Bilim-TeknolojiManşet

Kurbağaların kök hücrelerinden canlı robotlar üretildi

ABD’li bilim insanları Afrika pençeli kurbağalarından aldıkları kök hücrelerle dünyanın ilk “canlı makinesini” geliştirdi.  “Xenobot” ismi verilen robotlar, kendi kendilerine hareket edebiliyor, kendi yaralarını iyileştirebiliyor ve canlı organizmalar gibi ölüyor.

Boyutları bir milimetreden daha küçük olan bu canlı robotların tıkanan damarların açılması, okyanusların mikro plastiklerden arındırılması ya da zehirli maddelerin bulunup yok edilmesi gibi alanlarda kullanılması umuluyor.

Levin: Daha önce olmayan bir yaşam formu

Guardian’da yer alan habere göre, Massachusetts Tufts Üniversitesi Allen Keşif Merkezi’nin Direktörü Michael Levin, üretilen canlı robotların “dünyada daha önce olmayan yeni bir yaşam formu olduğunu” söyledi. Robot bilimciler, robotların güçlü ve dayanıklı olması için genellikle metal ve plastik kullanmayı tercih ederken Levin ve ekibi robotlarını biyolojik dokulardan yaptı. Yaralarını kendi kendilerine iyileştiren robotlar, görevleri tamamlandığında ise ölüyor.

Mini robotlar hareket ettiklerinde arkada bir iz bırakıyor. Fotoğraf: Douglas Blackiston

Kalp hücrelerinin atmasıyla mesafe katediyor

Araştırmanın sonuçları bilim dergisi Proceedings of the National Academy of Sciences‘ta yayımlandı.  Yayımlanan makalede, robotların “evrimsel algoritma” ile geliştirildiği söyleniyor.

Buna göre program, 500-1000 arası deri ve kalp hücresiyle rastgele üç boyutlu konfigürasyonlar oluşturdu. Kalp hücrelerinin atması, canlı robotlar için bir motor işlevi görüyor ve mesafe katetmelerini sağlıyor. En fazla mesafeyi kateden hücreler ise seçilerek yeni bileşenler oluşturmakta kullanılıyor.

Etik sorunlar

Oxford Uehiro Pratik Etik Merkezi’nde kıdemli bir araştırma görevlisi olan Thomas Douglas ise canlı robotlar hakkında ilginç etik sorular olduğuna dikkat çekti. Bu canlıların ne zaman korunması gereken hakları olan canlılar olarak tanınması gerektiği sorusunun ortaya çıktığını söyleyen Douglas “Bence sadece acı yaşama yeteneği gibi bir tür zihinsel yaşamı mümkün kılan nöral doku içermeleri durumunda ahlaki bir önem kazanacaklar” dedi.

Kategori: Bilim-Teknoloji