Dış Köşe

Endonezya’nın yeni başkenti çevre felaketine yol açacak – Hans Nicholas Jong

Kentin bazı kısımları koruma altında olmasına rağmen hükümet yeni başkenti sürdürülebilir bir proje olarak pazarlıyor. Ama eğer yaklaşımını ciddi ölçüde değiştirmezse Cakarta’da yaptığı hataları tekrar edecek

Endonezya’nın yeni başkenti için hükümetin önerdiği iki konumdan biri de Samboja, Kutai Kartanegara bölgesiydi. (AFP)

Balta girmemiş ormanlarla kaplı, neredeyse hiç altyapının olmadığı bir alana yeni bir başkent inşa etmenin ve şehrin yaklaşık bir milyon memuru 5 yıl içinde oraya taşımanın devasa ve pahalı bir teşebbüs olduğu yadsınamaz.

Fakat yine de Endonezya hükümeti bunu yapmaya karar verdi. Cumhurbaşkanı Joko Widodo geçen günlerde, ülkenin başkentinin, Cakarta‘dan bin kilometreden fazla uzağa, Borneo Adası‘nın doğusunda henüz inşa edilmemiş bir şehre taşınacağını açıkladı. Endonezya hükümeti ülkenin başkentinin, sürekli batan ve kronik trafik sıkışıklığıyla boğucu hava kirliliğinden muzdarip mevcut başkent Cakarta’dan taşınması gerektiği kanaatinde.

Dahası hükümet, yer değiştirmenin Endonezya’nın Borneo Adası’ndaki Kalimantan adlı parçasının ekonomisinin gelişmesini sağlayacak yeni fırsatlar doğuracağını ve gelişmenin odağını Cava Adası’ndan uzaklaştıracağını savunarak bu kararını meşrulaştırdı. Ülke ekonomisinin yüzde 65’ini oluşturan Cava on yıllardır Endonezya’nın ekonomik ve politik merkezi olageldi.

Sıfırdan yeni bir başkent tasarlamanın zorluklarına rağmen aslında 30’dan fazla ülke başkentlerini yeni inşa edilmiş olanlara taşımayı başarmış durumda. Yani Endonezya’nın başkentinin yerini değiştirme fikri aslında o kadar da uçarı olmayabilir. Hükümet yeni başkent için 180 bin hektar dönümü kaplayan yeterli bir alanın mevcudiyetinden bahsetti ve yer değiştirme için gerekli olan 466 trilyon rupiyi (yaklaşık 190 milyar TL) temin edebileceğinden de emin. Meclisten onay alması beklenen inşaatın 2021’de başlayıp Widodo’nun ikinci ve son döneminin biteceği 2024’e kadar devam etmesi öngörülüyor.

Cakarta batıyor

Başkenti taşımak hükümete sıfırdan başlamak için ikinci bir şans da verecek. Doğru dürüst bir şehir planlamasının eksikliği ve hızlı kentleşme Cakarta’yı barınılamaz hale getirmişti. Şehir şu anda dünyanın en hızla batan şehirlerinden biri. Evlerin, büyük alışveriş merkezlerinin ve lüks otellerin kalabalık şehrin altındaki akiferlerden  (yeraltı sularını taşıyan katman) su çekmesi zeminin içe göçmesiyle sonuçlanıyor. Cakarta halihazırda yılda yaklaşık 17 cm batıyor ve 2050 itibariyle Kuzey Cakarta’nın yüzde 95’i sular altında kalacak.

Peki hükümet Cakarta’yı kötü idare ederken yaptığı geçmiş hatalarından ders çıkaracak mı? Yoksa aynı hataları henüz ismi belirlenmemiş yeni başkentte yapmaya devam mı edecek?

İlk bakışta yeni başkentin altyapısının sürdürülebilir ve çevre dostu şekilde geliştirileceği tellallığını yapan hükümet aynı hataları tekrar etmemeye kararlı gibi görünüyor. Hatta yeni başkenti “akıllı orman şehir” diyerek pazarlıyor. Şehrin bazı kısımlarının koruma altındaki ormanlık araziye kurulacağı gerçeğine rağmen birçok yetkili yeni şehrin inşası sırasında çevreye zarar verilmeyeceğini defaatle garanti etti.

Halbuki hükümet koruma altındaki ormanlık alanın yeniden ağaçlandırılacağı ve Doğu Kalimantan‘ın özgün ekosistemlerinin korunacağı sözünü vermişti. Hükümet şu anda yeni kentin inşasının yağmur ormanlarının tahribatına yol açmayacağından emin olmak için Kasım’da tamamlanması beklenen stratejik bir çevre araştırması yürütüyor.

