Günün Manşetiİklim ve Enerji

40 kişinin ölümüne neden olan ‘ölümcül kömür külü davası’ 10 yılı doldurdu

ABD’nin Tennesee eyaletinde dev bir kömür santralindeki, milyar galonluk bir toksik kömür külü bulamacı çevreye yayıldı. Temizlik çalışmalarına katılan 40 kişi öldü. 300’den fazla çalışan kanser, kalp yetmezliği, felç ve akciğer hastalığına yakalandı. Şirkete açılan dava 10 yıldır sürüyor. 

Yeşil Gazete için çeviren: Aslıhan Ulu

Yayını bu linkten dinleyebilirsiniz

Kingston Power Plant sızıntısından sonra 300 dönümlük arazi, toksik kömür külü bulamacının altında kaldı. Fotoğraf: Wikimedia Commons, Brian Stansberry, CC

2008’de, Tennessee’de TVA’nın [1] sahibi olduğu dev bir kömür santralindeki, milyar galonluk bir toksik kömür külü bulamacının bulunduğu göletin duvarı aniden çöktü. Sızıntı 300 dönümlük araziyi kirletti ve çok büyük bir temizlik projesini gerektirdi. Katılan onlarca temizlik işçisi hayatını kaybetti ve yüzlerce kişi hastalandı. Men’s Journal Kıdemli Editörü J.R. Sullivan, işçiler ve ailelerinin mahkemedeki adalet mücadelesi hakkında konuşmak için Bobby Bascomb‘ın sunuculuğunu yaptığı Living on Earth (Dünyada Yaşam) programına katıldı.

Transkript

BASCOMB: Public Radio International (PRI) ve Massachusetts Boston Üniversitesi’ndeki Jennifer ve Ted Stanley Stüdyolarından, Living on Earth (Dünyada Yaşam) programından ben Bobby Bascomb.

1955’te dünyanın en büyük kömür santrali Knoxville, Tennessee yakınlarında inşa edildi. Önümüzdeki 60 yıl boyunca kömür külü atıkları 2008’de patlayana kadar büyük bir bekletme havuzunda birikti ve bir milyar galondan fazla ölümcül kömür külü patlamayla birlikte çevreye dağıldı. Kömür külü bulamacı, kimyasalların zehirli bir güvesidir. Bu sebeple 300 dönümlük araziye yayılmış bu bulamacı temizlemek için 900 işçiyi kapsayan büyük bir temizlik projesi başlatıldı. Bu temizleme projesine yardım eden 40 kişi öldü, buna Billy Isley de dahil. Karısı Lena, kocası ölürken kanlı bir şekilde öksürdüğüne şahit olduğunu dile getirdi. Lena bir hemşire olarak eşinin bu şekilde öksürmesinin doğru olmadığını söyledi.

ISLEY: Yoğun ve koyuydu. Ve bu durum genellikle pıhtılaşma olduğunda görülür, bilirsin, ve bu normal kan akışı gibi görünmüyordu. Bu yüzden biliyordum ve ne zaman ağzını temizlemek istesem, bilirsin, kanda parçacıklar vardı. Küçük siyah parçacıklar. Düşünmeye başladım ve aman tanrım bunun ne olduğunu biliyordum. İlk düşündüğüm şey buydu, sadece bildiğin aptal kömür külü. Çünkü bu adamların hepsinin ciğerleri tükenmişti. Ve nefes alamıyorlardı.

BASCOMB: Kingston elektrik santralinin sahibi Tennessee Valley Authority (Tennessee Vadi Otoritesi) TVA.

ISLEY: TVA eşimi öldürdü buna gerçekten inanıyorum; TVA ve Jacobs eşimi öldürdü. Çünkü eşimin yaptığı tek şey orada çalışıp ailesinin geçimini sağlamaktı.

BASCOMB: 300’den fazla ek çalışan ise kanser, kalp yetmezliği, felç ve akciğer hastalığına yakalandı. Hastalıklarının sebebi olarak yaptıkları kömür külü temizleme işini gösteriyorlar ve federal hükümetin bu kurumunu mahkemeye çıkarmaları bile yıllarını aldı.

Men’s Journal” Kıdemli Editörü Jared Sullivan, daha ayrıntılı bilgi için New York City’den bize katıldı. “Living on Earth’e” hoşgeldin Jared!

SULLIVAN: Beni ağırladığınız için teşekkür ederim, minnettarım.

BASCOMB: 2008’de bu büyük kömür çamuru dökülmesine neden olan şeyi kısaca açıklayabilir misiniz?

