İklim KriziManşetRöportaj

Uganda’dan genç bir ‘iklim savaşçısı’: Leah Namugerwa

The Independent‘den Portia Crowe, Uganda’nın genç iklim aktivisti Leah Namugerva ile konuştu.

***

“İklim Adaleti” yazılı pankartı ciddiyetle sallayarak çamurlu Kampala pazarında gençlerin oluşturduğu kalabalığa öncülük eden Leah Namugerwa halinden memnun.

Gelecek için Cumalar ağının Afrika‘daki en önemli yerel ayağının yürütücülerinden 15 yaşındaki Ugandalı aktivist, 29 Kasım’da küresel iklim grevine işaret etmek için Lake Victoria kıyıları boyunca yürüyüş yapıp sesi kısılana kadar slogan atıyor.

Namugerwa yabancı büyükelçiler ve Uganda meclis başkanıyla görüşerek, Ruanda, Kenya ve İsviçre’de konferanslara katılarak iklim aktivisti olarak kısa sürede ilgi çekti. Fakat en çok grev yerinde lastik çizmeleriyleyken huzurluymuş gibi görünüyor.

Genç aktivisti, “Çevreye önem veren bir nesil yetiştirmek istiyorum. Liderler fark yaratamıyorsa, en azından biz fark yaratabiliriz. Çocuklar olarak bizler, olumlu bir fark yaratmak için çok küçük değiliz” diyor.

Uganda iklim krizinden en kötü etkilenecek ülkeler arasında

Doğu Afrikalı gençler, mahsul üretiminden yetersiz beslenmeye ve hastalıkların yayılmasına kadar her şeyi etkileyebilecek iklim değişikliğinden en kötü etkilenecekler arasında yer alıyor.

Uganda giderek artan biçimde kuzeyde uzun süreli kuraklıklara, doğuda heyelanlara ve kısmen ağaç örtüsünün kaybolmasından kaynaklanan su baskınlarına maruz kalıyor. Son bir haftada, alışılmadık şiddetli yağmurlar nedeniyle 36 Ugandalının hayatını kaybettiği bildirildi.

Şubattan bu yana Namugerwa her cuma derslere girmeyerek, ağaç dikme kampanyasıyla ülkede plastik torba yasağının uygulanmasına ilişkin imza kampanyasına öncülük etti. Uganda’daki toprak kayması ve su baskını haberleri Namugerwa’yı 13 yaşında harekete geçmeye teşvik etti.

Namugerwa “(Bunlar) silahla vurulan insanlar değildi – bu doğaydı. Okul arkadaşlarım okullarını, ebeveynlerini, ekinlerini kaybediyor… Bu gerçekten tedirgin ediciydi” diye konuşuyor.

Babası ve lafını sakınmayan bir çevreci olan amcasının, hasara aslen iklim değişikliğinin sebep olduğunu açıklamasının ardından Namugerwa internette araştırmalar yapmaya başlamış ve iklim değişikliğine dair farkındalık oluşturmak için Twitter hesabı oluşturmuş.

Gösteri için pankartlar hazırlayan Namugerwa, “Liderler fark yaratamıyorsa biz yaratabiliriz. Çocuklar olarak bizler, olumlu bir fark yaratmak için çok küçük değiliz” diyor.

Namugerwa, Twitter’da üretken biçimde paylaşım yapıyor, bazen cumhurbaşkanını etiketliyor fakat yeni çevre politikaları talep etmiyor. Bunun yerine sadece mevcut mevzuatın uygulanması çağrısında bulunuyor.

Uganda hükümeti plastik poşetleri altı kez başarısız biçimde yasaklamaya çalıştı. Birçok ülke gibi, Paris İklim Anlaşması‘nı da imzaladı ancak anlaşmayı yürürlüğe koymak için çok az şey yaptı.

Twitter aracılığıyla Greta Thunberg‘i keşfeden Namugerwa ise aldığı ilhamla kendi okul grevlerini düzenlemeye başladı.

Kampala Uluslararası Üniversitesi‘nde öğrenci olan Gelecek için Cumalar – Uganda’nın kurucularından Sadrach Nirere, “Leah ilk grevini şubatta gerçekleştirdi.  Grevin cuma günü yapılmadığını da hatırlıyorum. Galiba salıydı, ardından bir sonraki cuma, sonra salı – Leah çok hevesliydi” diye anlatıyor, başlangıç günlerini.

