İklim KriziManşet

‘3 Nisan’da geleceğimiz için sokaktayız’ – Melisa Akkuş*

29 Kasım 4. Küresel İklim Grevi

Benim de bir üyesi olduğum Fridays For Future (Gelecek İçin Cumalar) hareketi başladığı yıldan bu yana çok büyük adımlar attı. 2018 yılında İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg‘in çağrısı sayesinde binlerce iklim aktivisti sokağa çıktı. Bu kadar insan bir arada olunca gelecekten çok umutlu oluyorsunuz ama devamı gelmediğinde de tüm umutlar sönüyor…

İklim aktivistlerinin kitlelere ulaşması çok önemli. Özellikle cuma günleri  aktivistlerinin yaptığı “iklim için okul eylemleri” de büyük önem taşıyor çünkü insanlarla bireysel olarak kurdukları iletişim, aktivizm hareketine desteğin büyümesini sağlıyor. Grevlerde 7’den 70’e herkesle konuşuyoruz, iklim krizini anlatıyoruz.

İklim krizi beklemiyor

Küresel ısıtmanın 1,5ºC’de sınırlandırılması için uğraşıyor, Paris İklim Anlaşması‘nın gerekliliklerini devletlerin kabul etmesini istiyoruz. Kömür başta olmak üzere fosil yakıtların yakılması, atmosferdeki karbondioksit oranının felaket boyutlara ulaşmasına sebebiyet veriyor. Bu sorun devletlerin de sorunu olmalı ve yanlış çevre politikalarının değişmesi gerekiyor. Gerekli adımların atılması için son 10 yıl dediğimiz zamana girdik.

Devletler neyi bekliyor anlamıyorum ama 10 yıl çok kısa bir süre ve iklim krizi beklemiyor.

İşte bu yüzden de iklim hareketi var. Biz yokoluşa sessiz kalamayız. Hep söylediğimiz gibi kriz, herkesin krizi. İnsanlar bu krize bir siyasi parti gözüyle veya başka bir şeylerle kıyaslamadan bakmalı. Krizin üstesinden ancak birbirimize verdiğimiz destekle gelebiliriz.

Devlet iklim aktivistlerini dinlemeli

En önemlisi şey ise devletlerin iklim aktivistlerini dinlemesi.  Çünkü aktivistler bilimsel verilerle harekete çıkıyor ve çözüm öneriyor. Dolayısıyla tekrar vurgulamak gerekirse aktivistlere güvenin, destek verin. Okullarını kırıp eylem yapan öğrencilerin ve kimi aktivistlerin zorlu koşullara rağmen yaptığı eylemleri düşünün. Bunca çaba sarf ediliyor ve toplumun bunu görmesi, dinlemesi, harekete geçmesi gerekiyor.

Felaket senaryosu değil, bilimsel gerçek

Toplumlar bu harekete destek veriyor ama bazı kesim endişeli bakıyor, daha doğrusu geri çekiliyor. Özellikle bizim ülkemizde “eylem” kelimesini kullandığımız an hemen konu farklı yerlere akıyor, ama bizim bunları neden yaptığımız belli ve kriz gittikçe büyüyor. Buna rağmen yapılaşma, fosil yakıt kullanımı, tüketim, plastiklerin direkt olarak kaldırılmaması yetmiyormuş gibi başımıza açılan gereksiz projeler bu krizi gittikçe daha da felakete sürüklüyor.

Hiçbir aktivist felaket senaryoları yazmıyor; bilimsel gerçeklerle konuşuyor ve  mevcut olan haklarımızı savunuyoruz, Hayvanların, çocukların, yetişkinlerin hakkını hep bir arada savunuyoruz. Toplum bunları biliyor, isyan ediyor ama harekete geçmekten çekiniyor. Devletler ise sesimizi duymuyor.

