Doğa MücadelesiKazdağları GünlüğüManşet

Kazdağlarında maden aramaya karşı el ele eylemi yedinci haftasında

Kazdağları ve yöresinde maden arama faaliyetleri karşı sürdürülen ele ele eylemleri yedinci haftasını doldurdu. Aktivistler madencilik nedeniyle devam eden katliamlar durdurulana, 40’ın üzerindeki metalik madencilik ruhsatı iptal edilene ve zarar gören doğa rehabilite edilene kadar sokaklarda olacaklarını belirtti.

Yedinci haftanın gündemi, Çanakkale’nin Kirazlı Köyü Balaban Mevkii’nde maden faaliyetleri kapsamında ağaç katliamı yapan Kanadalı Alamos Gold firmasının Türkiye taşeronu Doğu Biga Madencilik’in kendini aklama çabalarıydı.

Taşeron firmanın temsil ettiği Alamos Gold’un Kirazlı’daki ruhsat süreci geçtiğimiz yılın ekim ayında durdurulmuştu. 

Buna rağmen, her iki firmanın Kazdağları’nda üç yeni proje ile altın madenciliğine devam etmeyi planladığını belirten aktivistler, “Kirazlı’da doğayı katleden ve katletmeye devam etmeyi planlayan şirketin kendini aklama çabalarına kanmadığımızı söylemek için buradayız” dedi.

Her hafta cumartesi günü Çanakkale İskele Meydanı‘nda gerçekleştirilen El ele eyleminde yapılan açıklama şöyle:

Kaz Dağları’nda üç proje ile altın madenciliği yapmayı planlayan şirket Doğu Biga Madencilik (Alamos Gold), işletme ruhsatının 13 Ekim’de yenilenmemesinin ardından geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı reklamlarla, yürüttükleri sosyal sorumluluk projeleri ile ‘ne kadar iyi niyetli ve ülkeye ne kadar yararlı’ bir şirket olduğunu anlatmaya ve halkı bunun üzerinden kandırmaya çalışıyor.

Soruyoruz? Altın madenciliği yapan bir şirket sosyal sorumluluklarıyla kendini aklayabilir mi?

Soruyoruz? Bir şirketin devletin yapması gerekenleri yapması karşılığında doğayı yok etmeyi kendine hak olarak görmesi reva mıdır?

“Sayılar yatırımlarımızın göstergesidir” diyen şirket, Çanakkale Bölgesi’nde 2018’e kadar 25 milyon dolar yatırım yaptığını söyledi. Kendi projelerini hayata geçirmeye çalışmak ve halkı yatırımlarıyla kandırmaya çalışmak için yapılan bu harcamaların faturayı bizlere çıkardığı bazı gerçekleri söyleyelim:

-Sadece Kirazlı’da 347 bin 815 ağaç kestiler.

-Altını ayrıştırmak için 20 bin ton siyanür ve 420 ton kostik kullanarak hem soluduğumuz havanın, hem yer altı ve yer üstü sularının kirlenmesine hem de tarım arazilerinin zehirlenmesine neden olacaklar.

-1 gram altın için 3 ton suyu zehirlemekle kalmayacaklar buna ek olarak 5 ton toprağı da zehirleyecekler.

-Nefesimizin kaynağı olan Kazdağları bölgesinde 7’si endemik olmak üzere 283 tür bitkiyi yok edecekler.

-Son olarak hep birlikte madenci şirketinin taşeron güvenlik firması olan 18 Mart güvenliğin güvenlikçilerinin sahiplendiği iki köpeğin tedavi ettirildiğini madenin hayvanları ne kadar çok sevdiğini izledik. Köpeklerin isimlerinden bile prim yapmaya çalışan şirketin köpeklere siyanür ve zehir isimlerini koyamayacağına göre altın ve gümüş isimlerini vererek reklam yapmalarını kınıyoruz.

Sadece Kirazlı’da şimdiye kadar kestiği 347.815 ağaçla 613 hektarlık arazide yaşan tüm hayvanların yaşam alanlarını yok eden şirketin hayvan sevgisine ilişkin tüm paylaşımlarının ne kadar iki yüzlü olduğunu söylüyor, bu iki yüzlülüğü ifşa ediyoruz.

Ruhsatı yenilenmemiş olan bu şirketin ‘biz bu ülke için yararlıyız’ çırpınışları daha fazla para hırsı, daha fazla doğa katliamı ve Kazdağları yöresini yok etmek içindir. Bir algı yönetimi ile hem kamuoyu hem de devlet gözü önünde kendini aklamaya çalışan bu şirketin gerçekleri çarpıtmasına izin vermeyeceğiz.

Madenci şirketlerin kötü niyetli yüzlerini göstermemek için yaptığı bu yalan propagandaya kanmıyoruz. Tüm kamuoyunu şirketlerin bu oyunlarına kanmamak için uyanık olmaya davet ediyor, altın madenlerine karşı olan direnişe katılmaya çağırıyoruz.”