DünyaEkolojik YaşamKoronavirüs SalgınıManşetTarım-Gıda

Covid-19 döneminde Topluluk Destekli Tarım

Tüm dünyadan topluluk destekli tarım gruplarını bünyesinde barındıran Uluslararası Topluluk Destekli Tarım Ağı (URGENCI) Covid 19 krizinin tarımdaki yansımalarına ve geliştirilebilecek çözüm önerilerine yönelik bir yazı kaleme aldı.

“Covid-19 Döneminde Topluluk Destekli Tarım Endüstriyel Tarımın Karşısında Güvenli ve İstikrarlı Bir Alternatiftir” başlıklı yazı şu şekilde:

Covid-­19 krizinde trajik kayıplarımızı azaltmak için hepimizin dahil olduğu
uluslararası seferberlik, önümüzde duran daha büyük seferberliğin bir provasıdır: Üreticileri ve tüketicileri birbirine bağlayan ve herkese sağlıklı, besleyici gıdalar sağlayan sürdürülebilir yerel ve bölgesel gıda sistemlerini korumak ve geliştirmek.

Küresel gıda dağıtım sisteminin zaafları ve yetersizlikleriyle ilgili çok şey öğreniyoruz. Topluluklar şimdi, sadece sınırlar ötesinden veya ülke içindeki uzak bölgelerinden gelen gıdalara  güvenemeyeceklerini fark ediyorlar. Büyük ölçekli endüstriyel çiftliklerdeki üreticiler de, geçmişte yaptıkları gibi göçmen emeğine güvenemiyorlar.

Yiyecekler tarlalarda çürüyor

Bazı ülkelerde yiyecekler tarlalarda çürümeye başlıyor. Birçok yerel pazar kapatıldı. Süpermarketlerde kritik ürünlerin tedariği, gerek panikle yapılan alımlarla gerekse vurgunculuk nedeniyle hızla azalıyor. Diğerleri gibi çiftçilerin de eve kapandığı Hindistan gibi ülkelerde aracılar, ürünleri çiftçilerden düşük fiyatlardan almak ve imkanı olanlara yüksek fiyatlarla satmak için krizden faydalanıyorlar.

Oysa Toplum Destekli Tarım (TDT) krize hızlı ve başarılı bir şekilde yanıt veriyor. İspanya’lı bir gıda aktivisti ve URGENCI‘nin (Uluslararası Toplum Destekli Tarım Ağı) Başkan Yardımcısı olan Isa Álvarez İspanya Bask ülkesindeki durumu anlatıyor:

Hükümetin tavsiyesi açık hava pazarlarını kapatmak yönünde oldu, ancak TDT ağları her zamankinden daha fazla çalışıyor. Tek sorun, hareketliliğin kısıtlanması nedeniyle, teslimatları sadece çiftçilerin yapmasına izin verilmesi ve bunu kapıdan kapıya yapmak zorunda kalmaları.

Gıda krizi

Küresel bir gıda krizinin eşiğindeyiz: Gıda yetersiz üretiminden değil, hasat
edilemediği veya uzun zincirli endüstriyel gıda sistemi tarafından tüketicilere
ulaştırılamadığı için. Geleceğimiz için gerçek çözüm, yerel gıda egemenliğine
ve izlenebilirliğe dayalı güçlü kısa gıda tedarik zincirleri kurmakta
yatmaktadır. Hollandalı bir TDT sebze yetiştiricisi olan Bregje Hamelynck‘in söylediği gibi, “Kaynak ne kadar yakın olursa, çiftçi ile vatandaş arasındaki ilişki ne kadar güçlü olursa, gıda arzı o kadar güvenli olur.”

Gıda fiyatlarında da hızlı bir artış görüyoruz. Bu da ekonomik güvenlikten yoksun ailelerin temel gıdaya erişimini zorlaştırıyor. Gıda krizinin gıda kıtlığından kaynaklandığı 2008’den farklı olarak bugün böyle bir kıtlık yok. Bu yaşadığımız yalnızca, arzı ve talebi yöneten endüstriyel sistemin bir arızası.

Doğrudan satışlar

Bunun aksine, yerel TDT çiftçileri, topluluklarına güvenli bir şekilde yiyecek sağlamak için hızla adapte oluyorlar. Finlandiya TDT ağından Ruby van der Wekken‘in dediği gibi, “TDT bu süreçte gıdaya ulaşmanın en güvenli yolu olmanın ötesinde, daha sağlıklı bir gelecek için çözümün bir parçasıdır.”

