Hafta SonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

Geleneksel yaşa, hem doğayı hem kendini koru

Kanada’da satışa sunulan ve paketlemesinde plastik poşet kullanılan sallama çayların 95 derecelik su içerisinde yaklaşık 13 milyon mikro ve nanoplastik yayabildiği tespit edildi. Bu, şimdiye kadar bir gıda maddesinden alınabilecek en yüksek mikroplastik miktarı.

Bireysel önlemlerin farklılık yaratma konusunda yeterli olmadığını aklı başında olan herkes söyleyecektir. Ancak etkisi olmadığını söylemek konuyu bilmemektir. Tüketim ile üretimin birbirine bağlı iki şey olduğunu düşündüğümüzde bireysel ancak kitleselleşebilecek çabalar farklılık yaratmak için ciddi potansiyeli taşımaktadır. Greta Thunberg örneğinde bunu apaçık gördük. Tek başına okulunun önünde grev yapan bir çocuk bir yıl içerisinde dünyanın en etkili insanı oluverdi. Bu yüzden bireysel eylem ya da önlemlerin de etki anlamında büyük farklar yaratabileceğini unutmamak lazım.

Tüketim kültüründe de bu böyle. Tüketim alışkanlıklarınızı değiştirdiğinizde bunun sadece sizin için bile olsa önemli etkiler yarattığını görmekte fayda var. Örneğin plastik ambalajdan mümkün olduğunca kaçınmak, pet şişe su içmemek, plastik poşet kullanmamak, poşet çay içmemek, vb. Hem çöp üretme kapasitenizi düşürecektir hem de sağlığınızı korumanıza yardımcı olacaktır. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir çalışma bu konuda ne kadar haklı olduğumuzu ortaya koyuyor. Kanada McGill Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı Kanada’da satışa sunulan ve paketlemesinde plastik poşet kullanılan sallama çayların 95 derecelik su içerisinde –ki biz de bu sıcaklıkta içeriz- yaklaşık 13 milyon mikro ve nanoplastik yayabildiğini tespit ettiler.

Şimdiye kadar bir gıda maddesinden alınabilecek en yüksek mikroplastik miktarı bu. Hatırlayın sofra tuzlarında yaptığımız çalışmada Türkiye’de bir yetişkin bir yıl içinde deniz tuzu tüketiyorsa 248,5–302,4 adet, göl tuzuyla 202,5– 246,5 adet ve kaya tuzuyla 63,7–77,5 adet mikroplastik parçacığı yutmuş olacağını ortaya koymuştuk. Bundan yüzbinlerce kat daha fazla.  Hatta ortalama bir Avrupalının midye yiyerek yutabileceği mikroplastik miktarı için yapılan tahminin (yaklaşık 11000) neredeyse 120 katı.

Bu çalışma bize bir şeyi daha hatırlatıyor. O da geleneksel tüketim alışkanlıklarına geri dönmenin faydaları. Poşet çay yerine demleme çay içerek 13 milyon mikroplastik yeme riskinden kurtulmuş olacağız. Tamam, bazı sallama çaylar bitkisel liflerle paketlenmiş olabiliyor ancak işi şansa bırakmaya gerek yok. Hem tek kullanımlık kültürü bırakmak açısından hem de plastik yeme riskinden kurtulmak amacıyla demleme çay yani geleneksel ve belki de en doğru çay içme alışkanlığına geri dönmek hem sağlığımıza hem de çevreye fayda sağlayacaktır.

Benzer şekilde plastik poşet kullanmak yerine çok kullanımlık çanta kullanmak, plastik her türlü tek kullanımlık eşyadan uzak durmak birçok açıdan fayda sağlayacaktır. Tabii ki bunun yanında belediyelerden içilebilir çeşme suyu talep etmek, yönetici erkten her türlü tek kullanımlık plastiğin yasaklanmasını talep etmek, plastik çöp ithalatına karşı çıkmak, kullanımı zaruri olan plastik ambalajlar için depozito sistemi talep etmek de ayrıca geleneksel yaşama çabalarımızı destekleyici nitelikte olacaktır. Bunların hepsini bir bütün olarak talep etmek ve uygulamak kısa vadede ve uzun vadede gerek çevre gerekse de insan sağlığı açısından oldukça fayda sağlayacaktır.

(Yeşil Gazete)

Kategori: Hafta Sonu