EkolojiKanal İstanbulManşet

‘Kanal İstanbul Paris Anlaşması’na aykırı’

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından İstanbul Kongre Merkezi‘nde düzenlenen Kanal İstanbul Çalıştayı’nda Kanal İstanbul Projesi; paralel dört oturumda, sekiz başlıkta 40 uzman tarafından ele alındı. Öğleden önce gerçekleşen iki oturumda “Çevresel Boyut, Su ve Ekoloji” ile “Toplumsal Boyut ve Katılım” konuları uzmanlar ve akademisyenlerin sunumları eşliğinde gerçekleşti.

Projenin tarım, iklim ve ekolojiye etkileri tartışıldı

Çalıştayın öğleden sonraki oturumu öğleden sonraki oturumu “Çevresel Boyut; Tarım, İklim ve Ekoloji” başlığında gerçekleşti. İBB Muhtarlıklar ve Gıda Daire Başkanı Ahmet Atalık yönetiminde gerçekleştirilen oturumda projenin iklim ve tarımda sebep olacağı etkiler değerlendirildi.

Oturumda, İstanbul Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Toprak İlmi Ve Ekoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Doğan Kantarcı, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Murat Kapıkıran, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Prof. Dr. Murat Türkeş, Sabancı Üniversitesi İklim Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin İstanbul Üniversitesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümü’nden Doç. Dr. Sevim Budak sunum yaptı.

Şahin: Kanal İstanbul İklim politikalarına uymuyor

Paris Anlaşması’na vurgu yapan ve Türkiye’nin anlaşmayı ilk imzalayan ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Sabancı Üniversitesi İklim Çalışmaları Koordinatörü, İstanbul Politikalar Merkezi kıdemli uzmanı ve aynı zamanda da Yeşil Gazete yazarı Dr. Ümit Şahin, “Paris anlaşması gereği ülkeler iklim koruma politikası izleme sözü verdi” dedi ve Kanal İstanbul’un iklimle mücadele kapsamında kabul edilemez olduğunu söyledi. İklim krizi nedeniyle eski tarz politikaları sürdüremeyeceğimizi belirten Dr. Şahin şöyle konuştu:

Eğer eski tarz iklim politikalarının ne olduğunu merak ediyorsanız, Avusturalya’da bugün yaşanan yangınlara bakın. Paris Anlaşması tam anlamıyla uygulansa da uygulanmasa da, Türkiye dahil anlaşmanın altına imza atan bütün ülkelerin yükümlülükleri var. Dünya ekonomisi karbonsuzlaşıyor, fosil yakıtlardan uzaklaşıyor.  2050’lilere kader bu dünyanın gerçeği. Türkiye bu proje ile hafriyata dayalı, yüksek emisyonlu fosil yakıt ekonomiyi kalıcı hale getiriyor.

Kapıkıran: Mikroorganizmalar da insan kadar değerli

ÇED Raporu’na eleştiri getiren Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Murat Kapıkıran ise “Kanal’ın yapılması durumunda karşılaşacağımız sorunların analizinin yapması gereken ÇED Raporu’nun bu konuda tek damla bile etki değerlendirmesi yok. Sadece mevcudun analizi var” dedi.

Çevredeki mikroorganizmaların da insan kadar değeri olduğunu söyleyen Kapıkıran “İnsan merkezli odaktan ekoloji merkezli odağa dönüşmeye başlamıştır. Kanal İstanbul, hiçbir ekolojik duyarlılık taşımamaktadır. 25 metre derinliğe kadar dolgu alanları yapılarak, deniz ekosistemlerinin bileşenleri yok edilecektir” ifadelerini kullandı.

Siyaset Bilimci Doç. Dr. Sevim Budak ise Kanal projesinin siyasal mı yoksa ekolojik mi, ekonomik mi sorusuna cevap verilmesi gerektiğini söyledi. Budak, mevcut doğal yapının ekolojik koridor olarak kalmasını önerdi.

 

Kategori: Ekoloji