EkolojiManşetYerel

Adrasan’daki liman projesi bölgedeki canlılığı tehdit ediyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Antalya ili sınırları içerisinde yer alan ve doğal güzelliği ile bilinen Adrasan’da “Gezi Teknesi Barınma ve Yanaşma Yeri” yapmak için kolları sıvadı. Proje kapsamında Adrasan’da bulunan Balıkçı Koyu’na 268 bin 490 ton taş ve 13 bin 300 metreküp beton dökülmesi planlanıyor.

Proje dosyasında yer alan bilgilere göre “303 metre uzunluğunda bir ayrık dalgakıran, bu dalgakıranın kara tarafında 270 m uzunluğunda ve -5 metre derinliğinde bir rıhtım” yapılması amaçlanıyor.  Dosyada, iskelelerin toplam uzunluğu 418 metre, genişlikleri ise üç metre olarak belirtilmiş. Yaklaşık 20 milyon 807 bin TL harcanacak proje sonucunda 80 gezi teknesinin yanaşabileceği bir liman oluşturulması amaçlanıyor.

Milli Park sınırında inşaat

Yapılması planlanan projenin 1. Derece Doğal Sit alanına mesafesi ise sadece 12 metre. Liman alanının doğusunda ve güneyinde de 1000’in üzerinde bitki türüne, 21 endemik türe ev sahipliği yapan Beydağları Milli Parkı yer alıyor.

17 Aralık tarihinde Antalya Valiliği’ne sunulan proje dosyasında “Bu sınır, kıyı kenar çizgisi ile yapılacak olan kazıklı iskele yapısı arasında kalmaktadır ve su yüzeyi alanıdır. Yapılacak yapılar Beydağları Sahil Milli Parkı sınırı içine girmemektedir. En batıdaki 184 metre uzunluğundaki kazıklı iskelenin güneybatı ucu ile sınır yan yana konumundadır” denildi. Proje ile ilgili, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci hala devam ediyor.

Fotoğraf: Beydağları Kardeşliği

‘Halk gezi teknelerinden usandı’

Beydağları Kardeşliği’nden konuştuğumuz kaynaklar,  yerelden henüz çok büyük bir tepkinin oluşmadığını söylediler: “Büyük bir çoğunluğu projeyi istiyor. Çünkü gezi tekneleri son yıllarda çok fazla arttı. Sahili ciddi anlamda kapatmaya başladılar. Belki proje bu durumu toparlar diye düşünüyorlar. Ancak projeye dosyasına baktığımızda durumun böyle olmadığını, daha fazla teknenin gelmesine sebep olacağını ve çok daha büyük zararlar vereceğini görüyoruz.”

Gezi teknelerinin aynı anda koya gelerek denize çapa attıklarını ve bu durumun denizdeki canlılığa büyük zararlar verdiğini söyleyen Beydağları Kardeşliği temsilcileri, teknelerin bir iki saat durabilmek için denize attıkları çapanın, dalgalarla birlikte sürüklendiğini; böylece de deniz dibinde yer alan yumurtaları, deniz altı bitkileri ve verimli toprakları da beraberinde süpürdüğünü anlattı.

‘Ulupınar semenderi tehlike altında’

Projenin yarattığı sıkıntılardan birisi ise Milli Park sınırında yer alması. Her ne kadar rıhtım alanı olarak belirlenen bölge Milli Park sınırı içerisinde yer almasa da, iş makinelerinin geçmesi için parkın içerisinden bir yol açılması gerekiyor. Yol çalışmasının vereceği zarara da değinen ekoloji aktivistleri, “Endemik Ulupınar semenderi sadece Adrasan’da yaşıyor. Sayıları iki sene önceki yangında ciddi seviyede azalmıştı. Orada iş makinesinin artması bu koruma altındaki türü de tehlikeye atacak” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: Bayram Göçmen

Soyu tükenme tehlikesinde bulunan balıklar

Taşlık bir alanda bulunan Balıkçı Koyu birçok balık türüne ev sahipliği yapıyor. Bu balıklardan ikisi soyu oldukça azalan lahoz (epinephelus alexandrinus) ve ofroz (epinephelus guaza). Aynı zamanda Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği‘nin (IUCN) kırmızı listesinde yer alan büyük karavida (scyllarides latus) da gene Adrasan’da yaşıyor.

Poseidon çayırları canlıların yaşama yeri

Proje ile varlığı tehlikeye girecek bir başka tür ise Poseidon çayırları. Barcelona Sözleşmesi ile koruma altına alınan Poseidon çayırları, deniz altı ormanları gibi çok ciddi anlamda oksijen ve besin üretiyor. Aynı zamanda bir sürü canlının yaşama yeri. Hali hazırda tekneler yüzünden çok fazla zarar görmüş bu alan, projenin yapımıyla birlikte iyice tehlikeye girecek.

Fotoğraf: Beydağları Kardeşliği

Beydağları Kardeşliği, liman projesi dosyasında etkilenecek canlı türleri hakkında detaylı bir inceleme yapılmadığını söylüyor. Dosyada, yalnızca çevre ve kimya mühendislerinin görüşünün alındığı, deniz biyologlarına ise hiç danışılmadığını belirten oluşum, “ÇED Raporu gerekli değildir” kararı çıkması durumunda projeye karşı dava açacaklarını belirtti.

More in Ekoloji