ManşetTürkiyeUncategorized

Kayyım atamalarına tepki büyüyor, Diyarbakır’da protestoculara müdahale

Yerel seçimin üzerinden henüz 4,5 ay geçmişken üç büyükşehir belediyesine ikinci kez kayyım atanmasına tepkiler artıyor. CHP, HDP ve bölge halkı ‘susmayın’ çağrısı yaparken, MHP’den tam destek var.

HDP, Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerine kayyım atanmasını, ‘Kürt halkının siyasi iradesine dönük açık ve düşmanca bir tutum’ olarak değerlendirdi. Başkanların görevden alınmasının ‘siyasi darbe’ olduğunu kaydeden HDP yönetimi şu ifadeleri kullandı:İçişleri Bakanlığı hak ve özgürlüklerin gasp edilmesinin, provokasyonların, demokrasinin zerresini bile bırakmayan karar ve uygulamaların tetikçisidir ve bir darbe odağıdır.”

Yazılı açıklamada, kayyım atamalarının ‘Türkiye halklarının, tüm demokrasi güçlerinin ortak sorunu’ olduğu vurgulanırken, “Susmayın, susmak onaylamaktır” diye çağrıda bulunuldu.

Temelli: Saldırı demokrasiye

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli yaptığı açıklamada, üç belediyeye kayyım atanmasına tepki gösteren halka polis müdahalesini eleştirerek şunları söyledi: “Üç belediye başkanımız görevden alındı. Saldırı sadece HDP’li belediyelere yönelik değil bu saldırı demokraside buluşmuş insanlara bir saldırıdır. Tüm Türkiye’ye sesleniyoruz: İradelere sahip çıkma zamanıdır; gelin bu soysuz siyasete beraber karşı çıkalım.

Bu iktidar demokrasiden kaçıyor. Ama biz demokrasi mücadelesinin peşindeyiz. Mutlaka ve mutlaka bu iktidarın yaptıklarının hesabını soracağız. Demokratik zemini terk etmeyeceğiz. Demokrasi mücadele ile kazanılacak. Demokrasiyi birilerinden beklemeyeceğiz. Kaybettiler, yine kaybedecekler. Kazandık yine kazanacağız!”

Sustukça sıra Ankara’ya da, İstanbul’a da gelir

HDP Milletvekili Garo Paylan da halkın iradesine darbe yapıldığını belirterek, tüm toplumu tepki vermeye çağırdı. Paylan, “Dört ay önce halkın ezici çoğunluğuyla geri aldığımız Diyarbakır, Van, Mardin belediyelerine yine kayyım atadılar. Halkın iradesine yapılan bu alçakça darbeye karşı bütün siyasi partiler ve toplum tepki vermelidir. Sustukça sıra Ankara’ya da, İstanbul’a da gelir…” uyarısında bulundu. “Seçimle gelmeyen yönetemez” diyen HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da şunları kaydetti: “Arkadaşlarımız çalmadılar, çalanı çırpanı açık ettiler; Mardin, Van, Diyarbakır Belediyeleri tüm bir ülke demek bunu unutmayalım. Bu ülkeye, insanlarına, geleceğine çok yazık. Zorbalığa karşı birlik olmaktan vazgeçmemeliyiz…”

 Ahmet Türk: İzah etmek için akıl yetmiyor

İçişleri Bakanlığı kararıyla yerine ikinci kez kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk, yapılanın‘kanunsuzluk ve hukuksuzluktan başka bir şey olmadığını’ söyledi; “Bunu izah etmek için mantık, akıl yetmiyor” dedi. 31 Mart’ta yüzde 56’lık bir oy oranıyla bir kez daha seçilen Türk, kente yeniden kayyım atanmasını şu ifadelerle eleştirdi: “Hukukun olmadığı, haksızlığın tavan yaptığı bir dönemi yaşıyoruz. Halkın iradesini tanımıyorlar ve buna da demokrasi diyorlar. Her şey açık bir şekilde ortada duruyor.”

Kayyım olarak yolsuzlukla gündeme gelen Vali Mustafa Yaman’ın yeniden atandığını da anımsatan Türk, yaşananların ülkedeki siyasetin anti-demokratik olduğunun kanıtı olduğunu belirterek, ““Siyasetin nasıl yürütüldüğü açık bir şekilde ortada” dedi.

