Günün Manşetiİklim ve EnerjiManşet

COP25’in iptal edilmesi ne anlama geliyor?

Haber: Elif Ünal

Uluslararası iklim müzakerelerinde önemli bir yeri olan BM İklim Değişikliği Konferansı’nın iptal edilmesi ne anlama geliyor ve bizi bizi nasıl bir süreç bekliyor? İstanbul Politikalar Merkezi’nden Ümit Şahin sorularımızı cevapladı.

Şili’de haftalardır süren protesto eylemleri nedeniyle Devlet Başkanı Sebastian Pinera, kasım ve aralık aylarında ülkesinde gerçekleşecek iki uluslararası etkinliği iptal ettiğini duyurdu. Asya –Pasifik Ekonomik İşbirliği Zirvesi’nin (APEC) 16-17 Kasım tarihlerinde, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın (COP25) ise 2-13 Aralık tarihleri arasında gerçekleşmesi bekleniyordu.

Pinera, başkanlık sarayından yaptığı açıklamada, halkını her şeyin üzerinde tutması gerektiğini söyleyerek  “Bu çok zor bir karar, COP ve APEC’in önemini biliyoruz. Fakat sağduyuyla karar vermemiz gerekiyordu” dedi.

Yeşil Gazete’ye konuşan İstanbul Politikalar Merkezi Kıdemli Uzmanı ve İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Ümit Şahin, uluslararası iklim müzakerelerinde önemli bir yeri olan BM İklim Değişikliği Konferansı’nın iptal edilmesinin ne anlama geldiğini ve bundan sonraki süreci anlattı.

‘Paris Kurallar Kitabı konuşulacaktı’

“Her sene yapılan bu sene 25’incisi yapılacak olan İklim Değişikliği Taraftar Konferansı iklim müzakereleri için önemli bir etkinlikti” diyen Ümit Şahin iptal edilen konferansın gündem maddelerini şu şekilde sıraladı:

Paris Anlaşması’ndan bu yana yapılan her COP’ta anlaşmanın uygulanmasına yönelik adımlar konuşuluyor. Bu konferansta da bu adımların belirleyicisi Paris Kurallar Kitabı’nın konuşulması bekleniyordu. Özellikle piyasa ekonomilerinin olduğu kısım tartışılacaktı. Ayrıca Paris’in 2020 hedef dönemi başlıyor. Anlaşmaya göre ülkelerin koyduğu hedeflerin 2020’den itibaren güçlendirilmesi gerekiyor. En büyük mücadele karbon emisyonu azaltım hedeflerinin daha da azaltılması olacaktı.”

‘İptal kararı müzakereye zarar verebilir’

“Oraya Greta Thunberg de gidecekti. Hem Greta’nın gidecek olması hem Şili’deki aktivistlerin güçlü bir baskısı olacaktı” diye konuşan Şahin, iptalin iklim krizi konusunda adım atılmasını istemeyen devletlerin işine geleceğini savundu. Konferansa bir iki ay kala iptal edilmesi gibi bir durumun daha önce hiç yaşanmadığını belirten Şahin, olayın müzakereye büyük zarar verebileceği görüşünde.

‘Bonn şehrinde yapılabilir’

Şahin, bundan sonraki adımları değerlendirirken, en büyük ihtimalin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCC) de merkezi olan Almanya’daki Bonn şehrinde yapılması olduğunu söyledi. Gerekçeleri ise hem ulaşım olarak kolay bir lokasyonda olması hem de her yaz yapılan ara toplantıların orada gerçekleştirilmesi.

Diğer ihtimal ise aslında en kötü senaryo. Yani, 2020’de Glasgow’da yapılması planlanan bir sonraki COP’a kadar herhangi büyük çapta bir toplantı yapılmaması ve ara toplantılarla geçiştirilmesi.

‘Türkiye’de yapılması mümkün değil’

İptal edilen konferansın Türkiye’de yapılma ihtimalini değerlendiren Ümit Şahin, “Türkiye’ye alınma ihtimali yok çünkü Türkiye Paris Anlaşması’na taraf değil. Bir ülke sadece mekan olarak ev sahipliği yapmıyor. Aynı zamanda toplantının yürütücülüğünü yapıyor. Bu ülkenin de taraf olmayan bir ülkeden seçilmesi mümkün değil” dedi.

İptal kararına ne sebep oldu? 

Şili’deki hükümet karşıtı gösterilerin başlangıcı metro ve otobüs ücretlerine yapılan zam olmuştu. Zammı protesto ederek turnikeden atlayan öğrencilere güvenlik güçlerinin şiddet uygulayarak müdahale etmesi ülkede büyük tepkiye yol açmış ve halk sokaklara dökülmüştü. Gösteriler kısa sürede hükümet karşıtı bir ayaklanmaya dönüştü.

Protestolarının şiddetlenmesiyle 19 Ekim’de üç kentte acil durum ilan edildi; ordu, Pinochet diktatörlüğünden beri ilk kez sokağa indi; sokağa çıkma yasakları uygulandı.  Pinera’nın 28 Ekim’de de acil durumu ve sokağa çıkma yasaklarını kaldırdığını duyurmasına, sonrasında da bakanları görevden alacağını duyurmasına rağmen gösteriler hala devam ediyor.