GündemManşetTürkiye

Libya tezkeresi Meclis’te

Libya‘ya asker gönderilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi‘ne (TBMM) sunuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan imzalı iki sayfalık tezkerede Libya’daki gelişmelerin bölge için tehdit olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

 “Hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde Türkiye sınırları dışında harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi, bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca bir yıl süreyle izin verilmesi hususunda gereğini bilgilerinize sunarım.”

TBMM Genel Kurulu, tezkereyi görüşmek üzere 2 Ocak Perşembe günü olağanüstü toplanacak.

Türkiye ile Libya’daki iki yönetimden Ulusal Mutabakat Hükümeti (UHM) arasında 27 Kasım’da “Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası” ile “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” imzalanmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trablus’un talep etmesi halinde Türkiye’nin Libya’ya asker gönderebileceğini söylemişti. Ardından Trablus Türkiye’den resmen talepte bulunmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan, meclis açılır açılmaz bunu oylamaya sunacaklarını dile getirmişti.

Özellikle Yunanistan ve Kıbrıs‘ın tepki gösterdiği Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması anlaşması, iki ülkenin de meclis ve hükümetleri tarafından onaylanmıştı.

Muhalefetten destek yok

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Libya’ya asker gönderilmesine ilişkin tezkere konusunda bilgi vermek için bugün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti. Çavuşoğlu saat 14:00’te de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’le görüştü.

CHP lideriyle görüştükten sonra çıkışta kısa bir açıklama yapan Çavuşoğlu, “CHP’yi bugün bilgilendirmiş oluyoruz. Niye tezkereye ihtiyaç duyduğumuzu onlara aktardık. Tabii karar onların”dedi. Çavuşoğlu, İYİ Parti ziyaretinin ardından da şöyle konuştu: Biz Dışişleri Bakanlığı olarak tezkerenin Meclise gönderilmesi için Cumhurbaşkanlığı’na arz ettik. Bugün itibariyle gün içinde sayın cumhurbaşkanımızın da imzasıyla tezkerenin Meclise gideceğini de Cumhurbaşkanlığı makamından öğrendik.”

MHP lideri Devlet Bahçeli, 49 vekilleriyle 2 Ocak’ta TBMM’de oylanması planlanan tezkere için lehte oy kullanacaklarını açıklamıştı.

Sözcüsü Faik Öztrak’ın açıklaması aracılığıyla, “Mehmetçiğin görevi sınırı korumaktır ne işi var Libya’da” tezini savunan CHP bu ülkeye asker gönderilmesine karşı çıkıyor. İYİ Parti de Libya’ya asker gönderilmesine sıcak bakmıyor.

Kılıçdaroğlu’ndan Karamollaoğlu ve Akşener’e ‘tezkere’ ziyareti

Çavuşoğlu’nun ziyaretlerinin ardından CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Libya tezkeresini görüşmek üzere önce Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nu, daha sonra da İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i ziyaret etti.

CHP lideri önce Temel Karamollaoğlu’nu parti genel merkezinde ziyaret etti. Görüşmede Kılıçdaroğlu’na Genel Başkan Yardımcıları Ünal Çeviköz ile TBMM Grup Başkanvekili Engin Özkoç eşlik etti. Bir saat 15 dakika süren görüşmenin ardından herhangi bir açıklama yapılmadı. Kılıçdaroğlu’nun, tezkereyle ilgili olarak ortak bir karar alınması amacıyla ziyareti gerçekleştirdiği belirtildi.

Kılıçdaroğlu, daha sonra İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i, parti genel merkezinde ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, önceki gün İstanbul’da saldırıya uğrayan Akşener’in basın danışmanı gazeteci Murat İde’ye “Geçmiş olsun” dedi. Bunun üzerine Akşener ise “İçişleri Bakanı en başarılı İçişleri Bakanı olduğunu iddia ediyor. Onun bakanlığında dövülmedik adam kalmadı. En son basın danışmanım darp edildi. Ben olsam istifa ederdim” diye konuştu.

Ardından basına kapalı şekilde devam eden Kılıçdaroğlu– Akşener görüşmesi, yaklaşık 1 saat 10 dakika sürdü. Görüşme sonrası açıklama yapılmadı.

Libya’da kim kimle savaşıyor?

Kuzey Afrika ülkesi Libya, ‘Arap Baharı’ olayları sırasında Muammer Kaddafi’nin devrilmesinin ardından kaosa sürüklendi. Ülkede 2011 yılında, kabileler arasında başlayan iç savaş halen devam ediyor. Akdeniz’e kıyısı bulunan 6,5 milyon nüfuslu petrol ülkesinde faaliyet gösteren yüzlerce irili ufaklı silahlı grup üzerinden, küresel ve bölgesel güçler de vekalet savaşları yürütüyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, Libya’da çatışmalar nedeniyle kesin sayılar belirlenemese de binlerce kişi hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler de çatışmaların başlamasından bu yana onbinlerce kişinin yerlerinden olduğunu bildirdi.

Çatışmaların her geçen gün arttığı Libya’da 2014 seçimlerinin ardından ülke siyaseten ikiye bölündü, ülkede iki farklı yönetim ortaya çıktı. Bunlardan birisi ülkenin doğusunda, Mısır sınırına yakın Tobruk’ta bulunan, General (Halife) Hafter liderliğindeki Temsilciler Meclisi ve diğeri de Trablus merkezli Fayez al-Sarraj liderliğindeki Ulusal Mutabakat Hükümeti.

