GündemManşetTürkiye

Büyükada davasında iki yıl sonra mütalaa

2017’nin temmuz ayında, Büyükada’da “İnsan Hakları Savunucularının Korunması Dijital Güvenliği” başlıklı toplantıya katıldıkları gerekçesiyle haklarında “terör örgütüne üyelik” suçlamasıyla dava açılan 11 insan hakları savunucusunun 10’uncu duruşması bugün İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Bir önceki duruşmada ek süre isteyen Savcı, mütaalasını açıkladı. Mütalaada Taner Kılıç’ın “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla; Günal Kurşun, İdil Eser, Özlem Dalkıran, Nejat Taştan, Veli Acu’nun da “terör örgütüne üye olmamakla beraber yardım” suçlamasıyla cezalandırılmasını istendi.

Savcı, “terör örgütüne yardım etme suçunu işlediklerine dair inandırıcı delil elde edilemediği” gerekçesiyle Peter Frank Steudtner, Ali Gharavi, İlknur Üstün, Nalan Erkem ve Muhammed Şeyhmus Özbekli hakkında beraat verilmesini talep etti.

Hak örgütlerinden ortak açıklama

Duruşmanın öncesinde Civil Rights Defenders, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Hafıza Merkezi, Hak İnisiyatifi Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Kadın Koalisyonu, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Uluslararası Af Örgütü, Yurttaşlık Derneği temsilcileri ortak bir açıklama yaparak, hak savunucularının üzerindeki baskının kaldırılmasını istedi.

Açıklama şöyle:

İki yıl önce 11 insan hakları savunucusuna karşı açılan ve Büyükada Davası olarak bilinen davanın 10. duruşması birazdan arkamızdaki Çağlayan Adliyesi’nde, İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Bu arada, bu davanın soruşturmasına paralel olarak 2017 yılında Büyükada’da yapılan toplantıya katılan 10 insan hakları savunucusu aleyhine “Siyasal veya Askeri Casusluk, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna muhalefet” iddialarıyla açılan bir soruşturmanın da kanıt yokluğu nedeniyle 2018 yılında takipsizlikle sonuçlanmış olduğunu öğrendik.

Biz bunu zaten söylemiştik. Çalışmaları tamamen insan hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesine adanmış insan hakları savunucuları, bu asılsız iddialar nedeniyle günlerce gazetelere manşet oldu. Haklarında senaryolar üretildi. Bu gazeteler ve görsel-işitsel medya sahte haberlerle insan hakları savunucularını ve insan hakları çalışmalarını karaladı.

Daha önce Haziran 2017’de önce gözaltına alınan daha sonra tutuklanan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç hakkında “silahlı örgüte üye olmak” suçlamasıyla açılan dava, Büyükada Davası ile birleştirilmişti. Bir yıldan daha fazla tutuklu kalan Taner Kılıç geçtiğimiz yıl ağustos ayında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Taner Kılıç’a isnat edilen suçun gerçekleşmediğine ilişkin bilirkişi raporları dava dosyasındadır.

İnsan hakları savunucuları hakkında hiçbir somut delile dayanmadan “terör örgütlerine yardım” suçuyla haksız bir biçimde açılan bu davanın bugün (27 Kasım) görülecek olan duruşmasında savcının mütalaasını vermesi bekleniyor.

Biz insan hakları savunucularının beklentisi, kamu adına hareket eden savcının yine kamu adına bu haksızlığa ve ortaya çıkan eziyete artık son vermek adına beraat talebinde bulunması ve davanın böyle sonuçlanmasıdır.

İnsan hakları savunucuları olarak tek talebimiz arkadaşlarımızın en doğal hakkı olan özgürlükleridir. “

Ne olmuştu?

İnsan hakları savunucularının İstanbul Büyükada’da düzenledikleri bir eğitim toplantısına yapılan polis baskınıyla 10 kişi gözaltına alındı. 5 Temmuz’da düzenlenen baskınla gözaltına alınan 10 kişiden Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser, İsveç vatandaşı, Eğitmen Ali Gharavi, Yurttaşlık Derneği‘nden (eski adıyla Helsinki Yurttaşlar Derneği) Özlem Dalkıran, Alman vatandaşı Danışman Peter Steudtner ve İnsan Hakları Gündemi Derneği üyeleri Veli Acu ile Günal Kurşun, “silahlı terör örgütüne yardım etmek” ve “terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçlamalarıyla 18 Temmuz’da tutuklandı.

Yurttaşlık Derneği‘nden Nalan Erkem, HAK İnisiyatifi‘nden Şeyhmus Özbekli, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği‘nden Nejat Taştan ve Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Hazırlanan iddianameye 6 Haziran 2017’de “FETÖ üyeliği” suçlamasıyla tutuklanan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç da dahil edildi. Cumhuriyet savcısının hazırladığı iddianamede Taner Kılıç hakkında “Silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla, diğer hak savunucuları hakkında ise, “Silahlı terör örgütüne yardım etme” suçlamasıyla 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası talep edildi.

İddianamede yargılanan insan hakları savunucularının “Adalet Yürüyüşü’nü kaosa çevirmeye çalışmak” istedikleri, “PKK, DHKP-C ve FETÖ ile irtibatlarının bulunduğu ve bu örgütlere yardım kastıyla hareket ettikleri” ileri sürülüyor.

Hak savunucuları, 25 Ekim 2017’de ilk kez hâkim karşısına çıktı. İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi, Kurşun, Üstün, Eser, Erkem, Steudtner, Dalkıran, Garawi ve Acu’nun tahliyesine karar verdi. Ayrıca Özlem Dalkıran ve Veli Acu hakkında yurt dışına çıkış yasağı koydu. Tutuksuz sanıklar Şeyhmus Özbekli ve Nejat Taştan hakkında 25 Temmuz 2017’de verilen adli kontrol kararı ise kaldırıldı.

Davanın son tutuklu ismi olan Taner Kılıç, 15 Ağustos tarihli olağan tutukluluk incelemesi neticesinde 432 günlük tutukluluğun ardından tahliye edildi.

Kategori: Gündem