İklim KriziManşetTarım-Gıda

Dünyanın 14 kenti yurttaşları için ‘iyi gıda’ dedi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun da katıldığı, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ta gerçekleştirilen C40 Dünya Belediye Başkanları Zirvesi’nde kentlerdeki gıda israfını ve gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarını azaltmak amacıyla 14 dünya kenti  tarafından  C40 İyi Gıda Şehirleri Bildirgesi imzalandı. Toplam nüfusu 64 milyon olan Barcelona, Kopenhag, Guadalajara, Lima, Londra, Los Angeles, Milan, Oslo, Paris, Quezon City, Seul, Stockholm, Tokyo ve Toronto şehirleri yurttaşlarının sürdürülebilir gıdaya erişimini arttırmak ve  2030’a kadar herkes için “Gezegen Sağlığı Diyeti” hedefini gerçekleştirmek için yurttaşları ile birlikte çalışma taahhüdünü verdiler. Buna göre, Belediye başkanları satın alma yetkilerini kentlerin aldıkları gıdaları değiştirmek ve  sağlıklı, lezzetli ve düşük karbonlu yiyecekleri herkese erişilebilir kılan politikalar başlatmak için kullanacaklar. Başkanlar, ayrıca yiyecek kaybı ve israfını da azaltacaklar.

İmzacılar arasında İmamoğlu’nun temsil ettiği İstanbul veya Türkiye’den herhangi bir şehir bulunmuyor.

Taahhüt aşağıdaki detayları içeriyor:

  • Gıda atığının 2015 düzeyinin en az yarısına indirilmesi (gıda atığını yüzde 50 azaltmak),
  • Belediye gıda alım politikalarının “Gezegen Sağlığı Diyeti”ne uygun hale getirilmesi,
  • Yurttaşların sürdürülebilir gıda tüketimini destekleyecek politikaları geliştirmek,
  • Sürdürülebilir ve sağlıklı gıda stratejilerini kent stratejilerine ve kent iklim eylem planlarına dahil etmek

Gezegen Sağlığı Diyeti

Gıda, sağlık ve iklim uzmanlarını biraraya getiren  yayımlanan “Gezegen Sağlığı Diyeti” hem gezegen hem de insanlar için en sağlıklı diyeti bulmak amacı ile EAT-Lancet Commission tarafından yapılan bilimsel analizler sonucunda oluşturuldu. Diyet,tüm yetişkinler için, yılda kişi başına 16 kilo (haftada 300 gram et) ve kişi başına 90 kilo (günde 250 gram) süt ürünü geçmeyen ve ultra işlenmiş gıda içeriği düşük, günde 2.500 kaloriye varan dengeli ve besleyici gıdalardan oluşuyor. Bir gezegensel sağlık tabağının yaklaşık yarısı sebze ve meyveden, diğer yarısı ise öncelikle tam tahıllar, bitkisel protein kaynakları, doymamış bitkisel yağlar ve (isteğe bağlı olarak) mütevazı miktarlarda hayvansal protein kaynaklarından meydana geliyor.İsrafı önlemek, sera gazı emisyonlarını yüzde 60 azaltabilir

C40 Şehirleri tarafından Haziran 2019’da yayınlanan araştırma, gıdanın kentlerin en büyük tüketime dayalı emisyon kaynakları arasında olduğunu ortaya koymuştu. Çalışmaya göre, sürdürülebilir bir diyet ve yiyecek israfını önlemek, yediğimiz yiyeceklerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını en az yüzde 60 oranında azaltabilir. Ocak 2019’da EAT-Lancet Komisyonu tarafından yayınlanan başka  bir araştırma ise, “Gezegen Sağlığı Diyeti”nin küresel ölçekte kabul edilmesinin emisyonları önemli ölçüde azaltacağını, 10 milyar insan için dengeli ve besleyici bir diyet temin edeceğini ve her yıl 11 milyon hayat kurtaracağını gösteriyor.

Kentler, yemeğin üretilme ve tüketilme şeklini değiştirme çabalarına da öncülük edecek. Küresel gıda sistemi, zararlı sera gazı emisyonlarının başlıca kaynaklarından ve küresel iklim acil durumunu tetikleyen tüm emisyonların yaklaşık dörtte birinden sorumlu. C40’ın araştırmasına göre, yiyecek üretme, taşıma, tüketme ve atık yöntemlerimizde önemli değişiklikler yapılmadığı takdirde, gıda sektöründen kaynaklanan emisyonların 2050 yılına kadar yaklaşık yüzde  40 oranında artacak. Gıda üretimi, tüketimi ve atıklardan kaynaklanan emisyonlar arttıkça, hızlanan iklim krizi dünyanın büyüyen nüfusunu besleme kabiliyetimiz tehdit ediyor. Şu anda, dünya genelinde 820 milyondan fazla insan açlık ve yetersiz beslenmeden etkileniyor. Aynı zamanda, küresel diyet eğilimleri kalp hastalığı, diyabet ve kanser oranlarının artmasında da rol oymanın yanı sıra sağlık maliyetlerini de artırıyor ve her yıl milyonlarca erken ölüme de neden oluyor. Sera gazı emisyonlarının başlıca kaynaklarından aşırı kırmızı et tüketimi ve şeker, yağ ve tuz bakımından ultra işlenmiş yiyecekler topluluklarımızı daha hasta ve daha az üretken hale getiriyor.

