Hafta SonuKöşe YazılarıManşetYeşeriyorum

İzmir’in dağlarında plastik çöpler açar

‘Hem kalkınıp hem büyüyüp hem de sürdürülebilir olmak nasıl mümkün değilse plastik üretimini azaltmadan döngüsellik sağlamak da mümkün değildir. Çünkü sorunun kaynağı çöpün kendisi ve muhteviyatıdır.’

Plastik; hayatımızı kolaylaştırdığı iddia edilen malzeme! Ancak her kolaylıkta olduğu gibi, bunun da bir bedeli var. Bu bedellerden en belirgini de çöp sorunu. Çünkü plastik kullanıldıktan sonra, atsan atılmaz satsan satılmaz bir malzemeye dönüşüyor. Bu sebeple çoğunlukla değer ve çöp ekseninde tartışılıyor ve gündeme geliyor. İzmir’de geçtiğimiz günlerde bulunan yasadışı plastik çöpler de bu ikilemin bir sonucu.

Greenpeace tarafından basına duyurulan bu plastik çöpler, İzmir’de terkedilmiş bir çiftlikte uzun süredir depolanmış halde bulundu. 5-6 aydan fazladır alanda düzensizce terk edilmiş halde bulunan plastikler, çoktan doğaya karışmaya başlamıştı bile. İddia o ki bir nakliyat firması çöpleri İtalya’dan getirmiş ve bir depoya “gerektiği gibi” depolamıştı. Her nasılsa bir yangın çıkmış ve bu plastik çöpler bulundukları alana yani terk edilmiş haldeki çiftliğe getirilmişti. İşte 5-6 aydır da bu alanda başındaki iki bekçiyle birlikte belki de bir sonraki durağını bekliyordu. Bir sonraki durağın geri dönüşüm olmadığı kesindi. Öyle olsaydı zaten ilk getirildiklerindeki gayesi olan geri dönüşüme alınmak için neden anlamsızca bekletilsinler ki?

Geri dönüşüm efsanesi

İçerisinde her türlü ambalajın olduğu bu plastik çöpler, çöpe değer muamelesi yapan döngüsel ekonomi yaygaracılığın sonucu olarak, ta İtalya’dan İzmir’e geldi. Çöpün değer olduğu iddiasının temelinde de geri dönüştürülebilirliği efsanesi yatıyor. Öyleyse geri dönüştürülebilir olan bir şey neden kaynağında değil de daha uzak ve üstelik çevrenin pek de önemsenmediği bir ülkeye gönderiliyor? Cevabı soruda gizli. Çünkü geri dönüşüm bir efsane ve işin içerisinde para var.

Nasıl ki 2000’lerde sürdürülebilir kalkınma diye bir efsane pazara salındı ve sonrasında bir fiyasko olduğu anlaşıldıysa, geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi de benzer şekilde fiyasko olacaktır. Çünkü sorunun kaynağı çöplerin değerlendirilmiyor oluşu değil, aksine çok fazla çöp oluşuyor olmasıdır. Nasıl ki hem kalkınıp hem büyüyüp hem de sürdürülebilir olmak mümkün değilse plastik üretimini azaltmadan da döngüsellik sağlamak mümkün değildir. Çünkü sorunun kaynağı çöpün kendisi ve muhteviyatıdır.

Her türlü ambalajı, ucuz ve hafif diye plastiğe çevirip, hijyen adı altında tek kullanımlık yaşamı özendirerek kurulan yaşamın geleceği nokta, en sonunda İzmir’deki kaçak çöp dağıdır.  Yıllık 400 milyon tona erişmiş olan plastik üretimini azaltmadan döngüsel olacak olan tek şey plastik lobilerinin kazandığı paranın biçimi olacaktır. Vatandaşa düşen ise kendisine dayatılan tek kullanımlık yaşam, ayrıştırma illüzyonu ve beceriksiz atık yönetimi sonucu oluşan kirliliktir. Kaldı ki becerikli olan ülkeler de bu becerilerini, uzak ülkelerin kuş uçmaz kervan geçmez bölgelerine çöp depolayarak sergiliyorlar. Sonuç olarak gelişmiş olan batı ve onun temiz çevresinin diyeti az gelişmiş ülkelerin ıssız mera ve ormanlarında çöplük olarak ödenmektedir. Alın size döngüsellik.

Kategori: Hafta Sonu