Kömür külü yan ürünü de Kingston’un dökülmesinden sonra suyu kirleten yerel su yollarına sızdı. Fotoğraf: Wikimedia Commons, TVA CC

SULLIVAN: Evet. 22 Aralık 2008’de, Tennessee’nin Knoxville kentindeki bir TVA elektrik santralinde, altı kat, 80 dönümlük bir kömür külü yığını vardı. Kömür külü de elektrik üretmek için yanan kömürün yan ürünüdür. 2008 Noel’inden hemen önce gece yarısı, bu büyük dağ çöktü. Ve bu çöküntü, 300 dönümü kapladı, yakındaki iki nehre aktı ve her yere yayıldı. Çöküntünün hacmini karşılaştırırsanız, dökülen tüm bu milyarlarca galon kömür külü Exxon Valdez [2] petrolünün dökülmesinden 100 kat daha fazladır. Ve TVA, bu elektrik santralinin sahipleri, sızıntının ardından herkese, 300 dönümlük bu kömür külünün tamamen güvenli olduğunu söyledi. O anda yanında yaşayan veya temizlenmesine yardımcı olan insanlara zarar vermedi. Ancak bugün 10 yıl ileri atladığımızda, temizlemeye katılan 40 kişi ölü ve 300’den fazlası da hasta.

BASCOMB: Exxon Valdez ölçeğindeki bu büyük sızıntı temizleme projesi ne kadar sürdü ve kaç kişi katıldı?

SULLIVAN: Bu temizlik projesine 900 kişi katıldı. Neredeyse altı yıl süren bir proje olduğuna inanıyorum. Kömür külü ile kaplanmış 300 dönümlük alanın temizlenmesi uzun bir zaman aldı ve bazı noktalar 30-40 santimetre derinliğindeydi. Yani, büyük bir projeydi.

BASCOMB: Ve sen de Tennessee Valley Authority’nin “külü yemenin güvenli olduğunu” söylediğini yazdınız. Bu doğru mu?

SULLIVAN: Evet. Böylece, o sabah yapılan güvenlik toplantısını temizlik sürecinde yapacaklardı. Bu nedenle, bir TVA yetkilisi işçilerin önünde duracak ve özetle endişelenmemeniz gerektiğini, günde bir kilo kömür külü yiyebileceğinizi ve tamamen iyi olacağınızı söyleyecektir. Buna karşın, 80’li yıllara dayanan ve kömür külünün arsenik, kurşun, cıva gibi gerçekten de zehirli şeyleri barındırdığını gösteren TVA belgeleri var. Bu yapılan, bir bardak Long Island Iced Tea kokteylime bir parça zehir konması gibi bir şey. Ancak yine de, bu yetkililer ayağa kalktı ve işçilere düzenli olarak bu şeylerin çok güvenli olduğunu söyledi.  Ve kendilerini temizlemenin bile bir yolu yoktu. Onlara toz ya da gaz maskesi verilmedi ve bu işçiler sadece kot pantolon, tişört ve baretlerle çalıştı.

BASCOMB: Ve çalışanlara bu tür güvenlik ekipmanı vermemelerinin sebebinin muhtemelen, orada yaşayan insanları tedirgin etmemek ve burada bir sorun olmadığını göstermek olduğunu yazdınız.

SULLIVAN: Evet burası önemli bir nokta. Demek ki, en başından beri bu maddenin tehlikeli olduğuna dair hisleri vardı? Bu yüzden, işçilerin endişelerini yatıştırmayı ve onları daha fazla üzmekten veya endişelendirmekten kaçınmaya çalıştılar ve toz maskesi veya solunum maskesi takmalarını istemediler. Hikâyemi yakından takip eden avukat, aslında çok şey söyleyen bir e-mail buldu. Bu mailde konuşulana göre bu uygulamalar halkın algısını yönetmek için. Öyle ki, Jacobs ve TVA imajlarını kontrol etmeye çalışıyorlardı ve eğer işçiler orada olması gereken hazmat [3] kıyafetleriyle temizlik yaparlarsa, bu halkla ilişkiler açısından hiç de iyi olmayacaktı. Jacobs Mühendislik, TVA’nın bu büyük sızıntının güvenliğini ve temizliğini denetlemek için tuttuğu bir çeşit denetçi kurumdur. Ancak, Jacobs ve TVA halkın işçileri koruyucu kıyafetlerle görmesini istemedi. Hazırladığım rapor, Jacobs ve TVA’nın, kömür külünün zararlarını örtbas etmeye çalıştıklarını gösteriyor.