Mızraklı: Gasp edilen halk iradesidir

Görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı da “Türkiye’de yaşayan kimse kendini hukuk şemsiyesi altında hissedemez. HDP’li belediyelere geliştirilen bu tutum Türkiye’deki demokrasi değerleri açısından, demokratik muhalefeti karşısına alan bir tutum olarak görmek gerekiyor. Gasp edilen halk iradesidir” dedi.

Mızraklı tebligatı almak üzere belediyeye girdiğinde içeriye hiçbir belediye yöneticisi ve çalışanı alınmadı. Mızraklı, kendisine tebliğ edilen İçişleri Bakanlığı tebligatını, “Bana bu iradeyi veren halk adına imzalamayı bir onursuzluk addederim” şehri düşerek imzalamadı. Binadan ayrılan Mızraklı ve dışarıda bekleyen yöneticiler HDP il binasına geçti. Daha sonra HDP’lilerle birlikte belediye binası önünde açıklamada bulunan Mızraklı, “19 Ağustos Türkiye’deki demokrasi değerleri, hukuk rejimi, adalet kavramı, seçmen iradesi gibi temel kavramlar açısından bir kere daha yerle yeksan edildi. Seçmen iradesinin hiçe sayıldığı, 31 Mart’ta ortaya çıkan seçmen iradesinin hiçe sayıldığı, muhalif olanlara merkezi idarenin gücü elinde tutan kesimleri, halk iradesini hiçe sayarak, bir gece yarısı kararıyla İçişleri Bakanlığı notuyla görevden alındığımız ifade edilmekte” dedi.

Türkiye siyaset, demokrasi çevrelerinin ve sivil toplum örgütlerinin bir turnosolla karşı karşıya geldiğini belirten Mızraklı, “Dekratik iradenin güçlü bir şekilde sesini duyurması gerekmektedir. 23 Haziran nasıl Türkiye’ye bir fırsat sundu? 19 Ağustos vesilesiyle Türkiye demokrasi güçleri, hukuka inananlar bir imtihandan geçeceklerdir, bir sınavdan geçeceklerdir” diye konuştu.

Tepkilere polis müdahalesi

Başkanların görevden alınmalarına tepki gösteren ve içlerinde HDP’li milletvekillerinin de olduğu bir grup Diyarbakır’da basın açıklaması yapmak için belediye binasına yürümek istedi. Polis grubun belediye binasına yürümesini engelleyerek müdahale etti.Aralarında HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan, görevden uzaklaştırılan Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan ve Mustafa Avcı‘nın da bulunduğu yaklaşık 30 HDP’li, belediye binasına 30 metre kala polisler tarafından engellendi.

Zırhlı araçlar ile barikatın bulunduğu noktada, vekillerle polis arasında tartışma yaşanırken, polis aracından kalabalığa dağılmamaları halinde zor kullanılacağı bildirildi. Bunun üzerine grup, Erek Dağı Caddesi’ne yöneldi. Kalabalıktan bazıları sloganlar attı. Polis gruba tazyikli suyla müdahale etti. Müdahale sonrası fenalaşan kişiler oldu. Belediye binası önünde alınan güvenlik önlemleri devam ediyor.

CHP: AKP yine demokrasiyi değil, faşizmi seçti

Belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine valilerin kayyım atanmasına CHP’den de sert tepki geldi. CHP’li siyasetçilerin açıklamaları şöyle:

Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba: İçişleri Bakanlığı eliyle Diyarbakır, Mardin ve Van Belediyelerine yönelik demokrasi darbesi Faşizmin ta kendisidir. Seçilmiş belediye başkanlarını görevden almak çadır devletlerinin tarzıdır. Halkın iradesine yapılan darbe asla kabul edilemez. Dört ay önce adaylığı kabul edilmiş ve Halkın oyları ile seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınmaları açık bir darbedir. Hukuk güvencesinin olamadığı yerde demokrasi olmaz. Eskiden darbe silahlarla yapılırdı, şimdiki darbeciler YSK ve İçişleri Bakanlığı eliyle darbe yapıyor.”

Grup Başkanvekili Özgür Özel: Son yol ayrımındaki AKP iktidarı yine demokrasiyi değil faşizmi seçti. Büyük çoğunlukla halkın tercih ettiği belediye başkanlarını görevden almak iktidarın kendi varlığını tartışmaya açmasıdır. Seçimle gelen artık seçimle gitmiyorsa iktidarı elinde tutan darbecidir faşisttir.”

Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz: Seçilmiş Belediye Başkanlarını görevden almak seçme hakkının gaspı demektir. Halkın demokratik seçme hakkının bu şekilde gasp edilmesi ise ‘egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesinin ihlalidir. Bu ihlal Türkiye için bir beka sorunudur.”

İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu: Diyarbakır, Van ve Mardin’de 4,5 ay önce seçilen belediye başkanları görevden alınarak, yerlerine valiler atandı. Gerekçe terör örgütlerine destek vermek. Bunun anlamı sadece demokrasinin iptal eğilmesi değil, aynı zamanda halkın meşru siyasetten umudu kesmesinin istenmesidir. İBB seçimlerini kazanmak için terör gerekçesi ile kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan’ı TRT’ye çıkaran AKP iktidarının, belediye başkanlarının 4,5 ayda terör suçlarını tespit edip görevden alması inandırıcı değildir. Bu durumun ülke bütünlüğüne herhangi bir katkısı olmayacaktır. Yazık, yazıklar olsun, bu kadar bedelden sonra gelinecek yer burası mı olacaktı?”

İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu: Darbe sadece tankla tüfekle yapılmaz. Halkın anayasal tercihlerine yapılmış bir darbedir. Hiçbir biçimde yasal olması hukuki olduğu anlamını taşımaz. Tamamen hukuka ve Anayasa’ya aykırıdır. Türkiye’deki bütün teamüller de Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından yerle bir edilmiştir. Henüz daha seçilmişlerin dördüncü ayında haklarında 3-4 sayfa basın açıklamasıyla görevden uzaklaştırılmaları, kayyum atamaları demokrasi ile Türkiye’yi idare etmeyeceklerini de çok açık bir biçimde deklare etmişlerdir.”

İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal: Belediye Başkanları seçim ile gelir, seçim ile gider. Seçilmiş Belediye Başkanların; milletin iradesine rağmen görevden alınması milli iradeyi hiçe saymaktır, demokrasiyi zayıflatmaktır. Otoriter rejimi güçlendiren girişimlerdir. Çare demokrasi içinde sorunları çözmek…

İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu: “Birileri ileri demokrasi demişti değil mi? Halk iradesine bir darbe daha: #Diyarbakır, #Mardin ve #Van Büyükşehir Belediyelerinin seçilmiş başkanlarının görevden alınarak yerlerine #kayyum atanması hukuka aykırı, halkın seçimle siyasal tercihlerine darbedir”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer:, “Bu memlekette bu kadar keyfi bir uygulamayı hiçbirimizin hak etmediğini düşünüyorum. Bu her gün demokrasiden uzaklaşmamızın göstergesi. Diliyorum ki devamı gelmez, diliyorum ki en kısa sürede şeffaf bir şekilde gerekçeler ortaya konur… Her koyun kendi bacağından asılmıyor bu memlekette. Birimizin başına gelen ondan sonra hepimizin başına geliyor. Onun için uyanık ve dayanışma içinde olmak zorundayız. Bunun da gereğini yapacağız.”

İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin: Halkın oyuyla seçilen, sandıkta millet tarafından görevlendirilen Van, Diyarbakır ve Mardin Belediye Başkanları’nın görevden alınıp, yerlerine kayyum atanması da Saray Vesayeti’nin darbeci aklının ispatıdır. Bunların millete, sandığa, saygısı yok. Bunlar demokrasiyi sindiremedi…Lamı cimi yok. Milletin seçtiğine, görev verdiğine bir el müdahale edip milletin verdiği vekaleti gasp ediyorsa bu milli iradeye darbedir. Saray emrediyor, araç olarak İçişleri Bakanlığı’nı kullanıyorsa gene darbedir. Bu ‘Millet karar veremez, Saray karar verir’ demektir.”

Parti Meclisi Üyesi ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke: Gasp edilen yalnızca seçilmişlerin yönetme hakkı değil, bütün Türkiye’de oy kullanan milyonların iradesi, hukuku ve demokrasidir. Halk demokrasiye sahip çıktıkça iktidar hırçınlaşıyor. Değişim bu iktidarla değil, halkın demokrasiyi sahiplenen müthiş direnci ile gelecek.”

