ManşetSivil ToplumTürkiye

Gezi Davası’nın hukuki değil siyasi olduğunu kanıtlayan üç karar

Çizim: Tarık Tolunay

2013 yılındaki Gezi Parkı protestolarıyla ilgili açılan soruşturmanın üzerinden 78 ay, iddianamenin açıklanıp dava sürecinin başlamasını takiben 10 ay geçti. 16 kişinin “protestoları örgütlemek” ile suçlandığı davada, ek olarak “protestoları finanse etmek” ile suçlanan hak savunucusu, iş insanı Osman Kavala ise 784 gündür tutuklu olarak yargılanıyor.

Gezi Davası’nın dördüncü duruşması bugün İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, Silivri Cezaevi Yerleşkesi’nde görüldü. Duruşmada FETÖ soruşturması kapsamında Emniyet’ten ihraç edilen ilk tanık Ercan Orhan Aydın ile Güvenlik Şube’den Hasan Gül tanık olarak dinlendi.  Mahkemede Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verilirken, bir sonraki duruşma için 28 Ocak tarihi verildi.

Osman Kavala’ya AİHM kararına rağmen tahliye yok

Bugün görülen duruşmada üç önemli karar bulunuyor. İlk olarak Osman Kavala hakkındaki tahliye talebi tekrar reddedildi. 10 Aralık 2019’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Osman Kavala’nın tutukluluğunda hak ihlali olduğuna karar vermiş, Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına hükmetmişti. Karar sonrasında gerçekleşen ilk duruşmada mahkeme AİHM’in kararını uygulamayacağını göstermiş oldu.

Yeşil Gazete’ye konuşan Gezi Davası avukatlarından Evren İşler, mahkemenin AİHM kararının kesinleşmemesini gerekçe gösterdiğini söyledi. Süreç hakkında bilgi veren İşler “Mahkeme Adalet Bakanlığı’ndan kararın kesinleşip kesinleşmediği konusunda bilgi istedi. Varsa kararın Türkçe tercümesini istedi. Teorik olarak Adalet Bakanlığı’nın görüş bildirmesi gibi bir durum söz konusu değil. Ancak bu davada işin teorisi ve pratiği çok farklı işlediğinden biz de Bakanlığın ayrıca bir görüş belirtip belirtmeyeceğini bilmiyoruz” dedi.

Çizer: Ali Çetinkaya

Hükümet AİHM kararına itirazını sunacak

Sonraki adım olarak ise hükümetin AİHM kararına itiraz etmesi bekleniyor. İtiraz sonucunda kararın kesinleşip kesinleşmediği belirlenecek. Bu süreci yorumlayan İşler “Aslında AİHM derhal serbest bırakın yönünde bir karar açıklamışken, kararın kesin olmamasını öne sürmek hukuka uygun bir durum değil. Bu da zaten kararın hukuki değil siyasi bir karar olduğunu gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Murat Pabuç taraflar olmadan dinlenecek

Mahkemede yaşanan iki önemli gelişmeyi daha yorumlayan İşler,  “Kavala’nın hala tutuklu olması diğer gelişmeleri arka planda bırakıyor. Tabii ki önceliğimiz tutukluluğun kaldırılması yönünde. Ancak bugün mahkemede iki gelişme daha oldu” dedi.

İşler, “İlk olarak tanık Murat Pabuç’un taraflar olmadan yalnız bir şekilde dinlenilmesine karar verildi. Kendisi açıklama olarak ‘can güvenliğim yok’ diyor ve onun bu beyanı kanıt istenmeden, araştırılmadan mahkeme tarafından kabul ediliyor. Hâlbuki bu kabul edilebilir bir talep değil. Taraflar huzurunda dinlenmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Murat Pabuç, Kavala soruşturması dosyasında ‘ihbarcı’ olarak yer alan eski bir asker. Onun iddiaları soruşturma dosyasında önemli bir yer tutuyordu. Papuç’un ifadesi yarın avukatsız yapılacak duruşmada alınacak.

Şahısların davaya katılımı kabul edildi

Mahkemede bugün alınan bir başka tartışmalı karar da Ali İsmail Korkmaz‘ın ölümüne neden olan Mevlüt Saldoğan‘ın da aralarında olduğu polislerin ve Hazine Bakanlığı‘nın ‘zarar gördükleri’ iddiasıyla davaya katılma taleplerinin kabul edilmesi oldu. Bu kararın teknik bir tartışma olduğunu belirten İşler, “Bu davada herhangi bir şahsın suçtan doğrudan zarar gördüğünü iddia etmek mümkün değil. Ancak mahkeme şahısların davaya katılma taleplerini kabul etti. Bu, mahkemenin kendi inisiyatifiyle aldığı bir karar” dedi.

Gezi Davası’nda bir sonraki duruşma 28 Ocak tarihine bırakıldı. Avukat Evren İşler bir sonraki duruşma için somut bir aşama olmadığını, duruşmada neler yaşanacağının aradaki süreçteki gelişmelere göre belli olacağını söyledi.

Gezi Davası kronolojisi

2013 yılındaki Gezi Parkı protestolarıyla ilgili açılan soruşturmanın üzerinden 78 ay geçti.  18 Ekim 2017 tarihinde Gaziantep’ten uçakla dönerken gözaltına alınan iş insanı Osman Kavala, 1 Kasım tarihinde “anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs, hükümeti ortadan kaldırma” suçlamasıyla tutuklandı. Kavala “Gezi olaylarının yöneticisi ve finansörü” olmak ile itham ediliyordu.

16 Kasım 2018’de aralarında Kavala’nın kurucusu olduğu Anadolu Kültür’ün bazı yöneticilerinin de yer aldığı yeni bir gözaltı dalgası yaşandı, aralarından sivil toplum profesyoneli Yiğit Aksakoğlu tutuklandı.

Savcılık iddianameyi tutukluluk kararından yaklaşık 1,5 yıl sonra 19 Şubat 2019 günü açıkladı. 4 Mart’ta da mahkeme tarafından kabul edildi. Bu süre zarfında Kavala, hakkında herhangi bir suçlama olmadan, hakim karşısına çıkartılmadan Silivri Cezaevi’nde tutuldu. Hazırlanan iddianamede 16 kişi hakkında  “protestoları örgütlemek” suçlamasıyla müebbet hapis cezası isteniyordu.

24 Haziran 2019’da davanın ilk duruşması gerçekleşti. Tutuklu sanık Yiğit Aksakoğlu tahliye edildi. 24 Haziran, 18 Temmuz ve 9 Ekim’deki duruşmalarda mahkeme Osman Kavala için tahliye taleplerini reddetti.

10 Aralık 2019’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AIHM), Osman Kavala’nın tutukluluğunda hak ihlali olduğuna karar verdi. Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesinin 1. ve 4. fıkraları ile 18. maddenin ihlal edildiğine karar vererek Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına hükmetti.

 

Kategori: Manşet