Kanal İstanbulManşet

Bilim Akademisi’nden Kanal İstanbul raporu: AVM ÇED’i kanala uygulanamaz

AKP iktidarının yaratacağı yıkım yüzünden tüm Türkiye’den gelen itirazlara ve eleştirilere rağmen, hızla hayata geçirmek istediği Kanal İstanbul projesi için Bilim Akademisi bir rapor yayımladı. Akademi üyeleri Prof.Dr. Naci Görür, Prof. Dr. Derin Orhon, Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, Prof. Dr. İlhan Tekeli ve ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü – İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Emin Özsoy tarafından hazırlanan raporda, “ÇED olumlu raporu, hatadır” denildi.

Kanalın neden yapılmasını gerektiğine ilişkin iktidar kanadının ifade ettiği gerekçelere tek tek yanıt verilen raporda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayladığı ÇED raporu için şunlar kaydedildi: Araştırma önceliği ve yetkinliği olmayan kuruluşlarca hazırlanmakta, projeler bunlara dayandırılmakta, ÇED yönetmeliği büyük ölçekli doğal sistemlere de AVM’lere ya da bir köprü veya yol projesine uygulandığı şekliyle uygulanabilirmiş gibi davranılmaktadır.”

‘Gemi kazalarının tamamı arıza yüzünden’

Bilim insanlarının raporunda, İstanbul Boğaz’ındaki trafiğin kaza istatistikleri incelendiğinde, boğazın gemi trafiğini taşımak için yetersiz ve riskli olduğu savının geçerli olmadığına vurgu yapılarak, kazaların tamamının gemi arızaları yüzünden oluştuğu belirtildi.

‘Arazi rantı kamu bütçesinden firmalara aktarılacak’

Kanal İstanbul nedeniyle oluşacak arazi rantına da dikkat çekilen raporda, “Kanal yapılırsa finansmanı geçiş bedellerinin ve kamu bütçesinden fonların yüklenici firmalara aktarılması ile sağlanacaktır” ifadeleri kullanıldı. Kanal yüzünden İstanbul’un yeni göçlerle, kontrolsüz büyüyeceği de raporda belirtildi.

Bilim Akademisi üyelerinin raporunda yer alan kimi saptamalar şöyle:

  • Kanal İstanbul nedeniyle Sazlıdere barajı, yaklaşık %60 oranda tarım arazisi, ormanlık alanlar, mera ve çayırlar ortadan kalkacaktır.
  • Şehrin su kaynaklarını besleyen yeraltı suları boşalacak ya da tuzlanacaktır.
  • Karadeniz’in kirli suyunu Marmara’ya akıtarak Marmara’da oksijen döngüsünü bozacaktır.
  • Hafriyat toprağından Karadeniz’e dolgu yapılması ve Küçükçekmece Gölü dibinden taranacak balçığın Marmara’ya etkisi büyük kirlilik ve ekolojik tahribata neden olacaktır.
  • Ayrıca Kanalın Marmara ağzında oluşturacağı değişiklikler zaten deprem etkilerine açık zayıf zeminli bu bölgede heyelan, kanal ağzının tıkanması ve deniz basması olaylarına yol açarak olası Marmara depreminin tahribatını artıracaktır.
  • İstanbul şehrini ve çevresini böyle büyük riskler altına atan bu proje Yarımburgaz mağarası gibi insanlık tarihinin en önemli miraslarını da gömmüş olacaktır.

Aral Gölü, Süveyş, Panama kanalları…

Bilim insanları Kanal İstanbul’un yaratabileceği sonuçlarla ilgili olarak dünyadan da örnekler verdi. 1960’larda Sovyetler Birliği’nde sulama projeleri için nehirlerin başka tarafa akıtılmasıyla Aral Gölü’nün kuruduğu aktarılan raporda, Süveyş ve Panama kanalları örneklerinin, uluslararası deniz ticareti kaynaklı ekonomik gerekçelere dayanmakla birlikte büyük sosyal, siyasal ve doğal yıkıma yol açtığı belirtildi.

Raporun sonuç bölümünde Kanal İstanbul için “Telafisi imkansız çevresel, sosyal ve ekonomik etkiler barındıran bu proje ile ilgili ÇED olumlu kararı verilmesi büyük bir hatadır” tespiti yapıldı.

Raporun tam metni için tıklayın 

Kategori: Kanal İstanbul