İklim KriziKadınManşet

İklim krizinin kadınlar üzerindeki etkisine dikkat çekmek için üstsüz eylem

Fotoğraf: Extinction Rebellion London

Londra’daki Yokoluş İsyanı aktivistleri, iklim krizinin kadınlar üzerindeki etkisine dikkat çekmek için üstsüz insan zinciri oluşturdu. Waterloo Köprüsü’nü trafiğe kapatan eylemciler, vücutlarına “İklim Tecavüzü”, “İklim Cinayeti”, “İklim Suistimali”, “İklim Eşitsizliği” ve “İklim Adaleti” yazarak iklim krizinden kadınların daha fazla etkilenmesine vurgu yaptı.

İklim aktivistleri, eylemleriyle birlikte 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için ‘iklim bir kadın meselesidir’ mesajını vermek istediklerini belirtti. Eylemciler, iklim krizine karşı önleyici ve uyum sağlayıcı adımlar atılmadığı takdirde dünyanın birçok yerindeki kadınlar için eşitsizliğin daha da artacağını söyledi.

‘Kadına karşı şiddeti artırıyor’

Eylemin yapıldığı köprü aynı zamanda “Bayanlar Köprüsü” olarak biliniyor. Sebebi ise İkinci Dünya Savaşı sırasında köprüyü inşa eden birçok kaynakçı, taş ustası ve işçinin kadınlardan oluşması. Grup adına yapılan basın açıklamasında iklim krizinin kadınlar üzerindeki etkileri şu şekilde belirtildi:

Uluslararası Doğayı Koruma Birliği‘nin Ocak 2020 tarihli bir raporu, iklim çöküşünün ve çevresel bozulmanın kadınlara karşı şiddetin artmasına neden olduğunu buldu. Rapor, ormansızlaşma ve toprağın bozulmasının kadınların odun gibi ihtiyaç duydukları şeyleri toplamak için daha fazla seyahat etmeleri gerektiği ve bu yolculukları yaparken şiddete, tecavüze ve kaçırılmaya maruz kaldıklarını ortaya koydu.

Dahası, iklim değişikliğinin sonucu olarak gittikçe artan doğal afetler gerçekleştiğinde, kadınlar tahliye kamplarında cinsel şiddete maruz kalmaktadır. Topraklarını yıkımdan korumak için harekete geçen kadınlar da sonuç olarak cinsel şiddete maruz kalmaktadır.

‘Yerinden edilenlerin yüzde 80’i kadın’

BM rakamları, iklim değişikliğiyle yerlerinden edilen insanların yüzde 80’inin kadın olduğunu gösteriyor. Küresel olarak, kadınların yoksulluğu yaşama ve erkeklerden daha az sosyoekonomik güce sahip olma olasılığı daha yüksektir. Bu, altyapıyı, işleri ve konutları etkileyen felaketlerden kurtulmayı zorlaştırır. Örneğin, 2005’te Katrina Kasırgası‘ndan sonra, Afrikalı-Amerikalı kadınlar Louisiana’daki selden en kötü etkilenenler arasındaydı.

Mintram: Hükümetimizi eyleme geçmeye ikna etmeliyiz

Eylemde yer alan, aynı zamanda Yokoluş İsyanı Uluslararası Destek Ekibi’nde yer alan Sarah Mintram, “Dünyadaki kız kardeşlerimize neler olduğu hakkında alarm vermek ve Birleşik Krallık‘taki kadınlara iklim ve ekolojik acil durum sorununuzu söylemek için buradayız” dedi. Mintram  “Eğer hükümetimizi eyleme geçmeye ikna etmezsek kadınlar bundan orantısız bir şekilde etkilenecek” ifadelerini kullandı.

 

Kategori: İklim Krizi