Hafta SonuKültür-SanatManşet

[Babil’den Sonra] Doğu’nun Offenbach’ı Gomidas 150 yaşında

Ermeni besteci ve müzikolog Gomidas, doğumunun 150. yılında Türkiye ve dünyadan birçok sanatçının katılacağı özel bir konserle İstanbul’da anılıyor.

Doğu’nun Offenbach’ı olarak nitelendirilen Ermeni besteci ve müzikolog Gomidas Vardabet, 150’inci doğum yıldönümünde özel bir konserle anılacak. “Aydınlık Sabahın Sesi” konseri bugün (7 Ekim Pazartesi) saat 20:30’da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek. Anadolu Kültür, Kalan Müzik ve Maxim Gorki Theater işbirliğiyle düzenlenen konserde Gomidas’ın beste ve derlemelerini Türkiye, ABD ve Ermenistan’dan konuk sanatçı ve topluluklar seslendirecek.

Gomidas deyince aklıma turnalar geliyor

Bir Anadolulu olan Gomidas’ ın hayat hikâyesi de şarkılarında rastladığımız turnaların hikâyesine benzer. Kütahya’ da başlayan ve Paris’ e sona eren sabır, sevgi, onur ve özgürlük arayışıyla yazılmış, sonu hazin biten bir yolculuk hikâyesi.

Asıl adı Soğomon Kevork Soğomonyan olan Gomidas Vardabet, tarihi Hititlerden daha da eskiye Friglere, Lidyalılara, Perslere, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı uygarlıklarına kadar uzanan ve sanatın ve zaman zaman siyasetin merkezlerinden biri olan 7000 yıllık bir kültür birikimine ev sahipliği yapmış olan Kütahya’ da, 1869’ da dünyaya gelir. Kent Roma, Bizans, Osmanlı ve Pers saraylarına müzisyen gönderen bir kenttir. Masalcı Ezop ve seyyah Evliya Çelebi’nin de şehridir aynı zamanda.

Gomidas bir yaşındayken annesini kaybeder. Annesi halı dokumacısı ve müzisyendir.  On bir yaşına geldiğinde babası da hayata veda eder. O da bestekâr ve ozandır. Bir yıl sonra 1881’ de sesinin güzelliği fark edilir ve Erivan’a, Ermeni Ana Kilisesi Eçmiyadzin’e müzik eğitimi alması için gönderilir. İlk eserlerini orada besteler. Vartabed ünvanını da orada alır. Bu unvan Ermeni Kilisesi’nde rahibin bir üstündeki unvandır. Sonra piskopos, başpiskopos ve patriklik unvanları gelir.

Patrikhane’nin tek sesli müziğine karşı

Gomidas, halk müziği ve antik çalgıları koro, orkestra ve kilise orkestralarında kullanan ilk müzisyendir. Ermeni müziğinin antik tempo ve ezgilerinin şifrelerini çözmek için Anadolu, İran, Kafkasya, Grek ve Mısır topraklarında Ermeni halk türküleri ve tempolarını, ayrıca ulaşabildiği antik sesleri de derleyip düzenlemiş; Türk, Kürt ve Arap müziklerini de içeren yaklaşık 4 bin eserden oluşan eşsiz bir koleksiyon oluşturmuştur. En özgün eseri olan Litürji Badarak’a 1892’ de başlamıştır ama bitirememiştir.

Daha sonra 1895’de Berlin’ e gönderilir ve orada “Doğu’nun Offenbach” ı olarak anılır. Burada Kaiser Friedrich Wilhelm Üniversitesi’nde müzik eğitiminin yanı sıra genel tarih, müzik tarihi, felsefe ve estetik dersleri alır ve Ermeni müziğini anlattığı çok sayıda toplantıya katılır. Kürt Müziği üzerine tezini de Berlin’ de kaleme alır. 1899’ da mezun olur.

Paris’te bir plak kaydı yapar ve dört sesli kilise müziği üzerine çalışır. Ama maddi zorluklar nedeniyle Avrupa macerası sona erer ve Erivan’a geri dönmek zorunda kalır.

1910 yılında Ermeni müziğini ve antik ezgileri geliştirmek, çok sesli koro ve orkestralarda sahneletmek için İstanbul’a gelir. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde müzik dersleri ve seminerler verir. İstanbul’ da yeni müzisyenlerle tanışır, yeni besteler yapar, 300 koristten oluşan dört sesli müzik yapan Gousan Korosu’nu kurar. Ermeni Patrikhanesi’nin yaptığı çok sesli müzikle, yaradanın birliğini temsil eden tek sesli müziğe aykırı davrandığı gerekçesiyle uyguladığı baskılara aldırmaz ve bu koroyla Anadolu’ da çeşitli konserler verir. Dinsel müzikten kopuşunun ve halk müziğine yönelişinin ipuçları da bu dönemde netleşmeye başlar. İzmir ve Hatay’da da yaşayan Gomitas, Türk Ocakları’nda da müzik dersleri ve seminerleri verir.

