ManşetTarım-GıdaUncategorized

TÜSİAD: İklim değişikliği Türkiye tarımını doğrudan etkileyecek

Türk Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (TÜSİAD) tarım sektörüne ilişkin ‘Sürdürülebilir Büyüme Bağlamında Tarım ve Gıda Sektörünün Analizi’ başlıklı raporunda küresel ısınmanın tarıma etkilerini öngören raporunu açıkladı.

Raporda; küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkileri için şunlar denildi:

“İklim değişikliği sektörel seviyede dünya ve Türkiye tarımını doğrudan etkileyen ve giderek büyüyen bir risk ve kırılganlık kaynağı olmaktadır. Bu çerçevede, tarımsal ürün arzının sürdürülebilir kılınması için iklim değişikliğinin gözlenen ve öngörülen etkilerine yönelik orta ve uzun vadeli (2030 ve 2050) tarım politikalarının belirlenmesi gerekmektedir.”

İklim modellerinin sonuçlarına dayanılarak yapılan ekonomik modellere göre, iklim değişikliğinin yaratacağı fiyat artışlarının ürün bazında %84’ü bulacağını tahmin edildiği raporda; gıda fiyatlarındaki artışların, iklim stresinin yokluğunda bile hem kırsal hem kentsel alanda önemli ölçüde yoksullaştırıcı etkiler yarattığına ve yerel düzeyde gıda güvencesizliğine neden olduğuna dikkat çekildi: “İklime bağlı verim kayıpları ve dalgalanması, gıda fiyatlarındaki ani artış risklerini yükseltmektedir. Bu etkiler, zaten 2007 sonrası yükselmiş olan ve dalgalı seyreden piyasa eğilimine de eklemlenmektedir.”

Raporda şu ifadeler kullanıldı:

“Küresel ortalama sıcaklıktaki her bir santigrat derece artışın, küresel ortalama arazi verimlerini buğdayda %6, mısırda %7,4, pirinçte %3,2 ve soya fasulyesinde %3,1 azaltacağı öngörülmektedir. Dünya genelinde yayınlanan literatürde kullanılan bin civarında model sonucunu değerlendiren IPCC, 3 derecelik sıcaklık artışları için (2050 yılı civarında) %25-50 seviyesinde verim kayıpları öngörmektedir. Bununla birlikte, tahıllarda yıllık verim değişkenliğinin de artacağı öngörülmektedir. Tahıl ürünleri fiyat esneklikleri düşük birincil tüketim ürünleri olduğu için yıllık değişkenlikler uluslararası piyasalarda risk algısını artırmaktadır.”

İklim odaklı politikalar önerisi

İklim odaklı politikalar üretilmesi önerisinde bulunan TÜSİAD, “Türkiye için önümüzdeki 10 ve 20 senenin tarım politikaları belirlenirken, 2-3°C sıcaklık artışı ve bu artışın iklim üzerine yaratacağı etkiler varsayım senaryosu olarak ele alınmalı ve politika planları bu çerçevede yapılmalıdır” dedi.

“Türkiye, kuru meyve ve fındık gibi ürünlerde dünyanın en önde gelen üreticilerinden biri olduğu için iklim değişikliğinin bu ürünlere etkisi dünya piyasalarını etkileyecektir” denilen raporda, şu politika önerileri sıralandı:

  • İklim Değişikliğine Uyum Seferberliği: En Pahalı Politika Alternatifi – Uyum Sağlamama
  • İklim Değişikliğine “Uyum Fonu’nun” Acilen Oluşturulması
  • Tarımda İklim Değişikliği Araştırma ve Uygulama Enstitüsü
  • Düşük Gelirli Çiftçi ve İhracat Merkezli İklim Değişikliğine Uyum Desteklemeleri
  • Organik Tarımda Hedef: %10 ve Üstü Pazar Payı
  • Tarımda %100 Basınçlı Sulamaya Geçiş
  • İklim Bazlı Dinamik Tarımsal Sigorta
  • Risk-Yönetim Merkezli Uluslararası Ticaret Politikaları
  • Çiftçi, Çocuk ve Genç Eğitimi ve Dinamik Bilgilendirme

Kayıplar

Raporda ayrıca şu tespitlere yer verildi:

  • Türkiye’de yılda değeri yaklaşık 80 milyar lirayı bulan 50 milyon ton yaş meyve ve sebze üretiliyor, ancak söz konusu gıdalar tarladan sofraya ulaşıncaya kadar önemli kayıplara uğruyor.
  • Tarım-gıda tedarik zincirinde ürünlerin yaklaşık 3’te 1’i zincir boyunca kayboluyor. Kayıpların %40’ı halka ulaşamadan lojistik süreçlerinde (depolama, nakliye ve paketleme) oluyor.

Krizde halk marketlerden pazara döndü

Rapora göre kriz yılı olan 2019’da meyve ve sebze alışverişini pazarlardan yapanların sayısı arttı. Zincir marketlerden meyve ve sebze alanların oranı yüzde 10.3’ten yüzde 8.8’e inerken açık pazarlardan yapanların oranı yüzde 67.8’den yüzde 68.8’e yükseldi.

Raporun bir başka çarpıcı noktası, Türkiye ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki tarımsal verimlilik farkları. TÜSİAD’ın raporuna göre 1992 yılında Türkiye’yle orta-yüksek gelir durumundaki ülkelerin ortalama hububat verim farkı, hektar başına 500 kilogramdan azken, 2018 yılında 1200 kilogramın üstüne çıktı.

2050’de gıda ihtiyacı yüzde 60 artacak

Raporu değerlendiren TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, Birleşmiş Milletler’in tahminlerine atıfta bulundu. Özilhan’ın belirttiğine göre çıkacak 2050 yılında dünya nüfusu yaklaşık 10 milyara çıkacak ve bu durum şu anki gıda üretiminin yaklaşık yüzde 60 artmasını gerekli kılacak.

Raporun tamamı için tıklayın

Kategori: Manşet