DİSK: Demokrasiye ağır bir darbe

Diyarbakır, Van, Mardin belediyelerine daha önce de atanan kayyımları hatırlatarak İçişleri Bakanlığı kararına tepki gösteren Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) resmi sosyal medya hesabından şu açıklamayı paylaştı: “Dört ay önce yapılan seçimde halkın iradesinin tecelli ettiği Diyarbakır, Van, Mardin belediyelerine yine kayyım atandı. Halkın iradesini yok sayan, seçilmiş yerel yöneticileri ve kurulları işlevsiz kılan bu hukuksuzluk demokrasiye ağır bir darbedir.”

Barış Vakfı: Kayyımla yönetilen memlekete barış gelmez

Barış Vakfı Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, “Bu tutum, toplumun geniş kesimlerinde son birkaç aydır yaşanan gelişmeler nedeniyle yeniden yeşermeye yüz tutan barış umudunu solduruyor” denildi. Alınan kayyım kararıyla istenen barışın imkansızlaştığı belirtilen açıklamada, “Kayyımla yönetilen memlekete barış gelmez” deneldi.

Üç kayyım validen ‘şeffaflık’ sözü: Kabul edilemez uygulamalar vardı

Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerine kayyım olarak atanan valiler eşitlikçi hizmet sözü verirken seçimlerden bu yana belediyelerce ‘vicdan yaralayıcı’ uygulamalar yapıldığını öne sürdü.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada operasyona gerekçe olarak ‘PKK/KCK ve uzantılarının bazı belediye başkanları aracılığıyla belediyelerin olanaklarını kullanması’ gösterilmişti. Yerel seçimin, ‘belediyelerin imkanlarının PKK/KCK ve siyasal uzantılarına maddi kaynak temin etmek için fırsat olarak görüldüğü’ belirtilmişti.

Van Valisi Bilmez’in kayyım atanır atanmaz ilk işi makam odasına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafını asmak oldu.

Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, herkesi kucaklayan bir yaklaşım sergileyeceğini belirterek “Çalışanların aşına, ekmeğine karışmadan çalışacağız. Belediyenin imkanlarını, Van halkına kullandıracağız. Şeffaf bir yönetim sergileyeceğiz, herkese eşit mesafede davranacağız” dedi. Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, seçim sürecinden beri belediyede kabul edilemez uygulamaların gerçekleştiğini savundu.

Belediye kaynaklarının PKK’ya tahsis edildiğini öne süren Güzeloğlu, şöyle devam etti: “Belediyede daha önce hizmet almış birçok kamu görevlisinin yerlerinin haksız değiştirilmesi, yargı kararı olmasına rağmen göreve iade edilmemeleri, terörden yargılananların belediyede görevlendirilmesi, eş başkanlık uygulamasının hayata geçirilmesi, imar planlarında yapılan cami imar planlarının iptal edilmesi gibi mahşeri vicdanı yaralayıcı bir dizi uygulamalar yapılmıştır. Bu perspektifte halka hizmet için var olan belediyenin kaynakları yeniden PKK işbirlikçilerine tahsis edilmeye başlanmıştır. Belediye, seçim sonrası dönemde şanlı Türk bayrağımızı belediye kimlik kartlarından başlayarak internet sitelerinden de kaldırmıştır.”

Mardin valiliğinin Twitter hesabından yapılan açıklamada ise, “Mardinimiz için yeniden iş başındayız” dendi. Kararın ardından açıklama yapan  Mardin Valisi Mustafa Yaman da, “Milletimiz için çalışacağız. Belediyeler zaten bunun için vardır. Artık örgüte para gitmeyecek, milletimiz için harcanacak” dedi.

Bahçeli’den tebrik

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır, Mardin ve Van belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılmasıyla başlatılan operasyonlardan dolayı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu arayarak tebrik etti. Bu belediyelerle ilgili alınan tedbirin büyük, yerinde ve önemli bir operasyon olduğunu ifade eden Bahçeli, Soylu’ya ve devletin ilgili makamlarına başarılar diledi. Terörle mücadele kapsamında hükümetin ve Soylu’nun tasarruflarını desteklediğini belirten MHP lideri, “Hükümete ve size desteğimiz tamdır” diye konuştu.

Kategori: Manşet