EğitimKoronavirüs SalgınıManşet

Türkiye’de uzaktan eğitim başladı, peki ya sonrası?

Haber: Elif Ünal

Yeni tip koronavirüs salgınının tüm dünyayı etkisi altına almasıyla birlikte, birçok ülkede eğitim hayatı da yeni bir sınavla karşı karşıya kaldı. Alınan tedbirler kapsamında mart başında dört ülkedeki okullar eğitim-öğretim faaliyetlerine ara verirken, şu anda bu sayı 124’e çıktı.

Türkiye’de ise vaka sayısının artmasıyla birlikte okullar için verilen bir haftalık aranın ardından uzaktan eğitim sürecine ilk adım atıldı. İlkokul, ortaokul ve lise öğrencileri TRT-EBA TV ile Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden yapılacak “uzaktan eğitime” bugün, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk‘un verdiği ilk dersle başladı.

Ancak akıllarda hala pek çok soru ve endişe bulunuyor: Uzaktan eğitim sistemi var olan eğitim sistemimiz ve koşullarımız için ne kadar uygun? Diğer ülkelerde durum ne? Karantina sisteminin uzaması öğrenciler için ne gibi sorunları beraberinde getirecek?

‘Türkiye hızlı ve önemli bir adım attı’

Sorularımıza yanıt bulmak için konuştuğumuz Eğitim Reformu Girişimi Eğitim Gözlem Evi Koordinatörü Burcu Meltem Arık uzaktan eğitim süreci hakkında “Türkiye için hızlı bir adımdı ve önemli bir adımdı. Belirli konularda daha önceki zamanlarda dijitalleşme için atılan adımlar bu sürece hızlı geçebilmesini sağladı” değerlendirmesinde bulundu.

Öğrencilere İnternet dışında alternatif sunulmasının da oldukça önemli olduğunu belirten Arık, “Sadece internet erişimi değil, TV’nin çoğu hanede olmasından yola çıkarak burada da seçenek sunulması oldukça önemli bir gelişme” dedi.

‘Temel amaç öğrencilerin eğitimden kopmasını engellemek’

Uzaktan eğitimde Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) temel amacının zorunlu eğitim sürecinde olan öğrencilerin eğitimden kopmalarını engellemek olduğunu söyleyen Arık Zaten orta öğretimde belli bir kopuş var. Okullara ara verilmesi eğitimden kopuşu tetikleyebilir bu yüzden de MEB teması arttırmaya odaklanıyor. Eğitimin devam ettiği hissi için önemli bir adım” diye konuştu.

‘Çocuğu merkeze koyan destek programları geliştirilmeli’

Ancak uzaktan eğitim, öğrencilerin genel ortalaması düşünülerek hazırlanmış bir program. Bu yüzden okulların kapalı kalma süresi uzadığında belli başlı sorunları da beraberinde getirme ihtimali bulunuyor. Sürecin uzaması halinde  diğer destek ve müdahale programlarının hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Arık şunları söyledi:

Süreç uzarsa hiçbir şekilde bu yollarla eğitime erişemeyecek, imkanı olsa da hanede zorluk yaşayan çocuklar için ayrıca bir destek programın geliştirilmesi gerekir. Merkezi uygulamalar yetmiyor; okulların ve sınıf öğretmenlerinin birlikte her bir çocuk için planlama yaması gerekiyor. Sonuçta, sınıfını ve öğrencisini en çok bilen öğretmen ve okul. Onlara büyük bir rol düşüyor.

Hangi öğrenci erişiyor hangisi erişemiyor bunların takip edilmesi ve ona göre bir program oluşturulması gerekiyor. Her çocuk biriciktir, bireydir. Çocuğun iyi olma hali gözetilmelidir. Kanaldaki içerik çocuğun iyi olma hali göz önünde bulundurularak planlanabilir ve iyileştirilebilir.

‘Sosyal-ekonomik ayrışmayı artırabilir’

Sürecin uzamasının getireceği bir başka risk ise sosyal-ekonomik ayrışmayı ve imkanlara göre farklılaşmayı arttırması. Arık, “İmkanı olan, zamanı olan, nasıl yapabileceğini bilen, nasıl yapabileceğine erişimi olan ebeveynler çocuklarının eğitim ve öğretimini güçlendirebilecek. Ebeveynleri çalışıyorsa oldukça zor olacak” değerlendirmesinde bulundu.

