DoğaEkolojiManşet

Ormanlara veda…

İzmir ve Muğla’da hafta sonu çıkan dört yangın büyük bir ekolojik yıkıma yol açtı. Zarar gören binlerce dönüm ormanlık alanın yanı sıra tarım arazileri de zarar gördü.

Hafta sonu İzmir ve Muğla’da çıkan yangınlar dönümlerce orman alanının yok olmasına ve büyük bir ekolojik yıkıma yol açtı. Dönümlerce ormanlık alan yok olurken bu ormanlarda yaşayan sayısız canlı da yaşamlarını kaybetti. Yangınların pazartesi sabahı itibarı ile yer yer devam ettiği İzmir’de orman alanlarının yanı sıra tarım arazileri de zarar gördü. Zarar gören tarım arazilerinin niteliği henüz tam bilinmiyor ama gelen ilk bilgiler yılların emeği ile oluşturulmuş verimli üzüm bağlarının yandığını gösteriyor.

Aslında ister doğal nedenlerle olsun, ister kaza ile olsun veya kasıtlı olarak çıkarılsın bir gerçek var; o da ormanların tüm dünya da eski döneme oranla daha kolay yanabildiği… Sıcak yaz aylarının hüküm sürdüğü ülkelerde artık daha çok orman yangını çıkıyor ve daha hızlı yayılıyor. Ülkemiz bir tarafa; ormanlarını koruyan ve geliştiremeye çalışan ülkeler bile çoğunlukla çaresiz kalıyor bu yangınlar karşısında… Dünya üzerinde sadece 2019’da çıkan orman yangınlarını haritada işaretlediğiniz zaman görüyorsunuz korkutucu tabloyu; İtalya, İspanya, Portekiz, Rusya ve başta Balkan ülkeleri olmak üzere daha birçok ülkede yangınlar nedeni ile orman alanları büyük zarar görmüş. Üstelik 2000 yıllardan bu yana tüm dünyada çıkan orman yangınlarının sayısı küresel iklim değişikliği nedeni ile yıldan yıla kırılan sıcaklık rekorları ile paralel büyük bir hızla artmış.

Özellikle daha ılık geçen ilkbahar aylarında eskisine oranla daha çok yayılan ve büyüyen otsu bitkiler yaz aylarının gelmesi ile birlikte aniden kuruyor ve ormanı ateşe hassas ve daha çok tutuşabilir hale getiriyor. Üstelik bu kuruyan otsu bitkilerin yangınları önlemek anlamında temizlenmesi ise yıldan yıla daha da zorlaşıyor; hatta imkânsızlaşıyor. Bir taraftan artan sera gazları emisyonu sonucu yıldan yıla öncekinden sıcak geçen yaz mevsimleri; diğer taraftan bunun sonuçlarından biri olarak yanan ormanlar ve yitirilen sera gazları açısından yutak alanlar tam anlamı ile çıkmaz bir sokak oluşturuyor. Üstelik bu yangınlar nedeni ile önemli bir miktarda sera gazı tekrar atmosfere karışıyor. İzmir’de de görüldüğü gibi ortaya çıkan yoğun hava kirliliği ise acı tablonun bir başka boyutunu oluşturuyor.

Kesin çözüm, küresel iklim değişikliğini durdurmak 

Orman yangınlarının önlenebilmesi için en temel çözüm küresel iklim değişikliğinin durdurulabilmesinden geçiyor. Bunun için ise sera gazı emisyonlarının azaltılması şart. Yani fosil yakıt kullanımının bugünden yarına terk edilmesi gerekiyor. Ama bilim insanlarının gösterdiği tüm çabalara rağmen bunun kısa süre içinde gerçekleşemeyeceği ortada… O zaman ormanları koruyabilmek için ne yapmak gerekiyor? Çeşitli öneriler var; yeni orman alanlarının oluşturulması, orman alanlarına insanların girişinin kısıtlanması, yangına daha dayanıklı ağaç türlerinin çoğaltılması, her türlü zorluğun göze alınarak bu alanlarda yaz mevsiminin sıcak günlerinden önce kapsamlı temizlik yapılması önerilerden bazıları…

Ancak bizim ülkemizde orman alanlarının kaybı sorununu çözmek çok daha zor. İnsanımızın orman alanlarında piknik yapıp; mangal yakma alışkanlığından tutun da yöneticilerimizin ağaç sevgisizliğine kadar uzanan diğer ülkelerden farklı çözmemiz gereken başka sorunlarımız da var. Yangının ötesinde adeta sevmiyor ülkemizi yönetenler yeşili… Daha yeni Kazdağları’ndaki muhteşem çam ormanında üstelik başka bir ülkenin olacak birkaç ton altın için 195.000 yetişkin ağacı 3-4 ay içinde kesilmesine izin vermediler mi? Adeta son iki gün içinde İzmir’de yitirdiğimiz ağaç kadar ağaç yitirdik orada… Ya İstanbul’da Kuzey Ormanları’nın başına gelenler?  Cerrattepe’de yaşananlar? Veya Eskişehir’de krom madeni için 200.000 ağacın kesilmeye çalışılması haberleri… Çoğaltmak mümkün bu örnekleri; madenlerin insan ve çevre sağlığı üzerine olumsuz etkilerine ormansızlaşma da yeni olumsuzluklar ekliyor. En azından maden ruhsatı verirken, yol, köprü veya havaalanı yaparken dikkat etsek, korusak orman alanlarımızı… Sorun görüldüğü gibi ülkemiz için daha da derin; sadece gelişmiş ülkelerdeki gibi yangınlarla sınırlı değil; yangınlar aysberg’in görünen kısmı gibi ormanlık alanlarımız için.

Orman yangınlarını önlemeye çalışırken diğer yandan da kendi elimizle ‘ormansızlaşmamızı’ durdurmamız gerekiyor.  Kazdağları’nda insanımızın suyuna, otuna, kuşuna, ağacına, ormanına, toprağına sahip çıkan dik duruşu her şeye rağmen umutlandırıyor; gelecek için bizi…

(Editörün notu: Hafta sonu Muğla’nın Milas ve Bodrum; İzmir’in Bornova ve Karabağlar ilçelerindeki yangınlarda,  binlerce dönümlük ormanlık alan yok oldu.  Milas, Bodrum ve Bornova’daki yangınların kontrol altına alındığını ve soğutma çalışmalarına başlandığı belirtilirken, Karabağlar’daki orman yangını Yukarı Orhanlı köyüne sıçradı, köy boşaltıldı. Rüzgardan dolayı söndürülemeyen yangın yaklaşık 100 hektarlık alanda etkili oluyor. Ekipler söndürme çalışmalarını yoğun şekilde sürdürüyor.)

 

Kategori: Doğa