Köşe YazılarıUncategorizedYazarlar

Parası olan için sorun yok mu?

‘Giderek artan eğitim farklılıkları, gelir dağılımda eşitsizlik, beslenme farklılıkları, alt gelir gruplarında günden güne daha çok görülen madde bağımlılığı, Norveç gibi sağlık hizmetlerinin eşit ve ücretsiz verildiğine inanılan bir ülkede bile beklenen yaşam sürelerine yansıdı.’

The Journal of the American Medical Association’da (JAMA) geçtiğimiz aylarda yayınlanan ‘Association of Household Income With Life Expectancy and Cause-Specific Mortality in Norway, 2005-2015’ başlıklı çalışmanın sonuçları dikkatleri üzerinde topladı. 2005-2015 yıllarında yürütülen çalışmaya göre, herkese eşit, ücretsiz, kaliteli ve yaygın bir sağlık hizmeti sunduğu kabul edilen Norveç‘te bu yıllar arasındaki gelir dağılımı farkı artmış ve buna bağlı olarak yaşam beklentisinde artan farklılıklar ortaya çıkmıştı. Üstelik yaşam beklentisindeki bu farklılık yıllar geçtikçe daha da artıyordu.  Aslında gelir düzeyi yüksek olan ülkeler için toplumun üst gelir gruplarının yaşam beklentisinin alt gruplardan daha yüksek olması alışıldık bir durumdur. ABD’de yapılan araştırmalar da toplumun en zengin %1’lik kısmının en fakir %1’lik kısmından erkeklerde 14.6 yıl, kadınlarda ise 10.1 yıl daha fazla yaşadığını ortaya koymuştu. Bu makalenin ilgi çekici yanı ise Norveç’te vergilerle finanse edilen, herkese eşit ve ücretsiz olan bir sağlık sisteminin olması ve bu durumun böyle bir farkın ortaya çıkmasını engelleyeceğinin düşünülmesiydi.

Makaleye göre Norveç’te gelir düzeyi en yüksek olan ve nüfusun %1’ni oluşturan kadınlar 86.4 yıl ile beklenen en uzun yaşam süresine sahip grup. Bu yaşam süresi nüfusun %1’lik alt bölümündeki kadınlardan tam 8.3 yıl daha fazlaydı. Çalışmada gelir düzeyi en yüksek olan ve nüfusun %1’ni oluşturan erkekler için ise ortalama yaşam süresi, gelir düzeyi en az ve nüfusun %1’ini oluşturan erkeklere göre 13.8 yıl daha fazla bulunmuştu. Makalede belirtilen ölüm nedenlerinin başında kalp-damar sistemi hastalıkları, çeşitli kanserler, kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH), uyuşturucu madde kullanımı ve intiharlar geliyor. Araştırmayı yapan bilim insanları da gelir düzeyi yüksek grup ile gelir düzeyi düşük grup arasında yaşam süresi farkının çalışmanın yapıldığı 2005’den 2015’e kadar daha da açıldığının ve ABD ile karşılaştırılabilir düzeye ulaştığının altını çiziyorlar. Üstelik Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) rakamlarına göre ABD’de en zengin %1’lik kısım milli gelirden %20; Norveç’te ise %8’lik pay alırken…

Çalışmada birçok etkenin ortalama yaşam süresi üzerine etkileri ölçülmemiş. Araştırmacılar gelir düzeyi ve ortalama yaşam süresi arasındaki ilişkiyi araştırırken katılımcıların eğitim durumu, yalnız yaşama, konut durumunu ve gelirini sorgulamışlar. Beklenen yaşam süresinin yükselebilmesi için güçlü bir alt yapı, iyi ve dengeli beslenme, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi, sağlıklı çevre ve çevre korunması, aile planlaması, sağlık eğitimi gibi hizmetlerin uzun yıllar boyunca iyi verilmesi ve kalıcılık kazanması gerekiyor. Norveç hiçbir alt yapı sorunu olmayan bir ülke; ülkenin tamamı sağlıklı suya erişiyor, iyi yapılandırılmış konutlarda oturuyor. Üstelik Norveç çevre ile ilgili yasal düzenlemelerin en iyi olduğu ülkelerin başında geliyor ve yasal yapı ödünsüz uygulanıyor. Elektrik enerjisi üretiminin %70’den fazlasını yenilenebilir enerji kaynaklarından yapan ülkede elektrikli araç kullanımı da çok yüksek. 2017 yılında Norveç’te satılan araçların %39’u elektrikli araçlardı.   Hava kirliliği açısından ciddi bir sorunu olmayan ülkenin en önemli çevresel sorununu ise asit yağmurları oluşturuyor. İngiltere’de kurulu endüstriden kaynaklı hava kirliliğinin yol açtığı asit yağmurları Norveç’in orman ve su kaynaklarına zarar veriyor. Son dönemde mikro plastik kirliliği ile ilgili ülkede ciddi endişeler var.

Sonuç olarak bu çalışma Norveç gibi bir eşitsizliklerin birçok bilim insanına göre ‘kabul edilebilir’ bir düzeyde olduğuna inanılan bir ülkede bile parası olanın daha uzun süre yaşadığını ortaya koyuyor. Peki; neden? Araştırmacılar bunu düşük gelir grubunda artan eğitimsizlikle,  sigara bağımlılığı ve yaşam tarzı farklılıkları ile açıklamaya çalışıyorlar. Düşük gelir gruplarında artan sigara kullanımı, ölüm nedenleri arasında yer alan kalp-damar sistemi hastalıkları, çeşitli kanserler, kronik obstriktif akciğer hastalığı (KOAH) açıklayabilir. Ancak araştırmacılar bu etkinin %20 dolayında sınırlı bir etki olduğunun altını çiziyorlar.

Norveç diğer İskandinav ülkeleri ile beraber sosyal devlet olma özelliği ile tanınıyordu. Başta sağlık hizmetleri olmak üzere birçok temel hizmetin devlet tarafından tüm yurttaşlara ücretsiz ve eşit sağlandığı; çevrenin iyi korunduğu bir ülke olarak biliniyordu. Finansmanın ise adaletli toplanan vergiler ile sağlandığına inanılıyordu. Ancak özellikle dünyanın iki kutuplu olduğu dönemden sonra İskandinav ülkeleri bu yapılarından giderek uzaklaşmaya başladı.  Sağlığın temel belirleyicilerinin başında sosyo-ekonomik faktörler gelir ve bu faktörler Norveç’te alt gelir grupları için giderek bozulmaya başladı. Giderek artan eğitim farklılıkları, gelir dağılımda eşitsizlik, beslenme farklılıkları, alt gelir gruplarında günden güne daha çok görülen madde bağımlılığı, Norveç gibi sağlık hizmetlerinin eşit ve ücretsiz verildiğine inanılan bir ülkede bile beklenen yaşam sürelerine yansıdı. Sonuçta diğer yüksek gelirli ülkeler gibi Norveç’te de parası olanın eğitime, iyi beslenme olanaklarına ve yaşam şekline daha kolay ulaştığı; daha iyi çevre koşulları içinde yaşadığı bir gerçek… Toplumun üst gelir gruplarında yaşam sürelerinin alt gruplara göre giderek artması bu durumun ispatı aslında…

Paranın çözemeyeceği tek sorun ise artık günümüzde İskandinav ülkelerinde bile hissedilen küresel iklim değişikliği ve onun öldürücü sonuçları… Zenginler bir de bunu görebilseler… Çünkü küresel iklim değişikliğinin çözümü için gerçek adımlar atılmazsa yakın gelecekte zenginler de uzun yaşamak için bir dünya bulamayacaklar…