Doğa MücadelesiEkolojiManşet

Karabağlar halkı kömür madenine karşı tetikte: Talana izin vermeyeceğiz

MTA’nın Yatağan Termik Santrali’ne tahsis edilen ocaklarda kömür kalmadığı için Menteşe’deki Karabağlar Yaylası’nda yeni ocaklar açmak isteğini belirten Muğla Çevre Platformu üyeleri, “telafisi olmayan yıkım’a karşı mücadelelerinde destek bekliyor.

Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı, üçüncü derece doğal sit alanı olması nedeniyle izinsiz çivi dahi çakılması yasak olan Karabağlar Yaylası, kömür madeni tehdidiyle karşı karşıya. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından kömür aramak için başlatılan sondaj çalışmasını, Düğerek Mahallesi’nde toplanan yüzlerce protesto etti. Vatandaşlar, Karabağlar yaylasının talan edilmesine izin vermeyeceklerini belirtirken, sondaj çalışmalarının bölge halkının yoğun tepkisi sonucu durdurulduğu belirtildi.

MUÇEP: Yatağan için linyit çıkaracaklar

Geçtiğimiz hafta sonu açılmak istenen madene karşı bir açıklama yapan Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) ise yöre halkını dikkatli ve uyanık olmaya çağıran bir açıklama yayımladı. “Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) Karabağlar yaylalarında kömür arama faaliyetine karşı Muğla halkının gösterdiği tepki sonucunda Sece Mevkii’nde kurulmuş sondaj makinaları 29 Ağustos tarihinde sökülüp, alandan taşınmıştır. Bu sevindiricidir; ama, bizleri yanıltmamalıdır” denilen açıklamada şu bilgiler verildi:

“ *Yapılmak istenen sondaj çalışmaları MTA’nın 2019-33.13.04 özel kod numarası ile “EGE BÖLGESİ KÖMÜR ARAMA PROJESİ” adı altında yürüttüğü bir çalışmadır. Aranan/tetkik edilen başka bir maden değil “LİNYİT KÖMÜRÜ” dür.

*Bugüne kadar ne Menteşe Belediyesi’ne ne de Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan çalışmalar hakkında herhangi bir bilgi verilmemiştir. AKP milletvekilleri hariç hiçbir milletvekili bilgiye ulaşamamakta, AKP yetkilileri ise bilgileri gizlemektedir.

*Bu bölge daha önce 2014-2016 yılları arasında taranmış ve 2016 yılında bugün karşı karşıya olduğumuz çalışmaların yapılması planlanmıştır.

*Şu ana kadar ulaşabildiğimiz bilgilere göre;

  • Akçaova’dan başlayıp Menteşe’nin Düğerek, Karabağlar ve Ortaköy mahallelerini içine alan ilk ruhsat alanı 6626,27 ha’dır ve 13 adet sondaj planlanmıştır.
  • Yaraş-Özlüce arasını kapsayan ikinci ruhsat alanı 4707,01 ha’dır ve 4 adet sondaj planlanmıştır.
  • Muratlar üzerinde yer alan üçüncü ruhsat 1370,35 ha’dır ve 5 adet sondaj planlanmıştır. Özetle, toplam 12703,58 ha’lık KÖMÜR ARAMA RUHSAT ALANI belirlenmiş ve toplam 22 adet sondaj planlanmıştır.”

Yatağan Termik Santrali’ne tahsis edilen kömür ocaklarında yeterli kömürün kalmadığı, Yatağan’a Milas’taki linyit ocaklarından kömür taşındığı belirten açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Bu durum, daha fazla sürdürülebilir ve “kârlı” değildir; ya termik santral kapatılacak ya da yeni kömür rezervleri bulunacaktır. Bu yüzden Menteşe’de yapılan kömür arama çalışmaları anlamlıdır.”

Santrale kömür temin etmek için 27 köyün tamamımı ya da bir kısım arazilerini içine alan 21. 800 ha’lık  kömür işletme ruhsat alanının 2.400 ha’lık kısmının açık ocak olarak tamamen kazıldığı belirtilen MUÇEP açıklamasında, bu alanların yaklaşık %40’ının orman alanı, anlamlı bir bölümünün verimli tarım arazisi olduğu kaydedildi; yok edilen alanların içinde beş köyün bulunduğuna dikkat çekildi.

Telafisi olmayan yıkım

Açıklamada, linyit işletmelerinin yarattığı tehdit de vurgulandı: “Linyit madeni işletmelerinin yarattığı su, hava ve toprak kirliliğine; çıkarılan linyitin çoktan emekli edilmesi gereken termik santrallerde yakılmasından kaynaklanan ekolojik yıkım da eklendiğinde, kömürden elektrik elde edilmesinin Hükümetçe enerji politikalarına gerekçe olarak sunulduğu gibi, hiç de “ucuz enerji” olmadığı ortadadır. Özelleştirme ile devredilen termik santrallerin ve kömür sahalarının neden olduğu yüksek ekolojik, sosyal ve ekonomik bedeller şirketlerin işletme maliyetlerine değil, doğrudan halkın sırtına yüklenmektedir. Bu üç santral son 35 yılda hiçbir şekilde telafisi olmayan doğa yıkımı, iklim değişikliğine yol açan sera gazı emisyonları, halk sağlığı bedeli ve 45.000 erken ölümden sorumludur.”

Muğla Çevre Platformu, ‘Kömürsüz Muğla’ için verdikleri mücadelede, tüm halkı, siyasi partileri, sivil toplum örgütlerini ve yerel yönetimleri birlikte tavır almaya davet etti.

‘İptal edilmeli’

Protestolara destek veren Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün de, kömür arama faaliyeti için ÇED gerekli değil kararı alındığını, ancak ÇED yapılırken kendilerine haber verilmediğini söyledi. MTA’nın 500 metre derinliğe inip sondaj yapmak istediğini anlatan Gürün, “Bu bölge SİT alanıdır ve çalışma yapmak için izin almaları gerekli. Ancak izinsiz kazı yapılıyor. Bu da hukuka aykırı bir olay” dedi. Sondaj çalışmalarının geçici olarak durdurulduğuna dikkat çeken Osman Gürün, ruhsatın tamamen iptal edilmesini istedi: “Biz burada herhangi bir kömür aramasına ve kazı yapılmasına tamamen karşıyız. Doğanın tahrip olmasına izin vermeyeceğiz. Gözümüz gibi koruduğumuz Muğla’mızın rant uğruna, kömür uğruna talan edilmesine kesinlikle müsaade etmeyeceğiz” dedi.

‘Çivi bile çakamazlar’

Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş ise şunları söyledi: “Muğla’daki sivil toplum örgütlerini canı gönülden kutluyorum. Sondaj çalışması durdurulduysa, sizin gücünüzle durduruldu. Karabağlar Muğla’nın en güzel yeri ve SİT alanıdır. Bu yaylada çivi çakmak dahi yasak. Şuan yaptıkları iş kaçak. Ekiplerimiz tutanak tuttu ve kaçak olduğuna dair işlemi başlattık.”