Tanrı şeytanın gözlerinden korumadı 

En son Nisan 1915’te Türk Ocağı’nda bir konser verir. İttihatçıların ileri gelenlerinin ve Talat Paşa’nın katıldığı bu konserde Hamdullah Suphi onun için şöyle der: “Anadolu’nun çocuğu bu Ermeni papaz, uzun çalışmaları sonucunda Ermeni Müziği’ni kanatlandırmıştır. Rahatından vazgeçip bütün zamanını köyleri tek tek gezerek eserleri toplamaya harcamıştır. Ermeni ulusunun mirasını sergilemiştir. Bizim din adamlarımızda aynı şeyleri yapmalıdır, Türk ulusunun gelişmesi ve hazinesini keşfi için yürekleriyle çalışmalıdır. Şu bir gerçektir ki Ermeni kültürü bizim kültürümüz karşısında gelişmektedir. Türkiye’ye gider, Anadolu’nun hangi köşesine giderseniz gidin Ermeni yaratıcılığını ve aklını göreceksiniz. Eserleriyle, ürettikleriyle “Ben buradayım”ı size anlatacaklardır.  Saraya giderseniz göreceksiniz, mimarın Ermeni olduğunu. Ermeni ustaların dünyaca ünlü yüzüklerini göreceksiniz Van’dan. Geliştirdikleri tıp okullarını ve yazarlarının yazdığı kitaplar ve bilim alanındaki kitapları. Hepsi Ermenilerin. Bunlar asırlardır birlikte yaşadığımız insanlardır.” Bu konuşmadan sonra Gomidas piyanosunun başına geçer ve sonunda Genç Türkler ve İttihatçılar tarafından ayakta alkışlanır. Salonda şu cümle yankılanmaktadır. “Tanrı şeytanın gözlerinden korusun Gomidas’ı”

Ama ne hikmetse bu konserden yaklaşık on gün sonra, 24 Nisan 1915 günü tehcir kararı gereğince tutuklanan 235 Ermeni aydın, doktor, iş adamı, tiyatrocu ve sanatçıdan biri de Gomidas Vartabed olur. Çankırı’ ya sürgüne gönderilirler. Bu tarihe kadar yaptığı bütün çalışmalar, derlemeler ve notaları yakılır.

Gomidas, Halide Edip Adıvar’ ın ısrarlı çaba ve girişimleri ile 8 Mayıs’ta İstanbul‘a geri gönderilir ama yaşadıkları Gomidas’ ın ruhunda derin ve onulmaz yaralar açmıştır. Aklını doğduğu topraklarda bırakır ve 1916 yılında İstanbul’da La Paix Hastanesi Psikiyatri Kliniği‘ne yatırılır. 1919 yılında ise Paris’teki bir psikiyatri kliniğine yollanır. 1935 yılına kadar bu klinikte yaşar. Hayatının son 18 yılında hiç piyano çalmaz, beste yapmaz, şarkı söylemez ve konuşmaz.

Gomidas 20 Ekim 1935’ de Paris’te hayata veda eder. 1936’ da Ermenistan’ da toprağa verilen, Anadolu’ nun en büyük etnomüzikoloğu Gomidas’ dan geride bugün çok sayıda Anadolu ezgisi bizlere miras kaldı. Ama ne yazık ki Gomidas’ın, kültürel hafızanın korunmasına ve aktarımına ilişki önemli bir örnek teşkil eden müzikoloji alnındaki çalışmaları bugüne kadar Türkiye’de bu alanda yapılan araştırmalara yeterince yansımadı ve müzikseverlere tanıtılamadı.

Doğumunun 150. Yılında,  7 Ekim Pazartesi saat 20:30’da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek olan “Aydınlık Sabahın Sesi” konseri, Gomidas’ı tanıtmayı ve onun bıraktığı müzik mirasına dikkat çekmeyi amaçlıyor.

Konserde Aynur Doğan, Ertan Tekin, Karatzayn Quartet, Kevork Tavityan, Levon Eroyan, Lusavoriç Çocuk Korosu ve Sevana Tchakerian, Pervin Chakar, Şevval Sam, Vomank müzik grubu, Yerkaran Projesi’nin yanı sıra Ermenistan’dan GOGHT müzik grubu ve ABD’den Ara Dinkjian ve Zulal Trio, Gomidas’ın beste ve derlemelerinden örnekler seslendirecekler.

(Yeşil Gazete)

 

Kategori: Hafta Sonu