Editörün SeçtikleriKadınManşet

Yasaklar kadınları durduramadı, feminist gece yürüyüşü Karaköy’de sonlandı

Fotoğraf: 8 Mart Feminist Yürüyüş

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde her yıl düzenlenen feminist gece yürüyüşünü gerçekleştirmek isteyen on binlerce kadın bu yıl da sokaklardaydı. Kadınlar, İstiklal Caddesi‘ne getirilen yasağın ardından Sıraselviler‘den Karaköy‘e kadar yürüdü.

Sıraselviler’de polis barikatlarına tepki gösteren kadınlara polis biber gazıyla müdahale etti. İkisi gazeteci en az 32 kişi gözaltına alınırken, polis birçok kadına şiddet uygulayarak yerde sürükledi.

Fotoğraf: Erhan Demirtaş

Önce kutlama sonra yasak

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu katıldığı bir televizyon programında kadınların yürüyüşüne Taksim’de izin verilmeyeceğini söylemişti. Sonrasında açıklama yapan İstanbul Valiliği de önce kadınlar gününü en içten dilekleriyle kutlamış, sonra da Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi’nin 2911 Sayılı Kanun çerçevesinde ilan edilen alanlar içerisinde olmaması nedeniyle buradaki yürüyüşe izin verilmeyeceğini duyurmuştu.

Saat 18.00 itibariyle Taksim Meydanı Fotoğraf: Elif Ünal

Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi sabah erken saatlerden itibaren yaya geçişine kapatılırken, metro ve tramvay seferleri de sabah 11.00 itibariyle durduruldu. Mobese kameraları kapatılırken, binlerce polis alanda ve İstiklal Caddesi boyunca ara sokaklarda hazır bulundu.

‘Kadınlar burada, Süleyman nerede?’

Kadınlar, basın açıklaması çağrısının yapıldığı Fransız Kültür Merkezi’ne yürümek için Sıraselviler’de beklemeye başladı. Burada kadınlar, polislere “Aç aç barikatı aç” diyerek tepki gösterirken yasağı duyuran Süleyman Soylu’ya da “Kadınlar burada, Süleyman nerede?” diyerek seslendi.

Fotoğraf: Elif Ünal

Sıraselviler tarafında bekleyen kadınlar Cihangir’e uzanan bir kortej oluşturdu. Kadınlar burada “Asla yalnız yürümeyeceksin”, “Gelsin baba, gelsin koca, gelsin devlet, gelsin cop. İnadına isyan inadına isyan inadına özgürlük” ve “kadın, hayat,özgürlük” sloganları attı.

Yaklaşık bir, bir buçuk saat süren bekleyişin ardından kadınlar yürüyüşlerini gerçekleştirmek için Cihangir’den Tophane’ye oradan da Karaköy’e kadar yürüdü. Bu sırada kitleye “Her yer Taksim, her yer direniş” sloganları eşlik etti.

‘Neşemizle ve isyanımızla yine buradayız’

Karaköy Meydanı’nda toplanan kadınlar, burada basın açıklamasını okudu. 8 Mart Feminist Yürüyüş adına okunan açıklamada “Heyecanımızla, kahkahamızla, neşemizle, isyanımızla; varlığıyla güç aldığımız dostlarımızla yine buradayız. Sloganlarımızla, şarkılarımızla, rengarenk dövizlerimizle; kol kola, omuz omuza, el ele birlikteyiz” denildi. Açıklamanın devamı ise şu şekilde:

Her ekranı açtığımızda erkeklerin, patriyarkal unsurların yatak odamızla ilgili fikir beyan etmesinden sıkılmayan kaldı mı? Arzularımızı, hazlarımızı hetero patriyarkal aile dayatmasıyla zapturapt altına almaya çalışanlara; ille de evlenmemiz, ille de çocuk doğurmamız gerektiğini söyleyen erkek- devlete; şiddeti, sömürüyü aşk diye sevgi diye gösteren düzene cevabımız işte doldurduğumuz bu sokaklardır.

Fotoğraf: Elif Eltutar

‘Hayatımızla ilgili kararlar bizim’

İsyanımız; bize ne zaman sokağa çıkacağımızı, ne giymemiz gerektiğini, kiminle nasıl görüşeceğimizi söyleyen; boşanmamızı engellemeye çalışan babalara, abilere, kocalara. Ne dayak, ne ölüm tehditleri, ne de öldürmeye teşebbüsleri; hiçbiri özgürlük mücadelemizi engelleyemedi, engelleyemeyecek. Hayatımızla ilgili kararlar bizim!

Aile’ dayatmasıyla gözü dönenler, öyle ki ‘erken evlilik’ diyerek çocuk istismarını meşrulaştırma çabasına dahi girebiliyorlar. ‘Erken evlilik’ değil ‘çocuk gelin’ değil; önü açılmaya çalışılan ‘çocuk istismarı’dır. Reddediyoruz!

Feminist mücadele ile elde ettiğimiz haklarımız pazarlık konusu olamaz. Tacize ve tecavüze karşı feminist dayanışmayı örgütlüyoruz, suçluyu teşhir ediyoruz!

Fotoğraf: Elif Eltutar

‘Barış istiyoruz’

Nefes alabilmek, mutlu olabilmek, dans etmek istiyoruz. Barış istiyoruz. Savaşı besleyen, hayatlarımızın her alanında erkek şiddetini, sömürüyü ve milliyetçiliği destekleyen patriyarkal sisteme artık “yeter” diyoruz! Savaş ile sınırlar gittikçe daha da ölümcülleşirken göçmenlerin yaşamı devletlerin çıkarları için pazarlık konusu haline getiriliyor. Irkçılık ve ayrımcılık palazlanırken kadın ve lgbti+ göçmenler daha da güvencesiz koşullara, cinsel istismara, şiddete açık yaşam alanlarına itiliyor. Kabul etmiyoruz!

Fotoğraf: Elif Eltutar

‘Geçinemiyoruz’

Geçinemiyoruz! Kadınlar toplumun en yoksulları. Olmadığı iddia edilen krizde en yüksek işsizlik oranı genç kadın işsizliği.

Kürtaj hakkımıza ulaşamıyoruz! Güvenli ve ücretsiz kürtaj, devlet hastanelerinde ya yapılmıyor ya da erkekten onay bekleniyor. Kaç haftaya kadar kürtaj yapılabileceği yasada belirtilmesine rağmen, bizim payımıza düşen keyfi uygulamalar oluyor. Hep birlikte haykırıyoruz: Bedenimizle ilgili kararlar bizim!

‘Haydi dünyayı yerinden oynatmaya’

Patriyarkaya, kapitalizme, erkek şiddetine, ırkçılığa, dini baskılara, transfobiye, homofobiye, sınırlara karşı feminist söz tüm dünyada dalga dalga büyüyor. Türlü feminizmlerimizle, türlü cinsel yönelimlerimizle, türlü kadın varoluşlarımızla, bizlere dayatılan makbul hayatları reddediyoruz, istediğimiz hayatları kurmak için erkek-devlet zulmüne karşı daha fazla feminizm diyoruz. Sarsılmaz gibi görülen onca krallık yok olmuşken, sıradaki büyük isyan patriyarkaya gelsin: Haydi dünyayı yerinden oynatmaya.