Hafta SonuHaftasonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

Yeni başlayanlar için Yılbaşı döneminde Amerikan kutlama usulleri veya Kara Cuma

Hindiydi, yılbaşı süsüydü, Kara Cumaydı derken kısa sürede Amerikan kapitalizminin tüm adetleri bolca görülmeye ve konuşulmaya başlandı. İyisi mi bunları biraz açıklayalım. Öncelikle şunu söyleyelim, bunların çoğunluğu kapitalizmin bizlere gereksiz şeyleri daha da fazla satabilmek için uydurduğu usuller. Hadi uydurduğu demeyelim de var olan kutlamalara satın alma ve hediye etme unsurunu da katarak kendi amaçlarına uygun kullanması olsun.

Amerikan ekonomisinde perakende satışların canlandığı üç dönem vardır: Şükran Günü, Noel ve Sevgililer Günü. Bunların her biri değişik bir tüketici düşüncesine hitap ettiği için aynı ürünlerin tüm bu zaman boyunca satılması beklenmez. Bundan dolayı da Şükran Günü’nün hemen ertesi günü büyük bir ucuzluk yapılarak elde kalan tüm ürünlerin elden çıkartılmasına çalışılır. Sonraki pazartesi günü de Noel ürünleri vitrinleri süslemeye başlar. Noel’in ertesi günü ise bir haftalık bir indirim daha yapılarak Noel’de elde kalan ürünler elden çıkartılır. Bir hafta sonra da vitrinler Sevgililer Günü hazırlığına göre düzenlenir. Bu indirimler dükkanların para kazanma değil para kazanma dönemi ertesi ellerindeki malları elden çıkartıp yeni para kazanma dönemine hazırlanmalarıdır. Bu sistemin düzgün çalışması, aradaki üç kutlamada insanların birbirlerine bolca hediye almalarına bağlıdır. Bu düzeni ülkemize taşımak Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktan çok daha kötü bir yaklaşımdır, çünkü bu üç olaydan ikisinin ülkemizde karşılığı yoktur, üçüncüsü de zorla yaratılmıştır. Şimdi gelelim bu adetlere.

Şükran Günü

1619’da Amerika’da ilk İngiliz kolonileri kurulmaya başladığında sağ salim oraya varıp kışı geçirecek kadar da yiyecekleri olduğunu gören mülteciler bu başarılarını kutlamaya başladılar. Bunun İngiltere’ye dayanan dini bir temeli olsa da kutlama genelde dinselden çok sağ kalmalarını kutlamak biçiminde gelişmiştir. Bugün de Amerika’da kasım ayının dördüncü perşembe günü Şükran Günü olarak kutlanır. O günde aile üyeleri bir araya gelirler. İlk kez Amerika’ya ulaştıklarında uzun süre aç kalan mültecileri anmak için sabahtan geç öğlen yemeğine oturulana kadar yemek yenmez. Yemekte de ilk mültecilerin yemiş oldukları düşünülen hindi pişirilir. Bizdeki yılbaşı gecesine benzer şekilde televizyonlar insanları oyalamak için özel programlar yaparlar, geçit törenleri olur. Amerikan dizilerinde gördüğümüz hindili yemeklerin ve aile toplantılarının anlatıldığı gün Şükran Günü’dür ve bu günün dini bir temeli yoktur, Amerikalıların sağ kaldıklarına şükrettikleri gündür. Ertesi gün de tatildir. Kasım ayının tatil olan dördüncü gününün ana eğlencesi de alışverişe gitmektir. İşte bu alışveriş alışkanlığı her geçen sene abartılarak Kara Cuma adetine dönmüştür.

Noel

Bizden farklı olarak Amerika’daki tatiller insanların gezip eğlenmesi ve çoğunlukla da para harcaması üzerine kurgulanmıştır. Dolayısıyla takvimdeki yerleri ekimin 29’uncu günü yerine ekim ayının son günü ya da Şükran Günü’nde olduğu gibi kasım ayının dördüncü perşembe günüdür. Bu da satışların bu günlere odaklanmasını sağlar. Bunun önemli istisnası Noel’dir. Noel 24 Aralık’ı 25 Aralık’a bağlayan gecedir. Bu gece öncesinde özellikle çocuklara epey miktarda hediye alınır. Noel Baba, bacadan girme, ağaç süsleme, masaya kurabiye ve süt bırakma gibi gene Amerikan filmlerinden gördüğümüz sahneler Noel ile alakalıdır. Noel’e kadar alınan hediyeler sanki Noel Baba getirmiş gibi o gece ağacın altına bırakılır ve ertesi sabah o hediyeler açılıp bir dahaki hediye setinin ne olacağı planlanmaya başlanır. Noel tamamen dini bir tatildir ve Katolik Hıristiyanlardan kaynaklanmaktadır. Hz. İsa’nın doğumunun kutlandığı düşünülür ama Hz. İsa’nın doğumunun da aslında mart ayında olduğu düşünülmektedir. Ayrıca Noel Baba da 1800 sene önce ülkemizde yaşamış ve bugünkü Demre ilçesinin piskoposudur. Zor durumda olanlara gizlice verdiği hediyelerle tanındığından bacadan gizlice giren Noel Baba düşüncesi de ona dayandırılmaktadır.

Yılbaşı

Noel’den hemen sonra da yılbaşı vardır. Yılbaşı aslında din ile alakası olmayan bir kutlamadır. Bir yıl bitip bir sonraki yıl başlamaktadır. Bizim adetimizde çoğunlukla pijama ve terlikleri giyip televizyon izlenerek ve çokça yemek tüketilerek kutlanır(dı). Son zamanlarda ise Amerikan dizilerinden öğrendiğimiz şekilde hindi ve Noel Baba kıyafetleriyle kutlanmaya başlandı ama yukarıda bahsettiğim gibi ne Noel Baba’nın, ne yılbaşı süslerinin, ne de hindinin yılbaşı ile bir alakası var. Bu kavramları birleştirip bir yılbaşı kutlama yöntemi yaratan bizden başka ülke yoktur demek istemiyorum ama bu kutlama biçiminde özel olabiliriz.

Kısacası tüm bu günlerin en önemli özelliği insanların daha fazla harcama yapmasını sağlamaktır. Ülkemizde de bu tarihlerin nereden geldiği fazla anlaşılmasa da harcama özelliği gayet güzel kavranmış durumdadır. Alınan hediyelerin önemli bir kısmı da gerekli ve işlevsel olmaktan son derece uzak olduklarından sadece tüketim endüstrisine hizmet etmektedir. Bu nedenle bu alışkanlıktan elimizden geldiğince uzak durmak sürdürülebilir bir gelecek için önemli ihtiyaçlardan biri olmalıdır. Yılbaşı gecesi birbirimize verebileceğimiz en güzel hediye güzel bir sözdür. Hani gerçekten değerli bir hediye vermek isterseniz becerileriniz çerçevesinde kendiniz bir şey yaratmayı deneyebilirsiniz.

Kategori: Hafta Sonu