IŞİD‘in varlığını hissettirdiği ülkede, örgüte bağlı militanlar, 2015 yılında Kaddafi’nin doğum yeri olan Sirte kentini ele geçirmiş, ancak Türkiye’nin de desteklediği Misratalı güçler tarafından buradan çıkarılmıştı. Ancak örgütün halen ülkede varlığını sürdürdüğü belirtiliyor.

Ülkede yüzlerce irili ufaklı silahlı grup faaliyet gösteriyor. Öne çıkan gruplarsa şöyle:

  • Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı birlikler.
  • Körfez ülkeleri ile Mısır’ın desteklediği Tobruk merkezli General Halife Hafter’e bağlı Libya Ulusal Ordusu.
  • Kaddafi’nin devrilmesinde en büyük paya sahip Misrata merkezli güçler.
  • Ülkenin batısında, Tunus sınırına yakın Zintan merkezli güçler.

Kim kimi destekliyor?

Merkezi Trablus‘ta bulunan Ulusal Mutabakat Hükümeti, (UHM) Birleşmiş Milletler başta olmak üzere Türkiye, Avrupa Birliği ve uluslararası kurumlarca meşru kabul ediliyor ve destekleniyor.

Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi’ni ise Mısır, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Fransa ve Rusya‘dan destek buluyor.

Libya’nın doğusunu kontrol altında tutan General Hafter, nisan ayında komutanı olduğu Libya Ulusal Ordusu‘na başkent Trablus’u ele geçirme emri vermişti. O tarihten bu yana Trablus çevresinde Hafter’e bağlı güçler ile Türkiye’nin de destek verdiği Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı silahlı güçler arasında yoğun çatışmalar yaşanıyor.

General Hafter’in Trablus’u ele geçirme girişimi, ülkede 2011’den bu yana devam eden iç savaşın yeni bir boyut kazanmasına yol açmış durumda.

General Hafter kimdir?

1943 Ecdebiye doğumlu Halife Hafter (General Hafter) Sovyetler Birliği’nde askeri eğitim aldı ve daha sonra Kaddafi’nin liderliğinde orduya katıldı. 1969’da Kral İdrisi’ye karşı Kaddafi’nin darbesine yardım etti. Kaddafi’nin en yakınındaki birkaç kişiden biri olan Hafter, 1986’da Fransa’nın desteklediği Çad güçlerine yenilip 300 askerle birlikte esir alınınca gözden düştü.

Yıllarca cezaevinde yatan General Hafter, 1990’da CIA ile anlaşma yaparak serbest kaldı ve ABD’ye sürgüne gönderildi. Burada ABD vatandaşı olan General’in CIA ile işbirliği yaptığı suçlamaları gündemden hiç düşmedi.

2011 yılında Kaddafi karşıtı gösterilerin artması ile birlikte Hafter ülkesi Libya’ya döndü. Kaddafi’nin devrilmesinin ardından iki yıl boyunca yargılandı, ancak yargılamalardan bir sonuç çıkmadı. General Hafter 2014’te yenilenen seçimlerden sonra televizyondan yayınlanan bir mesaj ile “ülkesini kurtarma” planını açıkladı.

Libyalılara kurulan hükümete karşı ayaklanmaları çağrısı yaptığında, Libya’nın ikinci en büyük şehri Bingazi ve doğudaki bazı bölgeler, El Kaide ile bağlantılı Ensar el-Şeria ve bazı diğer İslamcı gruplar tarafından kuşatılmıştı.

Hafter taraftarlarının Tobruk’ta yaptığı bir eylemden.

2014’te Bingazi’deki İslamcı gruplara karşı “Onur Operasyonu”nu başlatan Hafter, 2015’te Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi tarafından “Libya Ulusal Ordusu”nun komutanı olarak atandı. 2016 yılında Şubat ayında Bingazi‘yi geri alan General Hafter, diğer stratejik noktalar için de operasyonlar düzenledi. Özellikle Rusya’nın önemli askeri desteğini alan Hafter güçlerinin elinde tanklar, uçaklar ve ağır silahlar bulunuyor.

Eylül 2016’da Hafter’in ordusu, Petrol Hilali Bölgesi‘ndeki Sidra, Ra’s Lanuf, Brega ve Ecdebiye‘yi milislerden geri almak için operasyon düzenledi. 2017’de Derna’nın kontrolünü geri alan Hafter, yasa dışı bir şekilde gözaltında ölümler ve zorla kaybedilme gibi iddialarla “savaş suçları işlemekle” suçlandı.

Türkiye’nin duruşu

Türkiye Libya’daki iç savaşta desteklediği Ulusal Mutabakat Hükümeti ile yakın ilişki içinde. Ankara bir süredir, uluslararası hukuk kurallarını da esneterek Trablus’a insansız uçaklar ve diğer modern silahları gönderiyor. Hükümet güçlerinin  General Hafter’in ordusuna karşı son çarpışmalarında, Türkiye’nin sağladığı desteğin önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin lideri al Sarraj. 

General Hafter’in geçtiğimiz haftalarda, Türkiye’nin bu tavrına karşı tepki göstermek üzere, altı Türk denizcisini alıkoymuştu. Denizciler bir süre sonra serbest bırakıldı, ancak Türkiye’nin Hafter ile gerginliği sürüyor.

Başta Rusya olmak üzere dünya kamuoyu Türkiye’nin Libya’ya müdahale olasılığını dikkatle izlerken, İtalya Başbakanı Giuseppe Conte Türkiye’ye askeri müdahaleden kaçınması çağrısını yapan ilk lider oldu. Ülkede her yıl sonu düzenlenen geleneksel basın toplantısında konuşan Conte, İtalya’nın siyasi çözümden yana olduğunu kaydetti.

Kategori: Gündem