KadınManşet

Şule Çet davasında karar açıklandı

Şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Şule Çet’in ölümüne ilişkin Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın karar duruşması bugün gerçekleşti. Mahkeme heyeti tarafından oy çokluğuyla alınan kararda Sanık Çağatay Aksu’ya müebbet cezasının yanı sıra 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Berk Akand’a ise 18 yıl 9 ay hapis cezası verildi.

Ne olmuştu?

Ankara’da Gazi Üniversitesi Tekstil Tasarımı öğrencisi Şule Çet, 29 Mayıs’ta sabaha karşı saat 04.00 sıralarında bir plazanın 20’nci katından düşerek ölmüştü. Olayın ardından şüpheliler Çet’in patronu Çağatay Aksu ve arkadaşı Berk Akand gözaltına alınmıştı. Çağatay Aksu ifadesinde Çet’in intihar ettiğini öne sürmüş, 2 şüpheli ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Daha sonra, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman’ın talimatıyla cinayet soruşturmasına dönüştürülen soruşturma kapsamında şüpheliler tutuklanmıştı. İddianamede, iki sanık için “cinayet”, “ırza geçme” ve “hürriyeti tehdit” suçlarından ceza istenmişti. Davanın ilk duruşması 6 Şubat 2019’da görülmüştü.

Beşinci duruşmada mütalaasını açıklayan savcılık, katil zanlıları Çağatay Aksu için “cinayet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel saldırı” ve sanıklardan Berk Akand için ise “cinayete yardım, nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan cezalandırılmalarını istemişti. Savcı mütalaasında, Çağatay Aksu’ya müebbet hapis cezasının yanı sıra 30 yıl, Berk Akand’a ise 40 yıl hapis cezası verilmesini talep etmişti.

Kadınlardan duruşma öncesi basın açıklaması

Duruşma öncesi adliye önünde toplanan Ankara Kadın Platformu, Kadın Meclisleri ile çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve üyeleri “Erkek adalet değil gerçek adalet” yazılı pankart açtı.

Grup adına basın açıklamasını okuyan Aysun Gençtanır “Bugün bu duruşmadan çıkacak olan kararın takipçisiyiz. Bundan sonra bu salonlarda katledilen kadınların yaşam tarzı değil, katillerin kendisi yargılanıncaya kadar adliye salonlarını da sokakları da, ‘erkek adalet değil gerçek adalet’ diyerek doldurmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Aksu: ‘Halk baskısı sebebiyle tutuklandık’

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre duruşmada son sözü sorulan sanık Çağatay Aksu, “Son savunmam olduğu için kesmeden beni dinlemelerini rica ediyorum. Olayda bilgisine başvurulurken tecavüz ve öldürmeyle suçlandık. Bu olaydan sonra çeşitli medyalarda haberler yapılmaya başlandı. 45 gün sonra halk baskısı ve sosyal medya baskısı nedeniyle tutuklandık. Raporlarımızı sunduk ama ben hala tecavüz ve öldürmeden yargılanıyorum” dedi.

Zarar versem ülkeyi terk eder giderdim’

Suçlamaları reddeden Aksu, Çet’in telefonundaki bilgilerin avukatlar tarafından silindiğini iddia etti. Aksu, “Ben Şule’ye zarar vermiş olsam vücudunda hiçbir şey çıkmaz mı? Ben Şule’yi kopuk parmağımla mı atmışım. Şule hiç mi direnmemiş. Ben inanın neden yargılandığımı bilmiyorum. Sinir krizleri geçiriyorum. Biri kafama silah dayasa ben kimseyi öldürmem ırzına geçmem. Benim Şule’ye dokunmuşluğum yok. Ben o süreçten terk eder giderdim ülkeyi” dedi.

Mahkeme başkanının, “Gitmişsin bakmadan. Güvenlik görevlilerine bir şeyden bahsetmeden çekip gitmişsin” demesi üzerine sanık Aksu, “Hep beraber orada aradığımız belli. 300 promil alkolle birini aşağıya atmışım. Bana bunu söylüyorlar” yanıtını verdi.

‘Delillerde bir şey varsa beni asın’

Cinayet büroda üç saat dayak yediğini iddia eden sanık Aksu, “Biz başından beri doğruyu söyledik. Tecavüzden bahsediyoruz dünyanın en aşağılık şeyinden. Mümkün olmayacak şeylerle suçlanıyorum. Delillerde bir şey varsa beni asın. Müebbetle tecavüzle nasıl yargılanırım. Yalan makinesi varsa beni ona sokun. Allah rızası için karara geldik ama benim ve ailemin burasına kadar geldi. Takdir sizin. Gerekirse bir daha videoları izlemenizi, Berk’le mektuplarımızı okumanızı rica ediyorum. Bir tane yalan söylemedim. Ailesinden sonra benim kadar Şule’nin ölümüne üzülen yoktur” diye konuştu.

Akand: Çağatay’a yardım etmedim

Sanık Berk Akand savunmasına başladı. Mahkeme başkanı “Durum açığa çıktıktan sonra güvenlik görevlisinin üzerine yürümüş ve ‘Buradan bir kız geçmedi mi?’ demişsin…” dediğinde Akand, “Ben makam koltuğunda oturuyorum hiç bir şey görmedim, duymadım” dedi. Akand, “Ben bir size bir de savcılığa yardım ettim. Çağatay’a yardım etmedim. Kendime bile yardım etmedim” ifadelerini kullandı.

Sanık avukatı: ‘Devir dijitali iyi yönetenin çağı’

Sanık Çağatay Aksu’nun avukatı Levent Erkmen, müvekkilinin delil yetersizliğinden değil suçun işlenmediği belirtilerek beraat etmesi gerektiğini söyledi. Mütalaanın kamuoyu baskısı sebebiyle verildiğini belirten Berk Akand’ın avukatı İskender Balkış “Devir dijitali iyi yönetenin çağıymış” dedi.

Karar alkışla karşılandı

Son sözlerin alınmasının ardından mahkeme kararını açıkladı.Çağatay Aksu’ya müebbet cezasının yanı sıra 12 yıl 6 ay, Berk Akand’a ise 18 yıl 9 ay hapis cezası verildi. Karar, salonda bulunan kadınlar tarafından alkışla karşılandı. Sanık yakınlarından ise sinir krizi geçirenler oldu. Sanık yakınları, “Bu karar siyasi” sözleriyle mahkeme heyetine tepki gösterdi. Sanık yakınları duruşma salonundan çıkarıldı.

İsmail Çet: Acımız bitmedi, su serpildi

Duruşmanın ardından açıklama yapan İsmail Çet bu süreçte yanlarında olan avukatlara, kadın örgütlerine teşekkür etti. Baba Çet, “Acımız bitmedi. Bir kız evladın acısı bitmez ama ceza aldıkları için su serpilmiş gibi. Hükümetimize ve siyasi partilere yanımızda oldukları için teşekkür ediyoruz” dedi.

Karar istinafa taşınacak

Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım ise mahkeme heyeti tarafından ağırlaştırılmış müebbet cezasından indirim yapıldığını belirterek kararı istinafa taşıyacaklarını söyledi. Yıldırım, “Kamuoyu baskısı hukuksuz bir süreçte hukuka gidilmek için yapıldı. Müebbet hapis cezası alanlar aramızda gezdi. Adaletin tecellisi için kamuoyu baskısı oldu” açıklamasını yaptı.

Kategori: Kadın