Günün Manşetiİklim ve Enerji

‘Ölümcül Sessizlik’: Çevre bilimci, Avustralya yangınlarının yıkıcı sonuçlarını anlatıyor

Yeni Güney Galler'de resmedilen bu wombat gibi yangından kurtulan hayvanlar, yiyecek ve barınak bulmak için mücadele edecek. Kaynak: Wolter Peeters / Sydney Morning Herald / Getty

Yeşil Gazete için çeviren: Karya Ayyıldız

Avustralya görülmüş en kötü yangın mevsimini yaşamanın eşiğinde. Portekiz’den büyük bir alan olan 10 milyon hektarda, 2000’e yakın ev yok oldu, ölen insan sayısı ise 27. Bir milyara yakın yabani memeli, kuş ve sürüngen mahvoldu.

Melbourne La Trobe Üniversitesi çevre bilimcisi Michael Clarke, 15 yıl önce ilk kez yerleşke alanında yangın çıktığından beri bu yangınların yerel ekosisteme etkilerini ve nasıl kurtarılabileceğini inceliyor. Clarke ,Nature’a hayvanların orman yangınlarıyla nasıl mücadele ettikleri ve bu seneki yangınların öncekilere göre farklarını anlattı.

Kontrol edilemeyen yangınlar sonrasında ne olur?

Yangın sonrasında ormana girdiğinizde ölümcül bir sessizlik olur. Leş yiyici Currawonglar, kuzgunlar ve Shrikethrush gibi “ölüm yiyenler” dışında ormanda neredeyse hiçbir şey kalmaz. Tüyler ürpertici bir deneyimdir.

Hayatta kalanlar için yaşam gelecek aylarda korkunç bir hal alır. Yangından yara almadan kaçmayı başarabilen her hayvanı bekleyen üç büyük zorluk vardır.

Bunlardan ilki kötü hava şartları gibi iklimsel aşırılıklara karşı içi boş ağaç veya toprakta bir delik gibi barınma alanı bulabilmek. İkincisi açlık riski. Üçüncüsü ise yabani kediler ve tilkiler gibi yırtıcı hayvanlardan kaçınmalarının gerekmesidir. Çorak topraklarda saklanacak bir yer yoktur, bu nedenle açıkta kalmamaları zorlaşmakta.

Hayvanlardan biri yanmamış alana ulaşsa dahi alanda bulunan organizma sayısı bir alanın bozulmaya uğramadan taşıyabileceğinin ötesinde olacaktır. 2007’deki yangınlardan sonra Malle’de (Victoria’nın kuzeyinde bir bölge) yanmamış alanları ziyaret ettiğimde alanın kuşlarla dolup taştığını, hepsinin son çimenlik için mücadele ettiğini görmüştüm. Hepsinin yaşayabilecek bir alan olmadığı ortadaydı.

Hayvanlardan hangileri daha çok etkilenecek?

Koalalar gibi yer üstünde, izole, küçük bir topluluk halinde yaşayan, kaçmaları veya ormandaki yanmamış alanlara ulaşmaları için sınırlı kapasiteleri olan hayvanlar çeşitli tehlikelerle karşı karşıya kalmakta. Geçmişteki yangınlarda, lir kuşlarının ve valabilerin (ufak kanguru) yangından kaçmak için vombat çukurlarına saklanmaları gibi oldukça şaşırtıcı yaratıcı davranışlar gözlemlemiştik. Fakat hayvanların büyük bir çoğunluğu yanmıştı. Şahin ve Crimson Rosella (bir papağan türü) gibi büyük kuşlar dahi yangınlara yenik düşebilmekte.

Bazı hayvanlar diğerlerine nazaran yangına daha dirençli. En iyi uyum sağlayabilenler yer altına inebilenler. Akkarınca kolonileri bu tüketici yangınların altında rahatça yaşayabilmekte. Aynı şekilde çukur kertenkeleleri de…

Bu seneki yangınlar önceki yıllara göre nasıl farklılıklar gösteriyor?

Yangının boyutu daha önce görülmemiş genişlikte. Kocaman bir habitatın eşzamanlı yıkılışını izliyoruz adeta. Peşinden kendi iklimini yaratan yangınların vahşiliği karşısında yabani hayat çaresiz kalıyor.

Ayrıca, son dönemdeki yangınlar geçmiştekinden farklı yakıyor. Öncelerde, yangının yayılmasını engellemesi için su yollarının bariyer görevi görmesine güvenilebiliyordu. Bu yıl ise kuraklık sonucunda yangın, su yollarını ve yağmur ormanı oyuklarını aştı, hayvanların sığınabileceği alanları yok etti.

Oluşan hasarı tam olarak öğrenmemiz aylar sürecek. Uydu görüntüleri bizlere hayvanların nerelerde sığındıklarını gösterecek; böylece geriye kalanları bulabileceğiz. Özellikle kıyı ormanlarına ve fundalık alanlara gidip neler olduğunu incelemeyi planlıyorum. Fakat henüz bunun için erken, halen süren büyük yangınlar var.

Ekolog Michael Clarke, yangınların doğal ekosistemler üzerindeki etkisini inceliyor. Fotoğraf: Cathie Clarke

Ekosistemin eski haline dönmesi ne kadar sürecek?

Eski haline dönmesi önceki yangınlardan daha uzun sürecektir muhtemelen. Yeniden bitkilenme yağış miktarına bağlı, ki bu da tahmin etmesi zorlaşan bir konu. Hayvanlar için temel kaynaklardan olan ağaç kovuğu ve nektar üreten ağaçların yeniden büyümesi yıllar, hatta on yıllar sürebilir.

Endişelenilen konulardan biri Tazmanya, Victoria ve Güney Queensland arasında uçan göçmen kuş türlerinin geleceği. Bu kuşlar, yangınların yoğun olduğu doğu yakası boyunca kıyısal fundalıklarda mola verirler. Bu noktaların göçmen kuşların yeniden kullanabileceği hale gelmesi yıllar sürecektir.

Diğer hayvanlar yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Uzun kuyruklu valabi (brush-tailed rock wallaby) ve neredeyse tüm habitatını kaybeden Kanguru Adası dunnartı (küçük bir keseli hayvan) ile ilgili büyük endişeler var. Ayrıca, Kanguru Adası’ndaki parlak siyah tüylü papağanların (glossy black cockatoos) habitatı da fazlasıyla hasar aldı. İnsanlar tatlı su balıkları için de oldukça endişeli. Bu balıklar yangın sonrasında nehirlerde artan alüvyona ve sülüklere karşı oldukça dayanıksızlar.

Bu ekosistemlerin geleceği ne olacak?

Geriye kalan orman habitatlarının nasıl korunacağını çözümlemeye çalışacağız. Proaktif davranmamız, yabani hayvanların sığınakları haline gelmiş alanları gelecekteki yangınları durdurabilmek adına kontrollü bir şekilde yakmamız gerekebilir. Bu plan bana uygun gelmese de günümüzün “yeni normal”i bu olabilir.

Bu yangınlar benzersiz olabilir fakat beklenmedik değiller. Otuz yıl önce bilim insanları iklim değişikliği nedeniyle şiddetli yangınların artacağını tahmin etmişlerdi. Şimdi üç büyük yenilikle karşı karşıyayız: Yangın sıklığında artış, şiddetinde artış ve bu alevlerin miktarındaki artış. Bu üçlü bela faunanın iyileşme kapasitesini düşürmektedir.

Makalenin İngilizce Orijinali