İklim KriziManşet

Avrupa’nın iklim yasaları ne durumda?

Avrupa Komisyonu’nun iklim yasası teklifini 26 Şubat’ta yayımlama hazırlıkları sürerken, Ecologic Institute’nün hazırladığı Sıfır emisyonlu yönetim araçları raporu sekiz Avrupa Birliği (AB) ülkesinin (Fransa, Almanya, İrlanda, İspanya, Hollanda, İsveç, Danimarka ve Finlandiya) ve Birleşik Krallık’ın ulusal ölçekteki iklim yasalarını analiz etti. Rapor, Avrupa Birliği’ndeki karar vericiler ve ilgili paydaşların yanı sıra, ekonomisini karbondan arındırma hedefine yönelik çalışan ülkeler için hazırlandı. Analiz ayrıca, AB iklim yasası hakkındaki tartışmaya katkı sunarak, Birliğin mevcut mevzuattaki boşluklara dikkat çekiyor; AB iklim yasası tartışmasına katkı sağlayabilecek ortak unsurları ve iyi uygulama örneklerini ortaya koyuyor.

İklim değişikliğiyle mücadele etmek ve ekonomilerini karbondan arındırmak üzere düzenlemelere gereksinim duyan Avrupa hükümetleri, bunun için küresel ölçekte yeni araçlar geliştirmeye çalışıyor. En temel çözümlerin arasında da iklim yasaları bulunuyor. AB’de yer alan ülkelerin yarısı, iklim değişikliği konusundaki yasalarını birçok partinin desteğiyle kabul etmiş durumda ya da kanun tasarısı hazırlık aşamasında.

Sözkonusu yasaların bilimsel bilgiye dayanması ve hükümetlerin değişmesi sonucu verilen taahhütlerin iptal edilmesine karşı güvenlik önlemi alan bir yapıya sahip olması önemli. Yasalar aynı zamanda, hükümetlerin uzun vadeli iklim hedeflerine verdiği önemin altını çizerek piyasaya yatırımlarını şekillendirme olanağı tanıyor.

1 Aralık 2019’da göreve başlayan Avrupa Komisyonu‘nun yeni Başkanı Ursula von der Leyen, öne çıkan projesi Avrupa Yeşil Anlaşması girişimini tanıtırken, görev süresinin ilk 100 gününde Avrupa ölçeğindeki İklim Yasası’nı gündeme getirmeye söz vermişti. Bu yasa, Avrupa’nın ekonomisini karbondan arındırmak için önemli bir adım. Yasa, AB üye ülkelerindeki mevcut iklim yasalarında yer alan ve Birliğin 2050 yılından önce ekonomisini karbondan arındırmayı engelleyebilecek boşlukları doldurmasına imkân sağlayabilir.

Avrupa ülkelerinin durumu

AB’den çıkma hazırlıkları yapan Birleşik Krallık’ta iklim yasaları yaşanan siyasi çalkantılar ve hükümet değişikliklerinden etkilenmedi. Avam Kamarası  2016’daki Brexit referandumundan yalnızca bir ay sonra, 2028-2032 dönemi için beşinci emisyon bütçesini kabul etti. Emisyon bütçelerinin on iki yıl önceden belirlenmesinin, emisyon azaltım hedeflerinin mevcut siyasi ihtiyaçlar yerine uzun vadeli iklim hedeflerini göz önünde bulundurduğunu göstermesine dikkat çekiliyor.

Ecologic Institute raporunu kaleme alan iklim uzmanların görüşleri şöyle:

 Matthias Duwe( Ecologic Institute İklim bölüm başkanı ve raporun baş yazarı):“İklim yasası, hükümetlerin uzun vadeli iklim hedeflerinin ciddiyeti konusunda ekonominin tüm sektörlerine net bir mesaj verilebilmesi için mükemmel bir araç. Bu, şirketlere ihtiyaç duydukları yatırım ve planlama güvencesi vermesinin yanı sıra, hükümetlerin iklim değişikliğiyle mücadelede attıkları adımların şeffaflığını da sağlıyor. Rapor, ülkelere ekonomilerini karbondan arındırmak amacıyla atacakları adımlarda yürürlüğe konacak iklim yasalarını geliştirmede bir yol haritası sunuyor. Üye ülkelerdeki iyi uygulama örnekleri, AB ölçeğindeki iklim yasası hazırlığı sırasında alınması gereken dersler içeriyor.”

Nick Evans (Raporun yazarlarından): “Araştırma kapsamında incelediğimiz dokuz ülkenin tamamında, Avrupa ölçeğinde böyle bir zorunluluk olmamasına rağmen, bilimsel danışma kurullarına sahip olmaları öne çıkıyor. İngiltere’nin başlattığı bilimsel komite örneğini diğer ülkeler de hayata geçirmiş gibi görünüyor. İmkan tanındığı durumda bu bilimsel danışma kurulları, politika belirleme süreçlerinde bilimsel bilginin önemini artırabilir ve hükümetleri sorumlu tutabilirler.”

İklim yasaları hazırlayan taslağını oluşturan ülkeler şunlar: İspanya, İrlanda, Hırvatistan, Letonya, Slovenya.

Belçika, Lüksemburg, Portekiz ve İtalya iklim yasası oluşturmayı planlıyor. Rapor kapsamında iklim yasaları (yürürlükte ya da hazırlık aşamasında) analiz edilen Avrupa ülkeleri ise Fransa, Almanya, İspanya, İngiltere, İrlanda, Hollanda, İsveç, Danimarka ve Finlandiya.

Bu ülkelerin iklim yasası bakımından hali hazırdaki durumu ise şöyle:

 İspanya: Mevcut yasanın kabul edilmesinin ardından, daha güçlü hale getirilmesi amacıyla gözden geçiriliyor.

Birleşik Krallık: Dünyaya öncülük eden iklim yasası, geçtiğimiz yıllarda belirlenen bir dizi ulusal çerçeve kanundan ilham alsa da hedeflerin uzun vadeli hale getirilmesi Paris Anlaşması müzakerelerine doğru gerçekleşti. Mevcut yasanın kabul edilmesinin ardından, daha güçlü hale getirilmesi amacıyla gözden geçiriliyor.

İrlanda: Mevcut yasanın kabul edilmesinin ardından, daha güçlü hale getirilmesi amacıyla gözden geçiriliyor.İsveç ve İrlanda dışındaki AB ülkelerindeki iklim yasalarının çoğu, farklı formlarda net sıfır emisyon hedefi belirliyor.

 İsveç: İsveç ve İrlanda dışındaki AB ülkelerindeki iklim yasalarının çoğu, farklı formlarda net sıfır emisyon hedefi belirliyor.

Danimarka: Mevcut yasanın kabul edilmesinin ardından, daha güçlü hale getirilmesi amacıyla gözden geçiriliyor.

Avrupa Yeşil Anlaşması

 Avrupa Komisyonu’nun yeni başkanı Ursula Von der Leyen, AB’nin 2050 yılı itibarıyla, küresel ölçekte ekonomisini karbondan arındırmış ilk bölge olmasına imkan veren “Yeşil Anlaşma” uygulamasını duyurmuştu. Bu anlaşmanın bir parçası olarak hazırlanan Adil Dönüşüm Mekanizması’yla, enerji dönüşümünden ekonomik ve sosyal açılardan olumsuz etkilenecek bölgelere özgü finansman sağlanması planlanmıştı.

Kategori: İklim Krizi