BASCOMB: Peki, işçiler ne zaman hastalanmaya başladı? Demek istediğim, ilk sızıntı 2008’de gerçekleşti. İnsanların belirtileri hissetmeye başlaması ne kadar sürdü?

SULLIVAN: İlk sızıntı gerçekleştiğinde, bu kömür külünün birçoğu çamur gibiydi. Yani, 2010 yazına kadar pek bir belirti yoktu; ancak bu tarihten sonra pek çok çalışanda boğazda kuruluk hissi başladı. Çünkü çalışanlar 2010’da o havayı solumaya başladı ve gerçekten içlerine çekmeye başladı. Ve işte o zaman, hastalanmaya başladılar. O zaman, kamyonlarda bayılmaya başladılar. O zaman, birçoğu felç geçirmeye başladı. Birçoğu komik tadı olduğunu– alüminyum folyoyu çiğniyormuş gibi olduğunu tarif ediyordu. İşte bu noktada havanın tadı hakkında konuştular. Sonuç olarak, aynı anda birçoğu ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladı.

BASCOMB: Yani, temizlik işini sürdürürken bu etkileri hissetmeye başladılar.

SULLIVAN: Evet. Evet, evet, evet.

BASCOMB: Peki şirket nasıl bir tepki verdi?

SULLIVAN: Bu nedenle, Mayıs 2015’te 25 çalışandan oluşan bir grubun Jacobs Mühendislik yetkilisiyle görüşüp toz maskeleri ve alanda bulunması için hava monitörleri istediklerini düşünüyorum. Ve cevap olarak, TVA’nın bu hava monitörlerini değerlendirdiğini ve şikayetçi oldukları hastalıklarının kömür külüyle bir alakası olmadığını; bu sebeple de toz maskesi, solunum cihazı veya koruyucu ekipman isteklerinin reddedildiğini söylediler. Her iki şirket de, TVA ve Jacobs, hala işçilerin sağlık sorunlarının kömür külü ile bağlantılı olmadığını, bu kömür külünün bu kişilere zarar vermesinin mümkün olmadığını söylüyor.

BASCOMB: Ve anladığım kadarıyla, sadece işçiler değil, bazılarının aileleri de bu etkileri hissediyor. Bana bundan bahseder misin?

Çok sayıda işçi ve aile üyeleri, Ansol ve Janie Clark da dahil olmak üzere Kingston sızıntısı temizliği sırasında ve sonrasında hastalandı. Fotoğraf: J. R. Sullivan’ın İzniyle

SULLIVAN: İşçiler her gün ayrıldıklarında, ayakkabılarını kedi kumu büyüklüğünde bir su kabında yıkamaları gerektiğini belirtti. Ancak bu, her gün iş çıkışı yaşadıkları temizliğin kapsamıdır. Böylece işçiler her gün eve çamurlu botları, çamurlu kıyafetleriyle döner, çocukları da onlara gelir sarılırlardı. Bugün, işten kömür külü kaplı bir şekilde dönen ebeveynlerine sarılan o çocukların birçoğunda da sağlık sorunları var. Ve bir çok işçi, kömür külünün çamaşır makinelerine dahi verdiği hasarı anlattı. Kömür külü o kadar zehirli bir madde ki tam anlamıyla çamaşır makinelerini yiyip bitirmişti. Konuştuğum bir kadın, çamaşır makinesini üç kez değiştirmek zorunda kaldığını söyledi çünkü bu şeyler motorları ve içindeki metalleri yemeye devam ediyordu. Bu yüzden, işçilerin çamaşırlarını yıkayan çok sayıda kadının da sorunları var. Hikâyemde öne çıkan bir kadın var, henüz 45 yaşında ve sadece işten dönen eşinin kıyafetleriyle uğraşması ona üç kez felç geçirtmiş.

BASCOMB: Tanrım, demek istediğim, eğer bu şeyler bir çamaşır makinesini bile tüketiyorsa, insan vücuduna ne yaptığını siz hayal edin.