Küçük adımlarla bir yere varamayız

Sorumlu kişilerde bir çaba varsa da işe yaramıyor, çünkü atılan adımlar küçük adımlar ve yıllardır çevre politikasında küçük ve çoğu zaman yanlış adımlarla ilerlendi. Dolayısıyla küçük adımları bırakıp direkt olarak devletlerin köklü değişimlere gitmesi gerekiyor, yoksa bu saydığım felaketler geri döndürülemeyecek. Elbette bireysel olarak da insanların değişmesi, gerek ama toplumumuzun yaşam biçimlerinin köklü bir şekilde doğru çevre politikasıyla birlikte değişmesi gerekiyor.

İklim hareketi, bilimi sokaklara taşıdı

İşte iklim hareketi doğruları sokaklara taşıdığı, bilimi sokaklara taşıdığı ve iklim krizinin aciliyetini sokaklara taşıdığı için atılan en güçlü adımlardan birisi oldu ve dünya için tek şans bu hareket. İklim aktivistleri de bunun bilinciyle asla vazgeçmiyor, umutlarını kaybetmiyor. Biraz rakamlarla gidecek olursak sanırsam daha etkileyici olur değil mi?

3’üncü Küresel İklim Grevi

20 Eylül’de aralarında Türkiye‘nin de bulunduğu 150 ülkede devletleri iklim krizi sebebiyle harekete geçirmek için 3. Küresel İklim Grevi düzenlendi. Türkiye’de inanılmaz güçlü bir hareket vardı ve ülkemiz için bu hareket çok büyük bir adımdı. 20 Eylül’de Bursa, Bodrum, İzmir, Ankara ve daha pek çok şehir iklim için eylemdeydi. İstanbul’da Kadıköy Yoğurtçu Parkı‘nda düzenlenen grevde dört bini aşkın kişi sokaklardaydı. Hem ülkemizde hem de diğer ülkelerde pek çok sanatçıdan destek buldu.

20 Eylül 3. Küresel İklim Grevi- İstanbul

4’üncü Küresel İklim Grevi

Küresel iklim grevlerinin dördüncüsünde ise 29 Kasım Black Friday indirimlerine denk geldiği için  Türkiye’de takas şenliği düzenlendik. O gün Kara Cuma’nın yerini Yeşil Cuma aldı. O gün tüketmedik birbirimizle paylaştık ve birlikteliğin ne kadar önemli bir güç olduğunu yine bir kez daha anladık.

Küresel olarak düzenlenen Fridays For Future’un eylemleri ve çağrıları sayesinde Dünya genelinde yaklaşık olarak 1 milyara yakın sayıda kişi “iklim acil durumu” ilan etti ve sokaklarda yerini aldı.

Peki ya 5’inci Küresel İklim Grevi?

Biz Fridays For Future Türkiye olarak uluslararası belirlenmiş bir tarih olan 3 Nisan’da 5. Küresel İklim Grevimizi gerçekleştiriyoruz. 3 Nisan’da çok daha kalabalık olacağız.

Dünya zor bir süreçte. Avustralya yangınları, Endonezya’da seller, ülkemizde depremler, göçlerin artması, ekolojiyi katledecek projelerin durdurulmaması ve gündemin farklı konularla unutturulması… Yaşanılan bunca felakete karşı hepimiz haklarımız için sokaklara çıkmalıyız, hepimiz gelecek için bir arada olmalıyız.

Felaketler durmuyor ve bizim daha fazla eyleme daha fazla birlikte olmaya ihtiyacımız var. Bunun için hepimiz 3 Nisan’da bir araya geliyoruz. Ne işiniz, ne programınız varsa iptal edin çünkü tek şans aktivizm ve geleceğimiz için şimdinin sorunlarına karşı harekete geçmeliyiz. Aktivizm için yorulmalıyız, her koşulda aktif olmalıyız vakit kaybetmeden.

*15 yaşında, iklim aktivisti.

Kategori: İklim Krizi