Ormanların parçalanması tehditi

Fakat yine de uzmanlar yeni başkentin inşasının gerçekten “yeşil” addedilebilmesi için hükümetin cevaplaması gereken daha çok sorunun olduğuna işaret ediyor.  Mesela yeni başkenti inşa ederken ormansızlaşma gerçekten önlenebilir mi? Borneo Adası’nın Endonezya kısmında planlanan ve devam eden büyük ölçekli yol yapım projelerini değerlendiren yeni bir çalışma bu projelerin orman parçalanmasının artmasına neden olacağını gösteriyor. Ormanların parçalanmasıysa, Borneo orangutanları gibi kritik derecede tehlikede altındaki türler de dahil, yaban hayatı için erişilebilir orman habitatının ciddi derecede azalmasıyla sonuçlanıyor.

Bu çalışma başkenti yeniden yerleştirme projesini hesaba katmamıştı. Bu nedenle öngörülen orman parçalanmasının yeni başkenti beslemek için gelecekte planlanacak daha çok yolla daha da fazla olması mümkün. Ne var ki hükümet projenin ormansızlaşmayı nasıl önleyeceği yönündeki ayrıntıları paylaşmadı.

Endonezyalı STK Forest Watch Indonesia‘nın (Endonezya Orman İzleme – FWI) analizine göre yeni başkentin konumunda hala bin 370 hektar civarında el değmemiş doğal orman var. Ve hükümet yeni başkenti çevreleyen alanları yeniden ağaçlandıracağını söylese de analiz gösteriyor ki yeni başkent madencilik, palm yağı ve ağaç kesiciliği ruhsatı verilmiş arazilerle çevrili. Dolayısıyla hükümet ormansızlaşmış alanlara yeniden ağaç dikmeye başlamadan önce, yapması zor da olsa, bu imtiyazlara verdiği onayı geri çekebilir.

Diğer bir soruysa hükümetin yeni başkentin inşası için gerekli malzemeyi nasıl tedarik edeceği. Demokratik Ekonomi Okulu (School of Democratic Economics) araştırma enstitüsünün kurucu ortağı Hendro Sangkoyo inşaatın, yeni başkente kabaca 400 km uzaklıktaki Doğu Kutai bölgesindeki Sangkulirang-Mangkalihat Karstı adlı 105 bin hektarlık kireçtaşı manzarasının yakınından elde edilecek çimentoyu kullanmasının çok muhtemel olduğunu söyledi. Sanayi şirketleri bölgeden çimento yapımının ana hammaddesi kireçtaşını çıkartmaya hazırlanıyor. Sangkoyo, “Yeni başkentin varlığıyla birlikte çimentoyu (karsttan -kireç taşı ve dolamit bölgesi) elde etmek mantıklı geliyor çünkü zaten arz bol ve maliyet de en yakın çimento kaynağı bu olduğu için mümkün olan en düşük maliyet olacak” dedi.

Bu karst zamanında, bölgede 35 bin yıl öncesine dayanan tarih öncesi kaya sanatı ve antik insan kalıntıları bulunduğu için UNESCO Dünya Mirası Listesi‘ne aday gösterilmişti. Bölge bir yandan kurak mevsim boyunca orman yangınlarından kaçan orangutanlar için sığınak işlevi görürken bir yandan da kireçtaşına özgü nadir türlere, mesela kör tatlı su balıklarına, yarasalara ya da kılıç kırlangıçlarına ev sahipliği yapıyor. Yeni başkentin inşası zaten hassas olan kireçtaşı tabiatına daha da baskı yapabilir.

‘Tekrar kömür çıkarılacak’

Ayrıca başkentin inşasına ve tahminen 2024 itibariyle 1,5 milyon insan orada yaşamaya başladığı zaman kentin kendisine enerji sağlayacak elektriği hükümetin nereden bulacağı da belirsizliğini koruyor. Halihazırda Kalimantan mazot ve kömür de dahil olmak üzere büyük ölçüde fosil yakıtlara bel bağlıyor. Kalimantan’ın doğu kısmı ülkenin kömür ve petrol merkezi. Yeni başkentin yerleşeceği Kutai Kertanegara‘ysa Endonezya’nın en büyük kömür üreticisi. Hendro “Yenilenebilir enerjinin (başkentin inşası için güç sağlamaya) hazır olması mümkün değil” dedi. “Dolayısıyla tekrar kömür çıkarılmaya başlanması muhtemel.”

Bu soruların yakında cevaplanması gerektiği gayet açık. Ne var ki hükümetin, başkentin taşınmasının sürdürülebilir ve çevre dostu bir gelişim modeline uyduğundan emin olmak için gerekli gördüğü iki aylık süre kabinenin bu sorulara cevap vermesi için yeterli olmayabilir. Ve eğer planlanması ve çevresel etkisinin değerlendirilmesi dahil olmak üzere yer değiştirme süreci kamunun katılımına ve gözetimine tabi olmazsa bu sorular kolayca hasır altı edilebilir.

Titiz planlama ve halkın katılımı olmazsa yeni başkent, Cakarta’yla aynı kaderi paylaşabilir ve gelecek yıllarda Endonezya’nın başkentini taşıması mı gerekiyor sorusu tekrar belirebilir.

(Independent Türkçe’den alınmıştır.)

Kategori: Dış Köşe