SULLIVAN: Ve EPA (United States Environmental Protection Agency) [4] kömür külünü tehlikeli bir madde olarak görmüyor. Hikayemde belirttiğim Kingston sızıntısının doğrudan bir sonucu olarak, EPA kömür külü ve nasıl depolanması gerektiği konusunda yeni düzenlemeleri uygulamaya başladı. 2018’de de, şimdi olduğu gibi, elektrik şirketleri dünyada büyük bir çukur kazıp içine kömür külü dökebilirler. Herhangi bir koruyucu astar olmadan, işlemeden bu ham kömür külü doğrudan toprakta açılmış bir çukura gidiyor. Öyle ki, ABD’de bu kömür külü boşaltma çukurlarından 400 tane bulunuyor.  Araştırmalar gösteriyor ki, çukurların % 90’ı sızdırmakta ve yeraltı suyunu kirletmektedir.

BASCOMB: Bu kömür külünün nasıl yok edildiği, ben ve muhtemelen birçok dinleyen için şok edici. Elbette, bu uygulama, Temiz Su Yasası (Clean Water Act) ve açıkça kabul edilen düzinelerce başka çevresel kuralları hiçe sayıyor. 

Kingston kömürlü termik santrali, 1955’te tamamlandığında ülkenin en büyük enerji santrali oldu. Fotoğraf: Flickr, Brent Moore CC BY-NC 2.0

SULLIVAN: Böylece, 2015 yılında, EPA kömür külü düzenleme sürecine başladı ve o sırada EPA Obama yönetimi altındaydı; o zaman açıkça görülüyor ki, seçim sonrası bu durum, EPA’nın kömür külü düzenlemesine gelince gerçekten bir şeyleri değiştirdi. Böylece, 2017 yılında, EPA 2018’de yürürlüğe girecek düzenlemeleri geri alma sürecine başladı. Dediğim gibi, Kingston’un sızıntısının doğrudan bir sonucuydu.

BASCOMB: Şimdi, şirket bu işçilere karşı sorumluluk almadığı için bir dava olduğunu biliyorum. O nasıl ilerliyor?

SULLIVAN: Evet, 2012’de işçiler, kendilerini iyi hissetmediklerinden şikayetçi olarak Koxville, Tennessee’de avukat Jim Scott’a ulaştılar. Kan tükürüyorlardı ve bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyorlardı. Böylece, avukat Jim Scott bu konuyu araştırmaya başladı. Ve ilk başta, bence herhangi bir avukat gibi, doğal olarak şüpheyle yaklaştı. Ancak, geçmiş vakaları incelemeye başlayınca ve kömür külüyle alakalı araştırma yaptıkça fark etti ki, aman tanrım, işçiler doğru söylüyor. Özellikle işçilerden biri, Mike McCarthy adındaki bir adam, bir Jacobs çalışanının, iş sahasında toz maskesi takarsa, kendini cinsel organıyla asacağını söylediğini gizlice cep telefonuna kaydetti. Bu gizli çekim telefon videosunun da gösterdiğine göre Jim Scott elinde ne olduğunun ve bu işçilerin doğru söylediğinin farkında. Dolayısıyla, 2018 sonbaharında, davacıların jüriyi kömür külünün sağlıklarını makul bir şekilde etkileyebileceğine ikna etmek zorunda kaldıkları bir duruşma yaşandı. Ve jüri, işçilerin lehine karar verdi; bu karara göre, 2020’de gerçekleşecek olan duruşmanın ikinci aşamasında, işçiler kendi hastalıklarına ilişkin zararlar için dava açabilecek.

BASCOMB: Men’s Journal’ın kıdemli editörü Jared Sullivan, bize zaman ayırdığınız için teşekkürler.

SULLIVAN: Teşekkür ederim.

BASCOMB: Cevap için TVA ve Jacobs Mühendislik yetkililerine ulaştık. TVA’dan Scott Brooks’dan bir kısmı şu şekilde olan bir email aldık: “Bu Men’s Journal ile asıl sorunumuz, gerçeklere dayalı olmayan, henüz mahkemede doğrulanmayan iddialara dayanmasıdır. Jacobs davasının ikinci aşamasında, Kingston’da yapılan çalışmalar sonucu, işçilerden birinin bile gerçekten zarar görüp görmediği belirlenecek. Bu henüz belirlenmedi.”

1)TVA: Tennessee Valley Authority

2) Exxon Valdez petrol sızıntısı: Mart 1989’da gerçekleşen bu olay günümüze kadar insan eliyle gerçekleşmiş en büyük çevre felaketlerinden biri. Felakette Exxon Valdez isimli petrol tankerinden resmî verilere göre 10.8 milyon galon petrol denize aktı. 

3) Tehlikeli Maddelere Karşı Koruyucu Elbiseler

4) Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı

Makalenin İngilizce Orijinali