EkolojiManşet

Türkiye’nin Çernobil’i bildiğiniz gibi…

Radyoakif atıkların bulunduğu Gaziemir kurşun fabrikasının alanında Türkiye`de bulunmayan Europium 152 maddesi tespit edilen ve doğal radyasyonun 219 katı radyasyon ölçülen İzmir Gaziemir kurşun fabrikası alanına 12 yıldır çözüm üretilmiyor

 Kamuoyunda “İzmir‘in Çernobili” olarak bilinen Gaziemir‘deki eski kurşun fabrikasının bahçesinde nükleer atık tespit edildiği 2007 yılından bugüne yaşanan süreç hakkında, Nükleer Karşıtı Platform İzmir Bileşenleri, 16 Temmuz 2019 tarihinde Gaziemir Belediyesi`nde bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

Toplantıda NKP İzmir Bileşenleri adına EMO İzmir Şubesi Örgütlenme Sekreteri Mustafa Serdar Çınarlı, Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) İzmir Şubesi Başkanı Helil İnay Kınay ve Prof. Dr. Ali Osman Akbaba, Belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerine sunum yaparak, sorularını yanıtladı.  Toplantıda konuşan Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilimdalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Karababa nükleer kirliliğinin halk sağlığı üzerinden etkilerine ilişkin bilgi verdi. 2012 yılında bölgede nükleer atık bulunduğunun Türkiye Atom Enerjisi Kurumu raporuyla kesinleşmesinden bu yana sağlık taraması yapılmadığına dikkat çeken Karababa, yağmur sularıyla kirliğin tüm bölgeye yayılma riski olduğunu ifade etti.

Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) İzmir Şubesi Başkanı Helil Kınay da çevre kirliğine ilişkin tespitlerini paylaşarak, ÇMO tarafından bölgede inceleme yapmak üzere görevlendirilen Prof. Dr. Alper Baba raporundan normal kabul edilen değerlerin 219 katına varan radyasyon değerlerinin ölçüldüğünü hatırlattı.

‘Birlikte Mücadele Edelim’

Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda ise çevre sorunlarının tüm toplumun birlikte hareket etmesiyle çözülebileceğine vurgu yaparak, “Köylerde kadınlar, çocuklar, gençler, yaşlılar taş ocaklarına karşı mücadele ederken biz şehrin göbeğindeki, tüm İzmir‘i ilgilendiren bu kadar hassas bir konuya duyarsız kalıyoruz. Halkı tehlikenin boyutu hakkında bilgilendirmemiz, bu konuyu her platformda dile getirip çözüme kavuşturmamız lazım. Kamuoyu yaratmak için meclis üyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, muhtarlarımızla birlikte sesimizi yükseltmemiz gerekiyor. Hep birlikte el ele, daha yüksek sesle bu sorunu dile getirmeliyiz. Tüm İzmir‘i bilgilendirip harekete geçirmeliyiz” diye konuştu.

Toplantıda, Mustafa Serdar Çınarlı İzmir`de yürütülen NKP çalışmalarına ilişkin sunum gerçekleştirildi. Sunumda, kurşun fabrikasına ilişkin gerçekleştirilen suç duyurusu ve TMMOB tarafından açılan tespit davasına ilişkin yargı süreçlerine ilişkin de bilgi verildi.

Ne olmuştu?

İzmir’in merkez ilçelerinden Gaziemir’de on binlerce insanın yaşadığı Emrez ve Aktepe Mahallelerinde bulunan eski akü fabrikasında 2007 yılında nükleer atık tespit edilmişti. Yaklaşık 70 dönümlük alanda Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) tarafından yapılan ölçümlerde gömülü olarak 200 tona yakın radyoaktif atık bulunduğu bildirildi. Söz konusu radyoaktif atık  (Europium 152), Türkiye’de bulunmayan, sadece nükleer santrallerdeki nükleer çubuklardan bulaşıyor.

Temizleyecek şirket alanı terk etti

Fabrika sahiplerinin alanı 2010 yılında terk etmesinin ardından açılan davalarda, mahalleli ve EGEÇEP’in ısrarlı takipleri sonrası fabrika sahiplerine 5.7 milyon lira gibi büyük para cezası verildi. Davalardan beraat eden fabrika sahipleri cezayı da ödemedi. O dönem, İzmir Valiliğinin alandaki radyoaktif atıkları çevre etki değerlendirmesi (ÇED) bile yapmadan kaldırma girişimi yargı kararı ile durduruldu. ÇED dosyası hazırlandıktan sonra atıkların temizlenmesi işi taşeron bir şirkete verildi. Şirket ödentilerini alamadığı gerekçesiyle işi bıraktı. Radyoaktif atıklar, o günden bu yana tel örgülerle çevrilen alanda hiçbir işlem yapılmadan bekletiliyor.

 

Kategori: Ekoloji