Yeni infaz paketinin yürürlüğe girmesi ile ise bu şiddetin daha da artması söz konusu, çünkü tahliye edilenler arasında kadınlara şiddet uygulayan erkekler de var.

İnfazdan kimlerin yararlanacağı günlerce tartışıldı. Yaklaşık 90 bin kişiyi etkileyen yasada muhalefetin eleştirilerine rağmen siyasi tutuklular ve gazeteciler kapsam dışı bırakıldı, fakat kadınlara şiddet uygulayan erkekler bu kapsamdan yararlanıyor.

Mor Çatı Kadın Sığınma Vakfı gönüllüsü avukat Mine Akarsu “Bakanlık infaz paketinin kadına yönelik şiddet faillerini içermeyeceğini açıkladı fakat fiili durum farklı ”diyor, çünkü yasa tanımında cinsiyete dayalı suç ayrı bir kategori olarak yer almıyor. Bu durumda ise kadınlara şiddet uygulayan erkekler de infazdan yararlanabiliyor.

Kadın örgütleri ise duruma tepkili. Kadınları erkeklerden koruyacak mekanizmalar geliştirilmeden şiddet faili erkeklerin serbest bırakılmasına itiraz ediyor, günlerdir sosyal medya üzerinden kampanyalar yapıyorlar.

Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi yani bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi’nin 56’ncı maddesine göre taraf devletin şiddet faili erkekler serbest bırakıldığında çeşitli sorumlulukları bulunuyor. Maddede devletler açıkça uyarılıyor:

Mağdurun kendisinin ve ailesinin tehlikede olabileceği durumlarda, failin kaçtığından, geçici veya sürekli olarak serbest bırakıldığından haberdar edilmesini sağlamak yükümlülüğü vardır”

Avukat Akarsu “Türkiye bu tahliyelerle birlikte İstanbul Sözleşmesi’nin bu maddesini ihlal etmiş bulunuyor” diyor, zira kadınlara önceden herhangi bir bilgilendirme yapılmadan şiddet faili erkeklerin serbest bırakılması sözleşmenin bu maddesinin ihlali anlamına geliyor. Akarsu, birçok kadının Mor Çatı’yı arayarak tahliye edilen erkeklerin eve geri dönmesinden korktuklarını ve ne yapabileceklerini sorduklarını söylüyor.

 6284 no’lu yasa uygulanmıyor 

Karantina koşulları nedeniyle, evde kalma oranlarının artışıyla ev içi şiddetin de artış göstermesine rağmen 30 Martta HSK kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve kadınların korunmasına dair bir güvence olan 6284 No’ lu yasanın bu dönemde askıya alınabileceği açıkladı. Bu ise şiddet faili erkekleri gözetmek anlamına geliyor. Kanuna göre şiddet uygulayan erkeklere uzaklaştırma veriliyor. HSK ise bunun esnetilmesi gerektiğini söyleyerek kadınları daha da zor durumda bırakıyor. Cezaevinden çıkan erkekler yeniden şiddet uyguladığında, kadınların şikâyetlerinin cezasızlıkla karşılaşması ya da ciddiye alınmamasının önü açılmış oluyor.

Kadınlar evdeki şiddetten kaçıp sığınağa gitmek istediklerinde ise başka bir sorunla karşılaşıyorlar. Kadınlardan darp raporu isteniyor. Hastaneye gitmenin oldukça riskli olduğu bugünlerde ise kadınlar bu raporu almaktan korkup, şiddet gördükleri eve geri dönebiliyor.

İnfaz yasası ile birlikte şiddet uygulayan erkeklerin serbest bırakılması tüm bu çerçevenin içinde kadınları şiddete karşı daha da açık ve korumasız bırakmış oluyor.

‘Çocuk istismarının affı olmaz’ 

İnfaz paketi çerçevesinde tartışılan bir diğer konu ise çocuk istismarının önünü açacak olan bir yasa teklifinin pakete dâhil edilmesine dair. Sosyal medyada dolaşan bir metin üzerinden tartışılan teklife göre cinsel istismara af düzenlemesinde yaş farkının 15’e çıkması planlanıyor, yani 13 yaşındaki bir çocuğa tecavüz eden 28 yaşındaki biri bu yaştaki bir çocukla evlendiğinde ceza almayacak. Teklif henüz meclise gelmese de 2016 yılında benzer bir düzenleme önerisi meclise sunulmuş ve kadın örgütlerinin baskısı ile geri çekilmişti. Bu infaz paketinde de böyle bir teklifin yer alacağı söylentileri üzerine kadın ve çocuk hakları örgütleri sosyal medyada “ÇocukİstismarınınAffıOlmaz” etiketi ile kampanyalar yaptı. Avukat Mine Akarsu çocuk evliliklerinin önünü açacak olan teklifi şöyle değerlendiriyor.

“Teklif meclise henüz gelmese de bu tartışma ısıtıp ısıtıp önümüze sunuluyor,2016 yılından beri çocuk istismarcılarına af getirilmeye çalışılıyor. Ancak kadınlar bu tehlikenin farkında ve bu teklifin geçmemesi için mücadele etmekte kararlı.”

Kategori: Kadın