Editörün Seçtikleriİklim KriziKöşe YazılarıManşet

2019’da çevre ve iklim mücadelesinin En’leri

Her yıl sonu bir önceki yılın muhasebesini yapmak adettendir. Biz de Yeşil Gazete’de önceki yıllarda özellikle çevre ve iklim mücadeleleriyle ilgili listeler yayınladık. Müzmin bir listeci olarak ben de böyle ilk 10 listelerinden çok yaptım. Ama bu yıl biraz daha farklı bir yol tutup yaşadığımız olayların, mücadelelerin veya felaketlerin ilk 10’unu sıralamak yerine, 10 farklı başlıkta yılın en önemli bulduğum gelişmelerine yer vermek istiyorum.

2019’un en önemli kişisi

Kuşkusuz Greta Thunberg. Time dergisiyle her zaman aynı fikirde olduğumuz söylenemez. Ama bu sene böyle. Greta Thunberg’in bence en çarpıcı başarısı hepimizi mücadelenin sözcüklerle yapılacağına bir kez daha ikna etmesi oldu. Oyunda Polonius sorar ya Hamlet’i konuşturmak için “Ne okuyorsunuz efendim” diye. Hamlet de cevap verir: “Kelimeler, kelimeler, kelimeler.” İşte Greta’nın kelimeleri ve o kelimeleri kim olarak, nasıl bir tavırla ve nerede söylediği bütün bir mücadele tarihini değiştirdi. Politikanın da aktivizmin de aslen kelimelerle mümkün olduğuna dair inancımızı tazeledi Greta Thunberg.

2019’un en güzel yerel demokrasi şöleni

Bir hafta önceye kadar bu sorunun cevabı Çanakkale’deki Kazdağları Kirazlı altın madenine karşı on binlerce insanın katıldığı miting, yürüyüş ve gösteriler olurdu. Fazıl Say konseriyle, maden alanının işgaliyle, haftalarca nöbet çadırlarında süren yerel çevre mücadelesinin başarıyla sonuçlanması ve projenin rafa kalkması rakipsiz bir başarıydı. Ama yıl bitmeden bu başlığa bir ortak geldi. İstanbul halkının Ankara’nın Kanal İstanbul dayatmasına karşı çıkma yolu olarak ÇED raporuna itiraz etmek için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri önünde saatlerce kuyruklarda bekleyerek verdiği cevap demokrasi mücadelesi için de önemli bir adım oldu.

2019’un en partiler üstü çevre başarısı

Kütahya’da Gediz ilçesindeki ve Kütahya-Uşak il sınırındaki Murat Dağı’nda açılmak istenen altın madeni, her partiden, her görüşten Kütahya ve Uşak halkının kararlı mücadelesi sonucunda durduruldu. Projenin ÇED olumlu kararı mahkeme tarafından “hukuka uygun bulunmayarak” iptal edildi. Murat Dağı Altın Madeni projesi için şirket ve devlet ısrar eder mi bilmiyorum. Ama bu kararlılığa direnirlerse kendileri kaybederler.

2019’un en önemli kampanya başarısı

Termik santrallara filtre muafiyeti veya Madde 45 (50) kampanyaları. Aynı kampanya aynı yıl iki başarı birden kazanır mı? Bunun bir örneği Madde 45 (50) kampanyaları oldu. Önce şubat ayında 15 termik santrale filtre takmadan 2,5 sene daha çalışma hakkı tanıyan madde 45 TBMM’de durduruldu. Ardından yıl bitmeden bir kez daha TBMM’ye getirilen aynı içerikteki madde 50 bu kez Meclis’ten geçse de Cumhurbaşkanı tarafından veto edildi. Başta Temiz Hava Hakkı Platformu olmak üzere hava kirliliğine karşı mücadele eden çevre ve sağlık örgütlerinin bu büyük başarısı sosyal medyanın, medyanın ve lobiciliğin birlikte etkin bir biçimde kullanılmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyordu.

