ManşetSivil ToplumTürkiyeYerel

Sulukule’ye 12 yıl geç gelen adalet

2006 yılında başlayan kentsel dönüşüm sürecinde tamamen yıkılan ve mahalle sakini olna Romanların mülksüzleştirilerek kent dışına ‘sürüldüğü’ Sulukule’de 12 yıl sonra ikinci karar geldi. Mahkeme, ‘kamu yararına uygun olmadığı’ gerekçesiyle yıkım kararını ‘iptal etti’

Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği ile uzun yıllardır Sulukule’de yaşayan; tapuları atalarından miras kalmış olan üç Roman vatandaşın mahallelerinin yıkımına karşı açtığı dava 12 yıl sonra sonuçlandı. Ağustos 2019’da karara bağlanan davada, yenileme projesine ikinci kez iptal kararı verildi.

İstanbul’da yüzlerce yıllık bir tarihe sahip olan ve dünyanın en eski Roman yerleşimlerinden biri sayılan Sulukule, 2006 yılında başlayan kentsel dönüşüm sürecinde tamamen yıkılmıştı.

İstanbul 9. İdare Mahkemesi, gerek 51 sayılı Koruma Kurulu Kararı’nı, gerekse bu kararın uygulanmasına onay veren Fatih Belediyesi’nin 10.08. 2012 tarih ve 2012/60 sayılı meclis kararını iptal etti. Gerekçe, projenin 5366 sayılı yasaya ve kamu yararına uygun olmaması ve ortada bir ‘koruma’ bulunmaması. Ancak davanın açılmasından tam 12 yıl sonra gelen bu karar açıklandığında mahallede artık dava konusu evlerden en küçük bir iz kalmadı.

Belediyeyi dava hakları da yok!

Sulukule Platformu, yargının verdiği bu ikinci iptal kararının davacılardan iki mahalle sakinine belediyeye karşı dava açma hakkını tanımadığını belirtti. Gerekçe olarak da artık mülklerini kaybetmiş olmaları gösteriliyor. Sürecin başında mülk sahibi olan bu kişiler, yenileme projesi nedeniyle hukuka aykırı bir biçimde mülkleri zorla ellerinden alınarak mülksüzleştirildikleri halde, karara göre artık mülk yani hak sahibi sayılmıyorlar. Projesinin hukuksuz olduğu tescillenmesine rağmen haklarını aramak ve başlarına gelen felaketin hesabını sormak için “ehliyet” sahibi görülmüyorlar.

Ne olmuştu?

Bin yıllık Roman Mahallesi ve UNESCO koruması altında olan Sulukule, Fatih Belediyesi’nin 5366 sayılı Yenileme Yasasının “en iyi ve ilk örneği olacağı” iddiasıyla, 2006 yılında yıkılmaya başlanmıştı. Yenileme Kurulu’nun 02.11.2007 tarih 20 sayılı kararı ile onaylanan  projede, yaklaşık beş bin kişinin yaşadığı mahalle boş bir arsaymış gibi ele alınmış; mahalle sakinleri, yaşamları, kültürleri, toplumsal bağları dikkate alınmaksızın mülksüzleştirilmiş ya da evlerinden zorla tahliye edilmişti. Mahalle sakinleri, gönüllü uzmanlar ve sivil toplum desteğiyle hazırlanan alternatif proje de görmezden gelindi.

Yenileme projesi ilk kez, 26 Nisan 2012 tarihinde İstanbul 4. İdare Mahkemesi tarafından kamu yararı olmadığı gerekçesiyle iptal edildi. Geç gelen bu ilk karar çıkana kadar artık Sulukule’nin yerinde yeller esiyordu.

Fatih Belediyesi bu kararı aşmak ve inşaata devam edebilmek için ilkinden hiçbir farkı olmayan yeni bir proje hazırladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul II No’ lu Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 25.07.2012 tarih 51 sayılı kararı ile bu proje de hızla onaylandı.

Mahallenin hukuk mücadelesi devam etti ve ikinci projenin de iptali için dava açıldı. İşte bu son karar, ilkinden de geç bir şekilde, tam 12 yıl sonra, geçtiğimiz günlerde geldi. Ne var ki, mahallenin o günlerde çocuk olan sakinleri artık birer genç oldu; birçok mahalle sakini evini, işini kaybetti, hayatlar savruldu, o günlerdeki baskı nedeniyle kimisi de yaşamını yitirdi.

Geri dönemediler

Tüm direnişlere rağmen 300 Sulukuleli aile, TOKİ’nin Taşoluk’taki -evlerine çok uzak- toplu konutlarına gönderildi. konuyla ilgili konuşan Sulukule Platformu’ndan Derya Nuket,  ‘hak sahibi’nin proje başladığından bu yana defalarca değiştiğini söylemişti. Teslimatlar başladıktan sonra Fatih Belediyesi’nin açıklamalarının aksine Sulukule’de hiçbir Roman ailenin yaşamadığı belirten Nuket’e göre, evlerin çoğu dışarıdan rant sağlamak amaçlı Sulukule’ye üşüşen yatırımcılar tarafından paylaşıldı ve 10 yıl önce 50-100 bin TL aralığında alınan daireler bugün 450-500 bin TL’ye satılıyor.

Bu arada Taşoluk’ta şehir merkezine uzak olmalarından dolayı çalışamayan Romanlar, kısa sürede tekrar merkeze dönmeye başladı. Gönderilen 300 aileden sadece birkaçı Taşoluk’taki toplu konutlarda yaşamaya devam ediyor. Merkeze dönen aileler de yine Sulukule’deki evlerine yakın çevre mahallelerde kendilerine yeni bir yaşam alanı kurma derdinde.

İnşaatı Kayserili firma yaptı 

İlk kazmanın Ekim 2009’da vurulduğu ancak direnişler nedeniyle asıl inşaatın Temmuz 2010’da başladığı projeyi TOKİ adına Kayserili Özkar İnşaat yürütüyor. Adını TOKİ’nin ihaleleri ile duyuran bu firma, bu ihaleyi de 62 milyon TL’ye almıştı. Mimaride ahşap kaplamanın kullanıldığı projede 577 dairelik binalar dikildi. Projenin ikinci adımında da bir butik otel ve kültür merkezi yapıldı.

Hukuk mücadelesine devam

Geç geldiği kadar eksik gelen bu son karara karşı, hak aramak için “ehliyet”siz sayılan sakinler temyiz yoluna gitti. Sulukule’nin uzun ve zorlu hukuk mücadelesi devam ediyor.

Dernek, mahalle sakinlerinin önce mülksüzleştirilmesi sonra da bunu gerekçe göstererek ‘ehliyetsiz’ sayılmalarına ilişkin şu bilgileri verdi:

-İdari yargıda sadece hakları değil menfaatleri ihlal edilenler de dava açabilir. Yani o mahallede yaşamak dava açmak için yeterlidir.

-Uluslararası kararlarda sadece mülkiyet değil “menfaat” da korunmaktadır. Nitekim Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi, 2012 tarihinde vermiş olduğu bir kararda, bir mekanla tarihi, duygusal ve uzun süreli sosyal bağların varlığı halinde, mülkiyet hakkından bağımsız olarak, yıkılan bir taşınmaz yuva kabul edilmekte ve yıkımı insan hakkı ihlali olarak görülmektedir. ( Bulgaristan / 27.11.2012)

 

Kategori: Manşet