ManşetTürkiye

Kerem Altıparmak: “Türkiye sansür tarihinin en büyük adımı”

İnternet üzerinden yapılan radyo ve TV yayınlarını Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) altına sokarak denetim ve yaptırım kurallarına bağlayan yeni internet yayını düzenlemesine tepkiler sürüyor.

Bianet’te yayınlanan habere göre Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelik kapsamında internet üzerinden yayın yapan dijital platformların artık yayın yapabilmesi için RTÜK’ten yayın lisansı alması gerekecek.

Konu hakkında açıklamalarda bulunan insan hakları ve Anayasa hukukçusu Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak, yönetmeliğin Eylül 2018’de yayınlanan yönetmelik taslağıyla benzer olduğunu belirtti.

“Yönetmelik yasanın verdiği yetkiyi aşıyor”

Söz konusu yönetmeliğin, yasanın verdiği yetkiyi aştığını dile getiren Altıparmak şunları söyledi:

“6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’a ek bir kural getirilmişti. O kuralda internet yayıncılığını lisansa bağlanacağı düzenlenmişti. Ancak bir yönetmelik düzenlemesi öngörülüyordu. Şimdi o yönetmelik düzenlemesi yasadaki lisanslamayı aşan yetkileri RTÜK’e veriyor. ‘Nedir o?’ diye sorarsanız 6112 sayılı kanunun tamamının artık RTÜK tarafından uygulanması söz konusu.

“Ayrıca 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun’un da tamamının uygulanması söz konusu.

“Bunun anlamı şudur: Normal bir televizyon yayınına RTÜK nasıl yayın yasağı koyabiliyorsa, müstehcenlik nasıl tanımlıyorsa, genel ahlakı nasıl tanımlıyorsa, ulusal bütünlüğü nasıl tanımlıyorsa artık bunu internet yayıncılığı için de tanımlayacak demektir.

“Ama bu, yasada bu şekilde tanımlanmış mıydı? Hayır. Bunu yönetmelik getiriyor. Yani yönetmelikle yasada olmayan, yasadaki sınırlamayı aşan çok geniş bir alan tanımlanmış oluyor.

“Youtube’dan yayın yapan platformlar belirsiz”

“Burada ilk etkilenecek platform olarak akla Netflix, BluTV gibi sürekli yayın yapan platformlar geliyor ama yönetmelikte çok muğlak alan var. Deutsche Welle (DW) gibi, BBC Türkçe gibi veya görüntülü haber yayını yapan diğer siteler gibi, sürekli yayın yapmayan ama düzenli yayın yapan kanalların durumları çok belirsiz.

“Youtube platform olarak sorumlu olmasa da, Youtube üzerinden yayın yapan kişi veya sürekli olarak yayın yapan kanalların bundan etkilenip etkilenmeyeceği muallakta kalıyor ki, bence bu durum bilerek muallakta bırakılmış.

“Bunların hepsi RTÜK’ün yorumuna kalmış olacak. RTÜK’ün televizyon kanallarına uyguladığı kuralları Netflix’e uygulaması halinde, Netflix’in Türkiye’de yayın yapabilmesi imkansız hale gelir. Netflix’in yayın yapabilmesi için tüm dizilerini yayından kaldırması gerekir. RTÜK’ün standartlarına bakarak, ‘bipleyerek’ Netflix’i kurtaramazsınız.

“Neyin karşılığı olarak istiyorsunuz bunu?”

“Bir de para durumu var tabii. Netflix ya da diğer büyük platformlar için 100 bin lira büyük bir rakam olmayabilir. Ama peki amatör kanallar, alternatif medya için 100 bin lira çok büyük bir para. Zaten ne geliri var ki yıllık lisans için 100 bin lira yatırabilsinler. Neyin karşılığı olarak istiyorsunuz bunu?

“Yasayla değil düzenleyici işlemle getirilen bir uygulamadan bahsediyoruz. Bu Türkiye sansür tarihinin en büyük adımı. Daha önce küçük parçalarla bir sürü içeriğe sansür uygulayıp toplamında bu yönetmelikten çok daha fazla sansür yapıldığı açık ve net fakat tek bir adımla, en büyük sansür adımı nedir derseniz muhtemelen ben RTÜK yönetmeliğini söylerim.”

Kategori: Manşet