EkolojiManşetYeşil Gündem

Murat Dağı’nda altın madeni projesine izin yok

Kütahya’nın Gediz ilçesindeki Murat Dağı ve çevresinde altın madeni açılmasına ilişkin verilen Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) olumlu raporu iptal edildi. Kütahya İdare Mahkemesi tarafından alınan iptal kararının duyurusunu yapan, Uşak Milletvekili Özkan Yalım konuyla ilgili Meclis’te bir basın açıklaması düzenledi.

Yalım: Murat Dağı’nı kurtardık

Yalım Kütahya Valiliği’nin mayıs ayı içerisinde verdiği ÇED raporuna karşı hukuki süreç başlattıklarını belirten Yalım şunları söyledi:  “Kütahya İdare Mahkemesi, Murat Dağı bölgesinin altın madeni açılmasına uygun olmadığına dair görüş bildirdi. Bu kararla Murat Dağı’nı kurtarmış olduk. Ege Bölgesi’nde yaklaşık 16 milyon kişi yaşıyor. Bütün bölgeyi etkileyen bu karar bölgemize hayırlı olsun. Bölgede bundan sonra herhangi bir firma tarafından maden alanı açılmayacağı verilen kararla tescillenmiş oldu.”

Ne olmuştu?

Anadolu Export adlı şirketin, Murat Dağı’nda 780 hektarı yoğun orman alanı olan bin 100 hektarlık bir alanda siyanürlü altın madeni işletmeciliği yapması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen olumlu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu 8 Mayıs’ta onaylanmıştı.

Olumlu ÇED raporuna belediyelerden itiraz

Kullanılacak siyanürün Eskişehir’de Porsuk Çayı’nın yanısıra Gediz ve Banaz çaylarıyla Ankara’nın da aralarında bulunduğu yedi kenti etkileyeceği öne sürülmüş, olumlu Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun iptali için aralarında AKP’li Gediz belediye başkanlığının da bulunduğu 60 kurum başvuru yapmıştı.

Kullanılacak siyanürün Kütahya’nın yanı sıra Eskişehir, Bilecik ve Uşak gibi illeri de etkileyeceği gerekçesiyle davaya Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Odunpazarı ve Tepebaşı belediyeleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi de müdahil olarak katılmıştı.

Bilirkişi raporu: Çok sayıda ölüme yol açabilir

Açılan iptal davası kapsamında mahkemenin atadığı yedi kişilik bilirkişi heyeti Ağustos ayında bölgede inceleme yaptı. Bilirkişi raporunda, ÇED raporuna göre kesilecek 2 bin 100 ağaçla 1689 metrekareye bir ağaç düşeceği hesaplanırken, uydu görüntüleri ve keşif sırasındaki gözlemlerle kesilecek ağaç sayısının aslında 190 bini bulacağı öne sürüldü.

Raporda ayrıca söz konusu alanın birinci deprem bölgesinde yer aldığı söylenerek, projenin depremlere ve dolayısıyla çok sayıda kişinin yaşamına mal olabileceği belirtildi. Bunların yanı sıra siyanürün suya karışmasıyla çok sayıda insan ve hayvanın zehirlenebileceği söylendi. Bu değerlendirmeler sonucunda bilirkişi ekibi proje hakkında olumsuz kararını açıkladı.

 

Kategori: Ekoloji