Kentleşmenin dünyadaki kentsel nüfus artışına artırılmasıyla birlikte, 2050 yılına kadar dünya genelinde üretilen tüm gıdaların yüzde 80’inin şehirlerde tüketilmesi bekleniyor ve belediye başkanları, gıda güvencesizliği ve artan obezitenin giderek büyüyen kentsel problemler teşkil etmesine bağlı olarak, vatandaşların yararına eyleme geçme zorunluluğunu kabul ediyor.

Belediye Başkanları Yeşil Yeni Düzen’i desteklediklerini de açıklamışlardı.

İmzacılar ne diyor?

Milano Belediye Başkanı Giuseppe Sala: İklim acil durumu her zamankinden daha acil ve bu duruma vereceğimiz cevabın önümüzdeki zorluklarla orantılı olması gerekiyor. Bu bildirgeyi imzalayarak, acil olarak birlikte çalışmayı ve tedarik güçlerimizi kentsel gıda ortamını değiştirmek için kullanmayı taahhüt ediyoruz. Emisyon azaltımını hızlandırmak ve tüm vatandaşların daha sağlıklı ve bilinçli seçimler yapabilmelerini sağlamak için gıda atıkları dahil olmak üzere, gıda sistemlerimizdeki aşırı tüketimin ve sürdürülemez uygulamaların olumsuz etkilerini ele almamız gerekiyor.

Paris Belediye Başkanı ve C40 Başkanı Anne Hidalgo: Kentler çiftlikten sofraya, tohumdan tabağa süreçlerindeki verimli döngünün şekillendirilmesinde temel bir rolü oynuyor. İklim kriziyle karşı karşıya kaldığımız bugünlerde, gıdaya yaklaşımımızı yeniden düşünmenin, uzun süreli ve çok yıllık bir ekolojik geçiş için çok önemli olduğuna inanıyorum. Bu taahhüdü en büyük önceliklerimizden biri yapalım, çünkü gıda insanlığın temelini teşkil ediyor”

Tokyo Belediye Başkanı Yuriko Koike: “Küresel bir megapol olarak Tokyo 1.5 derece hedefine tutturmaya çalışacak ve  2050 yılına kadar dünyanın net sıfır karbon emisyon hedefine katkıda bulunan “ Sıfır Emisyonlu” bir kent olacak. ıdaya büyük önem veren ve gıda kültürüne saygılı olan Tokyo kenti, hem insana hem de çevreye saygılı etik bir yaklaşımla gıda atıklarına karşı önlemlerle ilgili çalışmalar yürütmekte kararlıdır.

C40, dünyanın en büyük şehirlerinden 94’ünü bir araya getiriyor. 700 milyonun üzerinde kentliyi ve küresel ekonominin dörtte birini temsil eden C40 kentlerinin belediye başkanları, Paris Anlaşması’nın en iddialı hedeflerini yerel düzeyde gerçekleştirmeyi ve soluduğumuz havayı temizlemeyi taahhüt ediyorlar 9 Ekim 2019 tarihinde, C40 belediye başkanları “küresel kaynakların fosil yakıtlardan çekilmesi ve iklim acil durumunun önünü kesen eylemlere acil, temel ve geri dönüşü olamayacak şekilde kaydırılması için” Küresel Yeşil Yeni Düzen’e desteklerini açıklamışlardı.

‘Türkiye’den imzacı kent olmayışı üzücü’

Yeşil Gazete yazarı, gıda ve tarım uzmanı Ayşe Bereket, “Bildirge imzacıları arasında başta İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük kentlerimiz olmaması üzücü. Bir C40 kenti olan İstanbul ve Ankara ve İzmir gibi büyük kentler başta olmak üzere, Türkiye’deki tüm yerel yönetimlerin de sürdürülebilir ve temiz gıda ve yiyecek israfının önlenmesi konusunda artık somut adımlar atması son derecede önemli” değerlendirmesinde bulundu. C40 toplantısına katılan İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu Kopenhag’daki C40 zirvesinde verdiği taahhütler arasında bu konuya değinmediğine dikkat çeken Bereket, şöyle konuştu: “Bir C40 kentinin belediye başkanı olarak İmamoğlu’nun İyi Gıda Kentleri Bildirgesi’ni imzalamasını,yerel küçük üreticiler ve Türkiye’de bu konuda çalışan STK’larla birlikte yediğimiz yiyeceklerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını en az yüzde 60 oranında azaltabilecek adımların atılmasında Türkiye’de öncülük edeceğini umuyorum. İklim eylemi gıda güvencesiyle doğrudan ilişkili ve Türkiye’deki tüm yerel yönetimlerin bu önemli konuyu gündemlerine alması gerekiyor”

Kategori: İklim Krizi