2019’un en kötü iklim haberi

İklim kriziyle ilgili kötü gelişmeler saymakla bitmez. Ama küresel sıcaklık artışını 1,5 derecede durdurma şansını sonsuza kadar kaybettiğimize dair araştırma bugüne kadar aldığımız belki de en kötü haberdi. Küresel Karbon Bütçesi 2019 raporunda yenilenen karbon bütçesi hesabına göre dünya insanları olarak eğer önümüzdeki yıllarda 235 milyar ton daha fosil yakıtlardan kaynaklanan karbondioksiti atmosfere salarsak şu anda ortalama 1 derece olan küresel ısınmayı 1,5 dereceden önce durdurma şansını kaybedeceğimiz ortaya çıktı. Şu anda yılda 42 milyar ton saldığımız ve yakın gelecekte bu düzeyin çok altına inilmesine dair bir plan olmadığı için de bu hakkımızı en geç 2026-2027 gibi tüketmiş olacağız. Oysa IPCC’nin 1,5 derece özel raporu daha geçen sene 1,5 derecenin tutturulması mümkün bir hedef olduğunu bildirmişti. IPCC her zamanki gibi fazla iyimser çıktı. Ama bu haber nedeniyle 1,5 derece hedefinden vazgeçmemiz değil, bu hedefe daha sıkı sarılmamız gerekiyor. Isınmayı 1,5 olmazsa 1,6, o da olmazsa 1,7, o da olmazsa 1,8, o da olmazsa 1,9 derecede durdurmak için hedefimiz 1,5 derece olmalı. Yoksa bu satırları okuyanların çoğu, kendi yaşam süresinde 2 dereceyi ve neden olacağı büyük felaketleri görecek. Çocuklarımız ve torunlarımız ise 3-4 derece ısınmış bir dünyada hayatta kalmaya çalışacak.

2019’un en büyük iklim felaketi

Yaz aylarında Amazon ormanlarında yaşanan benzeri görülmemiş yağmur ormanı yangınları, Avustralya’da hâlâ süren milyonlarca hektar alanı tahrip eden orman ve çalılık yangınları ve Mozambik, Malawi, Madagaskar ve Zimbabwe’yi vuran, Mozambik’te bir kenti (Beria) neredeyse haritadan silen ve 1300’den fazla insanın ölümüne neden olan İdai siklonu. Bu üç büyük felaketten sadece birini seçmek mümkün görünmüyor. Maalesef yıllar geçtikçe bugün bizi hâlâ şoke edebilen bu tür felaketler de sıradanlaşacak.

2019’da iklim krizinin en üzücü simgesi

Koala. Avustralya’nın bu güzel ve cana yakın memelisinin yaşam alanlarının önemli bir bölümü devam eden orman yangınlarında yandı veya tehdit altında. Avustralya Çevre Bakanı en az 8400 koalanın yani toplam koala nüfusunun yüzde 30’unun devam eden yangınlarda can verdiğini açıkladı. Bu yangınlar devam ederse koalaların doğal ortamdaki nesilleri tükenecek. Yıl boyunca yangından sağ kurtarılan, sıcak stresi altında su içirilen, en son da yoldan geçen bisikletlileri durdurarak su isteyen koala videolarını yıl boyunca göz yaşları içinde izledik. Avustralya iklim krizi nedeniyle yaşanmaz hale gelen ilk kıta olabilir. Zavallı koalalar da maden ocağındaki kanarya gibiler.

2019’un en kitlesel iklim aktivizmi

Tabii ki çocukların küresel iklim grevleri. Greta Thunberg’in 2018’in ağustos ayında tek başına başlattığı iklim grevi eylemi bu sene dünyanın binlerce kentinde milyonlarca çocuk tarafından takip edildi ve büyütüldü. Gelecek İçin Cumalar hareketinin öncülüğünde organize edilen 20-27 Eylül küresel iklim grevlerinde 7 milyon çocuk, genç ve yetişkin grevdeydi ve sokağa çıktı. Türkiye’de de çok sayıda çocuk ve genç iklim eylemcimiz var artık: Atlas Sarrafoğlu, Ege Edman, Deniz Çevikus, Selin Gören, Güney Deniz Teke, Duru Kireççi ve sayıları giderek artan onlarca genç iklim aktivisti hepimize örnek oluyor. En son Madrid’de yapılan COP25 iklim konferansı sırasında yapılan mitinge de 500 bin kişi katıldı. Eskiden kolay hayal edebileceğimiz bir sayı değildi bu. Ama artık gelecek kuşak sokakta.

2019’un en büyük iklim katili

Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro. Bu yılın başında göreve başlayan Bolsonaro iklim değişikliğini inkâr etme konusunda Trump’ı bile aşan bir politikacı olarak göreve geldiğinde önce ülkesinin Paris Anlaşması’ndaki imzasını geri çekmeyi düşündü. Ama sonra herhalde anlaşmada kalarak daha fazla zarar verebileceğini fark etmiş olsa gerek ki bundan vaz geçti. Madrid’deki COP25’te Paris’i neredeyse uygulanamaz hale getirecek her türü sabotaj hamlesinin arkasında Brezilya ve Bolsonaro vardı. Bu da iklim kriziyle mücadelenin ne kadar politik olduğunu bize bir kez daha gösteriyor. Mücadeleleri birbirinden ayıramayız. Neoliberal politikaların her yönüyle, otoriter yönetimlerle ve aşırı sağ popülist siyasetçilerle mücadele iklim kriziyle mücadelenin ayrılmaz bir parçası.

2019’a en fazla damgasını vuran söz

Evimiz Yanıyor! (Greta Thunberg)

Dilerim 2020 mücadelemizi büyütsün. Herkese iyi seneler!