Çiftlikler halka doğrudan satış yapabilir ve yapıyorlar da. Çiftliklerden ön
siparişlerle, ön ödemelerle ve açık havada yapılan ürün dağıtımları, gıda tedariğinin en güvenli yollarından biridir ve kapalı süpermarketlere göre daha güvenlidir! Yerel düzeyde üreticiler ve tüketiciler arasında bağlantılar kuran birçok yeni, yaratıcı yerel platform da var. Çin‘de TDT‘nin öncüsü ve URGENCI’ın eş başkanı olan Shi Yan, “Çin‘de, Covid 19 krizinin zirvesinde olduğumuz ocak ayında talep yüzde 300 arttı” diyor. “Üreticilerimiz talebi karşılamak için çok büyük baskı altında kaldı.”

Salgın sırasında TDT dağıtımları zarar görmedi

Birçok yeni sebze kutusu girişimi TDT ve yerel gıda kooperatifleri gibi mevcut etik platformların devamıyken, diğer bazıları TDT‘ye göre iki kat fiyat oluşturan fırsatçı girişimler. Bu tür yüksek fiyatlar, açık bir şekilde, düşük gelirli grupların dahil olmsını erişimini imkansız hale getirmektedir. Bu durum TDT‘nin ve dayanışma ekonomisinin temel değerlerinden birini; üreticilere de iyi bir geçim kaynağı sağlayan “doğru fiyatlandırma” ilkesini ihlal etmektedir.

Mevcut pandemi sürecinde TDT uygulamalarının haftalık dağıtımı büyük ölçüde korunmuştur. Bu, hem sistemin doğası gereği güvenli olması, hem de üretici ve tüketicilerin son derece sıkı yeni sağlık ve güvenlik düzenlemelerine uymak konusunda gösterdikleri büyük hassasiyet sayesinde olmuştur. TDT payları önceden hazırlanır. Bu da insanların yiyeceklerle ve birbirleriyle  temasını büyük ölçüde azaltır.

Market kuyruklarına gerek yok

TDT önceden planlanır. Süpermarkette olduğu gibi ödeme için toplanmaya ve kuyruk oluşturmaya gerek olmaz. Gruplar organize olarak teslimin peyderpey yapılmasını sağlayabilir ve hiçbir zaman birkaç kişiden fazlasının bir arada olması gerekmez. Nakit para işlemi yoktur: Siparişler önceden yapılır, ödemeler çevrimiçi veya çekle yapılır. Nakit para (hem banknotlar hem madeni paralar) virüslerin bulaşması için birer vektör olduğundan bu önemli bir husustur. Dağıtım kısa sürer ve hızlıdır. Bu da etkileşimleri ve bulaşma potansiyelini azaltır. Doğru sosyal mesafe her zaman gözetilir.

Gerekli tüm sıhhi öneriler ­ sık sık ellerinizi yıkamak, yiyeceklere dokunurken maske ve eldiven giymek ve iyi hissetmeyenlerin evde kalması gibi önlemler sistematik olarak uygulanır. Ve son olarak, risk grubundaki kişileri korumak için gerektiğinde yiyecekler kapıya teslim edilebilir. Bunları görmek içimn yereldeki bir TDT grubunu gözlemlemeniz yeter. Daha fazla ürün tedariki için birçok yeni TDT girişimi de vardır.

Yerel yetkililer ile iş birliği

Birçok durumda, URGENCI uluslararası ağına dahil olan ulusal ve bölgesel TDT ağları, yerel yetkililer ile yakın işbirliği içinde çalışmıştır. İsviçre TDT ağının başkanı Gaelle Bigler şunları söylüyor:

 TDT ağı üyelerimiz, dağıtım yöntemlerini değiştirmekten gönüllü yönetimine kadar, uygulamalarını değiştirmek zorunda kaldılar. Süper karmaşık ama aynı zamanda çok heyecan verici, çünkü herkes şehir nüfusuna sağlıklı gıda sağlamada büyük bir rol oynadığımızı fark ediyor gibi görünüyor. Sınırlarların kapanmasıyla birlikte, büyük sebze yetiştiricileri genellikle geçici, düşük maliyetli yabancı işçiler çalıştırdıkları için istihdam sorunları yaşadılar. Biz TDT grupları olarak böyle bir sorun yaşamıyoruz. Var olan kısa tedarik zincirlerini listelemeye çalışan birkaç kamu görevlisi, ağ koordinatörü olarak bana ulaştı. Hepsi bizi tanıyordu ve çalışmalarımız için teşekkür ettiler!