Namugerwa’nın ilk pankartında Thunberg’in açık mesajından esinlenerek “İklim için Okul Grevi” yazıyordu. (İki genç Madrid‘deki Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı – COP25′te buluşmuş, öncesinde de  Twitter’da mesajlaşmıştı.)

Nirere’yle Namugerwa, Gelecek için Cumalar – Uganda’yı oluşturmak için dayanışma ağının kurucularından Hilda Flavia Nakabuye ve kuzeni Bob Motavu‘yla birlikte hareket etmeye başladı. Her hafta derslere girmemenin yanında daha büyük etkinlikler planlamaya başladılar. Ekip çok fazla kurumsal destek almadı.

Nakabuye, “Bu konuda konuştuğum ilk öğretmen bana yaptığımın işe yaramayacağını söyledi. Öğretmen, iklim değişikliğinin Tanrı’nın planı olduğunu ve ben de insan olduğum için bu konuda hiçbir şey yapamayacağımı düşünüyordu” diye anlatıyor.

Derslere katılım öğrencilerin notlarını doğrudan etkilemese de eğitimin çok önemli olduğu ülkede, her hafta dersleri kaçırmak hoş karşılanmıyor. Bu da ekibi büyütmeyi zorlaştırıyor. Namugerwa’nın arkadaşlarının çoğunun gösterilere katılımı ebeveynleri tarafından engelleniyor.

Ancak Namugerwa’nın kendi ebeveynleri daha çok yüreklendiriyor.

Uganda’daki bazı gösterilere yaklaşık bin kişi katıldı.

Namugerwa’nın babası Lukwago Cephas ise, “Endişelenmiyorum. Geleceğimiz yoksa eğitim de faydasız olabilir” diye konuşuyor.

Cephas ve kardeşleri, 29 Kasım’da Kampala’nın Ggaba Plajı’ndaki greve katıldı. Yaklaşık 40 kişi, Ggaba pazarına yürüyüşe geçmeden önce bir saat boyunca göl kıyısında plastik ve çöp topladı. (Önceki protestolara yaklaşık bin kişinin katıldığını belirten organizatörler bu eyleminse birçok öğrencinin sınavlara girdiği ve diğerlerinin de zaten tatil için memleketlerine gittiği sırada yapıldığını söylüyor.)

Dorothy Nalubega, kadınların oluşturduğu tarımı savunan ve çevreci bir grup adına oradaydı. Nalubega, “Gençlere katılmak zorundayız. İklim değişikliğini tarımdan ayrıştıramazsınız… Uzun süren kuraklıklarla, sellerle, iklim kriziyle ürün elde edemezsiniz” diyor.

Protestoculardan bazıları yetişkinlerin eşlik ettiği küçük çocuklar.

Diğer katılımcılar arasında yetim ve dezavantajlı çocuklar için oluşturulan bakımevinden gelen kız çocuklarının yanı sıra Ggaba pazarında yaşayan ve çalışan balıkçı Peter Selujja da bulunuyordu. Kıyıya vuran plastik şişeleri gösteren Selujja, “Burası benim ülkem – her şeyin temiz olmasını istiyorum. Balıklar ölüyor. Bunu gördüğümde içim sızlıyor” ifadelerini kullanıyor.

Siyasi amaçlı görülebileceği için üç veya daha fazla kişinin toplanmasının polis iznini gerektirdiği Uganda’da bu tür protestolar teknik olarak yasadışı. İzin süreci genellikle planlanan etkinliğin tarihi geçinceye kadar bürokrasiye takılıyor. Nirere, “Şimdi yaptığımız işi (bundan dolayı) hiç yapmadığımızı düşünün” diyor. Nakabuye ise, “Kendinizi büyük görmek zorundasınız” diye ekliyor.

Ancak güvenliklerine ilişkin endişe duyuyorlar. Çoğunlukla gençlerden oluşan ve reggae müzisyeniyken milletvekili olan Bobi Wine’ın liderlik ettiği muhalif Halk Gücü hareketinin yükselişiyle, öğrenciler iklim değişikliği eylemlerinin siyasi güdümlü olduğu şeklinde yanlış yorumlanabileceğinden korkuyor.

 

Kategori: İklim Krizi