Gündemİfade ÖzgürlüğüManşetTürkiye

‘Ne yaptım da devlet beni hayatımın sonuna kadar hücreye tıkmak istiyor?’

Gezi davasında sona yaklaşılıyor. 18 Şubat’ta Silivri’de görülecek duruşma öncesi savcının mütalaasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istediği Bernard van Leer Vakfı Türkiye Temsilcisi Yiğit Aksakoğlu, yargılama sürecindeki gelinen aşamayı T24’den Şirin Payzın‘a anlattı.

Savcının kanıtlanmayan iddialarla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istediği Aksaoğlu, Gezi eylemlerinin bir senaryo olarak kullanıldığını, Gezi davasının da  Osman Kavala‘yı içeride tutma davası olduğunu söyledi.

Hakkında istenen cezayla ilgili değerlendirmelerde bulunan Aksakoğlu, “Bunu bize niye yapıyorlar anlamıyorum. Ben gerçekten bu devlete ne yaptım ki beni canlı canlı hayatımın sonuna kadar bir hücreye tıkmak istiyorlar. Gerçekten ne yaptığımı biri çıksın anlatsın istiyorum. 220 gün tek başıma bir yerde kaldım ve sonra tahliye oldum. Yetmedi mi? Kimse çıkıp bunun için sorumluluk almadı. Bu iş bu kadar kolay mı?” diye sordu.

Duruşmaya değil, sivil toplumun cenazesine gideceğiz

Sivil toplumu geliştirme amacıyla yapılan bütün faaliyetlerin suç olarak gösterildiğini ifade eden Aksakoğlu, “Son duruşmaya giderken aslında sivil toplumun cenazesine gideceğiz” dedi.

İddianamenin ‘kopyala/yapıştır’ yöntemiyle hazırlandığına dikkati çeken Aksakoğlu, iddianamede 11 yıl önce ayrıldığı iş yerinde hâlâ çalışıyor göründüğünü, aynı bilginin mütalaada da yer aldığını söyledi.

İnsanların kişisel olarak destek verdiğini ancak kurumsal olarak herkesin korktuğunu belirten Aksakoğlu, “Hiçbir kurum benimle ilgili sesini çıkaramadı. Bundan sonra da çıkaramayacaklar. Bitti. Sivil toplumun sonuna geldik. Türkiye’de bildiğimiz anlamda sivil toplumun sonuna geldik” diye konuştu.

Kategori: Gündem