TDT sosyal sınırları aşıyor

Mevcut pandeminin kritik ve henüz yeterince dikkate alınmayan bir yönü, sosyal ve zihinsel esenliktir. Bu genel kapanma döneminde insanlar daha yalnız hale geliyolar. Salgının yol açacağı sosyal ve ekonomik krizlerin kesinlikle daha birçok sarsıcı etkisi olacaktır. Cezayir’den Fatima Zohra Hocimi‘ye göre “TDT insanların birbirleriyle bağlantı kurmalarına, sosyal sınırları aşmalarına ve kişisel alanlarının ötesindeki bir amaca hizmet etmelerine imkan verir. Sağlığı birçok yönden geliştiren TDT, toplulukların refahının geleceğidir.”

Dünyadaki TDT ağlarının birçoğu, örneğin İngiltere TDT ağı
veFransa TDT Ağıüyelerini desteklemek için kaynaklarını bir araya getiriyorlar. Bunlar yerel tedarik zincirlerinin açık kalmasını sağlamak için değerli kaynaklardır.

Uzun vadeli düşünmeliyiz

Dayanışma ve merhamete çok ihtiyaç duyduğumuz ancak ayrı kalmak zorunda olduğumuz bu korkutucu zamanda, Topluluk Destekli Tarım, yerel toplulukların güvenli bir şekilde beslenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Ve daha büyük bir kriz olan iklim değişikliğiyle yüzleşirken, agroekolojik uygulamalar yapan aile çiftlikleri dünyadaki açlık ve yetersiz beslenme sorunlarına karşı en etkili çözümü sağlıyorlar. Bunu, fotosentezin gücüyle atmosferdeki karbonu azaltarak ve daha sağlıklı, daha verimli topraklar oluşturarak yapıyorlar.

Krizin uzun vadesine bakmakta ısrar etmeliyiz. Pandemi kontrol altına alındığında ne olacak? Endüstriyel tedarik zinciri ve alternatif gıda sistemleri nasıl etkilenecek? Bu, halkın bilincinin yeni bir düzeye ulaştığı, köylü tarımının ve aile çiftçiliğinin gıda sistemlerimizin temel dayanağı haline geldiği bir dönem mi olacak? Sera gazlarının azaltılmasına ilişkin mevcut kazanımlar, iklim değişikliğinin üstesinden gelme savaşımızda kalıcı bir zafere dönüşecek mi?

Dayanışma ekonomisi ve gıda egemenliği

Hepimiz biliyoruz ki, sürdürülebilir gıda sistemlerinin ve diğer birçok üretim biçiminin yeniden yerelleşmesi, insanlığın hayatta kalma mücadelesinde iki temel unsur olan dayanışma ekonomisinin ve gıda egemenliğinin tanınmasını ve yaygınlaşmasını sağlamada anahtar rol oynayabilir.

Birçok ülkede TDT, geleneksel rollerinin ötesine geçerek, yerel üreticilerin doğrudan tüketicilere satış yapmalarına yardımcı olan yeni çevrimiçi platformlar oluşmasına vesile oluyor. Bizim rolümüz, üreticilerin geçim kaynaklarının korumasını ve tüketicilerin aileleri için ihtiyaç duydukları sağlıklı, yerel, besleyici gıdalara sürekli erişimini temin eden insan hakları temelli bir yaklaşıma katkıda bulunmaktır. Bu, Birleşmiş Milletler‘den Avrupa Birliği‘ne kadar, endüstriyel tarımı destekleyen çeşitli yasama süreçleriyle giderek artan baskılara karşı koymanın en etkili yoludur.

Bizim rolümüz, bu kriz zamanında TDT ağları için daha fazla kurumsal destek bulmak ve güvenli ve besleyici gıdalara istikrarlı bir şekilde erişmeye yönelik muazzam talep artışını karşılayabilmelerini sağlamaktır. Gıda sistemlerimizin hepimizin üzerine çökmemesi için, diğer sosyal hareketler içindeki müttefiklerimizle çalışmaya devam etmek bizim sorumluluğumuzdur. Gıda sistemlerinin insanlar tarafından ve insanlar için oluşturulmasına giden yollar olan agroekolojiyi ve gıda egemenliğini teşvik etmek bizim görevimizdir.

Kategori: Dünya