ManşetTarım-Gıda

Zehirli tarım ilaçları için ara karar: Yeni ve bilimsel raporlar sunun

ABD’li Monsanto firmasının ürettiği RoundUP adlı tarım zehirinin toplatılması, ruhsatının iptali, üretimi ve ithalinin yasaklanmasıyla ilgili Tarım ve Orman Bakanlığı’na açılan davada, Ankara 18. İdare Mahkemesi bakanlıktan ilacın verdiği zararlar hakkında yeni tetkik ve tahlilleri istedi. 14 Şubat 2020 tarihinde ara kararını açıklayan mahkeme Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden zarar konusunda çalışmaları; Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nden muhtemel zarar konusunda araştırmaları; Ziraat Odaları Birliği’nden doğaya zarar konusunda bilgi ve belgeleri; Ziraat Mühendisleri Odası’ndan insan hayvan ve bitki ve doğaya zarar konusunda Türkiye’de ve dünyadaki araştırma sonuçlarını; Tıbbi Onkoloji Derneği’nden glifosat isimli maddenin zararı konusunda çalışmaları bulunup bulunmadığı ve Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden Türkiye’de ve dünyada üniversitelerce bu konuda yapılan araştırmalara ilişkin bilgi ve belgeleri talep etti.

Davayı açan avukatlar; Senih Özay, Özge Işık ve Hazar Can Kıpçak, ABD’li firmanın  toprağa, havaya, suya, çocuklara olan zararını “insanlığa karşı suç olarak” olarak nitelendirdikleri dava dosyasında, hem Monsanto’nun hem de firmayı dört yıl önce satın alan Alman Bayer şirketinin bütün yöneticileri ile dünyada buna karşı önlem almayan devlet başkanlarını da şikayetlerine konu etti. Özellikle meslek kuruluşları ve üniversitelerden istenilen bilgi ve belgelerle araştırma sonuçlarının önemine dikkat çeken hukukçular, TMMOB, çiftçi sendikaları, tüketici dernekleri, üretici kooperatifleri ve barolarla, üzüm, sebze, narenciye tüketimlerinden zarar gören yurttaşların desteğini istedi.

Dünyada 1800’ün üzerinde dava var

Monsanto firmasının ürettiği; özellikle narenciye bahçelerinde kullanılan ot öldürücü zehirli tarım ilaçlarının etken maddesi olan glifosat kimyasalının kanserojen etkisi, gerek Dünya Sağlık Örgütü gerekse Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi -EFSA’nın raporlarıyla belirlenmişti. ABD’de görülmeye devam eden ve Bayer’in satın aldığı Monsanto aleyhine açılmış olan 11.800’ün üzerinde dava bulunuyor. Sekiz ay önce görülen bir davada şirket; kanser olan Dewayne Johnson adlı bahçıvana 289 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edilmişti.

Firmanın RoundUp adlı ilacı, Türkiye’de de üretim yapan çiftçiler tarafından yılda 20.00 tondan daha fazla kullanıyor.

Dava süreci

Özay, Işık ve Kıpçak, bu bilgiler ışığında geçtiğimiz yıl, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu ilaçları toplatması, ruhsat iptali, üretim ve ithalinin yasaklanması istemiyle başvurmuştu. Bakanlığın herhangi bir yanıt vermemesi üzerine bu kez Ankara 18. İdare Mahkemesi’nde dava açan avukatlar, aynı talepleri yineledi.

Dava sürerken yapılan yönetmelik değişikliğiyle, zehirli tarım ilaçlarının reçetesiz satışına yasak getirildi. 13.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan, Bitki Koruma Ürünlerinin Toptan ve Parekende Satılmasi ile Depolanması Hakkındaki Yönetmelik gereği, sözkonusu ilaçlara internetten satış yasağı konuldu, ziraat mühendislerinin yanı sıra eczacılar, kimya mühendisleri ve teknikerlerin de satış yapabileceğine hükmedildi.

Yönetmelikle zehirli bitki ilaçlarının internetten satışına da sınırlama getirildi. Av. Kıpçak, değişen yönetmelikle Bakanlığın reçete kapsamına girmeyen ilaçların rahatça alınabilmesinin önünün açıldığını, üreticilerin ise talimatlara uymadan rastgele ilaç almasının önüne geçildiğini, böylelikle üreticiye sorumluluk yüklendiğini kaydetti.

Bunların kozmetik rötuşlar olduğunu söyleyen avukatlar, şirketin Türkiye ayağının da açılan davaya müdahil olduğunu ve davacı avukatların şahsen ilacı kullanmadıkları için davanın reddedilmesini istedi. Şirket, savunmasında ayrıca ilacın yoğun olarak kullanılmaması gerektiğini, kullanma talimatlarının çok iyi okunması gerektiğini söyledi; bir kısım bilimsel yayının kendi lehlerine olduğunu savundu.

Ancak Ankara 18. İdare Mahkemesi, bir ara kararla üniversite ve meslek örgütlerinden yeni rapor ve araştırmaları talep etmeye karar verdi. Davayı açan hukukçular kararın önemine dikkat çekti; objektif, bilimsel ve BM’nin ihtiyatlılık prensibine uygun araştırmalar ve raporların verilmesi halinde, ‘temiz gıda’ konusunda önemli bir adım olacağına dikkat çekti.

Kategori: Manşet