İklim KriziKoronavirüs SalgınıManşet

COP26 İklim Zirvesi video konferans ile yapılabilir mi?

Koronavirüs salgınının ne kadar süreceği konusundaki belirsizlik, önümüzdeki aralık ayında Glasgow’da yapılması planlanan BM İklim Zirvesi- COP26‘nın akıbeti hakkında şüphelere yol açtı. İklim değişikliği konferansı, “Birleşik Krallık’ın şimdiye kadar ev sahipliği yaptığı en büyük uluslararası zirve” olarak değerlendiriliyor ve iklim acil durumuyla mücadelede için 30.000’den fazla delege ağırlaması bekleniyor.

İngiltere hükümetinin eski baş bilim danışmanı  David King, Radio 4‘ün Bugün programına dün yaptığı açıklamada, zirvenin ertelenmesinin söz konusu olabileceğini belirterek “Yüz yüze toplantılar yapma alışkanlığından vazgeçmek gerekebileceğini” söyledi.

Ancak Enerji ve İklim İstihbarat Birimi direktörü Richard BlackThe Independente bunun “uygun olmadığını” ve uluslararası konferansta yapılan “zengin tartışmaların” verimliliğini azaltabileceğini kaydetti.

Bir “küresel iklim ittifakı”nın yaratılmasından bahseden King ise “halihazırda tüm eylemler sanal dünyada gerçekleşiyor ve oldukça iyi gidiyor” dedi ve ekledi:

“Bence online eylemle çok yol kat edilebilir; görülmesi gereken şey, zaman içinde ilerledikçe yüz yüze toplantı yapma alışkanlığımızın aşıp aşılamayacağıdır. Koronavirüs salgını geçtikten sonra hava yolculuğunu azaltıp azaltamayacağımızı görmek çok ilginç olacak. Başka bir deyişle, önümüzdeki bir, bir buçuk yıl yeni alışkanlıklar geliştirip geliştirmememiz, hava yolculuğuna olan talebini azaltacaktır.”

Ancak Black’e göre, 195 hükümeti ve 30.000 kişiyi aynı anda çevrimiçi toplamanın lojistiği, farklı zaman dilimleri, internet bağlantı hızları ve bireyler arasında birden fazla konuşma ve istişare yapılması gereği göz önüne alındığında son derece zor olacak. Black şunları söyledi:

“Herkesin, bilim insanlarına, sivil toplum kuruluşlarına ve daha fazlasına danışmak için katkıda bulunma ve özel oturumlar yapma hakkına ihtiyaç duyduklarında, konferans görüşmelerine katılabilmesi mümkün değil.

COP26 zengin bir ekosistemden oluşuyor. Farklı parkurlardan gelen ve hükümetlerin politikalarını denetlemek ve zengin tartışmaları izlemek isteyen 30.000 civarında insanın tek bir yerde, bir video konferansta toplamak mümkün olamayabilir. Daha önce birkaç küçük toplantı internete taşındı, örneğin 23 ülkeyi kapsayan bir toplantı yapmıştık. Orada sadece zaman dilimleri sorunu olmakla kalmadı, aynı zamanda bir metin çıkarmak için yapılan yorum ve tartışmalar da çok daha fazla zaman aldı.

İstikrarlı internet bağlantısı olmayan gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri de toplantıdan en iyi şekilde yararlanma konusunda sorun yaşadı. Bunu binlerce insan için organize etmeye çalıştığınızı düşünün.”

BM İklim Değişikliği (UNFCC) Sekreterliği, COP26’nın geleceği sorunuyla ilgili koronavirüs yayılmaya devam ederken “iklim değişikliği konusunda hükümetlerarası sürece sürekli desteğin” sürdürülmesini sağlayacak uzaktan çalışma ve video konferans teknolojisini araştırdığını bildirdi. Sekreteryanın kendisi Nisan ayının sonuna kadar fiziksel toplantılar yapmayacak; resmi görevler de askıya alındı.

Ayrıca, iklim acil durumunun giderilmesine yönelik bir etkinliğe katılmak için onbinlerce katılımcının dünyanın dört bir yanından uçakla gelmesinin çevresel etkileri konusunda eleştiriler de yapılıyor.

Buna rağmen Black, COP toplantılarının BM’nin karbon ayak izini mümkün olduğunca azaltma politikaları doğrultusunda, sıfır emisyon ürettiğini söylüyor. Geçtiğimiz yıl Madrid’de gerçekleştirilen COP25,  sera gazları, atık üretimi, gereksiz su ve enerji kullanımından kaçınarak ve aynı zamanda katılımcıları yerel toplu taşıma araçlarıyla seyahat etmeye teşvik ederek tamamen iklim açısından nötr olmayı taahhüt etmişti .

‘COP26’ya kadar değil, 2020’ye kadar taahhütlerinizi yerine getirin’

“Kesilemeyen şey dengelenir” diyen Black, “Örneğin, Paris Anlaşması sadece 800 Fransızın çıkaracağı emisyonu üretti” diye konuştu. BM’nin ‘İklim Nötr Şimdi’ girişimi, kuruluşlara, şirketlere ve bireylere, iklim dostu projeler tarafından üretilen BM sertifikalı “karbon kredileri” satın alarak karbon ayak izlerini dengeleme fırsatı sunuyor.

COP26’nın ertelenip ertelenmeyeceğini söylemek için henüz çok erken, ancak hem King hem de Black koronavirüs pandemisinin zirvenin yapılacağı tarihe kadar bir sorun olarak kalmaya devam ederse, konferansta bir gecikmenin göz ardı edilemeyecek bir olasılık olduğunu söylüyor.

Ancak Paris Anlaşması’ndan bu yana beş yıl geçmişken yapılacak COP26’nın önemi göz önüne alındığında Black, ülkelerin “COP26’ya kadar değil 2020 yılına kadar” vaat ettiği taahhütleri yerine getirmesi gerektiği konusunda uyarıyor.

Kategori: İklim Krizi