Hali hazırda bazı çocukların hanede sıkıntılar yaşadığını söyleyen Arık “Bazı çocuklar için hanenin kendisi risk alanı. Onun rolü de çok önem taşıyor. İhmar ve istismarın takip edilmesi ve önleme ve müdahale mekanizmalarının geliştirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘Özel okullar ve devlet okulları farklı yöntemler uyguluyor’

Özel okullar devlet okullarında uygulanan farklı yöntemlere de değinen Arık, “Çoğu özel okulda her sabah online olarak öğretmenler ve çocuklar buluşuyor. Velileri bilinçlendirmek için yönerge veriyorlar. Sanki okula gider gibi bir sistem işledi. Bazı okullar neler yapılacağını paylaştı, ama online eğitim henüz başlamadı. Bazı okullarda öğretmen ve öğrenci arasında senkron sağlamak için çalışmalar yapılıyor” dedi. Arık, özel okullardaki ve devlet okullarındaki farklı uygulamaların öğrenme açığını ve farkını derinleştirebileceği uyarısında bulundu.

‘Çocukların öz disiplin geliştirmesi gerekiyor’

Var olan eğitim sistemimizin de uzaktan eğitim sürecine olumsuz etkisi olacağını belirten şöyle konuştu: “Normalde çok merkezi, ne öğretildiğine MEB’in karar verdiği, sınıfta da öğretmenin odakta olduğu bir sistemimiz var. Çocukları birey olarak kabul eden bir sistem değil. Çok yönlendirilmenin olduğu, ezber odaklı içeriksel sorunlar da var. Şu anda çocuklar kendi öğrenmesinden sorumlu hale geldi. Öz denetim, öz bakım becerileri, öz disiplin geliştirmesi gerekiyor.”

Finlandiya’da çocuklara özel uygulama

Tüm dünyada koronavirüs tehdidi benzer bir yayılım gösterirken ülkelerin yaşanan süreçte aldıkları önlemler ise farklılık gösteriyor. Farklı ülkelerdeki uygulamalar hakkında bilgi veren Arık, Finlandiya’nın okullara ara verme uygulamasına geç başladığını söyledi ve şu bilgileri paylaştı:

Finlandiya’da ilkokul seviyesinde sağlık çalışanları gibi zorunlu hizmet yapanların çocukları için okulla devam ederken, koruma önlemleri artırıldı. Çalışmak zorunda olan ebeveynler için önemli bir destek olan erken çocukluk eğitimleri ise devam ediyor.

Bunun dışında ise okullara her bir çocuğun ihtiyaçlarının dikkate alındığı uzaktan eğitime geçilmesi söylendi. Ancak özellikle belirli aileler için önemli olan çocuklara ücretsiz yemek sağlaması uygulaması artık devam ettirilemeyecek.

ABD’de çocuklara gıda yardımı devam ediyor

ABD’de ise farklı olarak San Francisco ve Boston’da okullar beslenme ve gıda yardımına devam ediyor. Okullar sabah saatlerinde bu yardımı sağladıktan sonra kapanıyor.

Avustralya’da ise henüz okullar tatil edilmediğini anlatan Arık, “Tabii ki bu koşullarda veliler ve öğrenciler oldukça endişeli. Velilerin büyük oranda çocuklarını okula göndermediği söyleniyor” dedi.

Ancak, farklı uygulamalar hakkında bilgi edinmek ne kadar önemliyse farklı eğitim sistemleri olan ülkeleri karşılaştırmak da bir o kadar sıkıntılı. Arık, her ülkenin eğitim sistemine, ve toplumsal koşullarına göre çocuğun ve çocuğun iyiliğinin merkeze konulduğu uygulamalara geçmesi gerektiğini söyledi.

Ebeveynler için tavsiye: Sakin olun

Son olarak ebeveynler için önerilerini sorduğumuz Arık ilk olarak sakin olmak gerektiğini söyledi. Yaşananların yeni bir süreç olduğunu belirten Arık, “Farklı yöntemler, farklı kaynaklar var. Bunları izlemek ve takip etmek önemli olacaktır. Panik havasından çıkmak gerekiyor. Öncelik çocuğun iyi olma hali. Onun gözetilmesi gerekiyor” dedi. Arık, çalışan ve çocuğunu evde yalnız bırakmak zorunda kalanlar için ise farklı destek mekanizmalarının kurulması gerektiğini belirtti.

Kategori: Eğitim