45 baro Hasankeyf için birleşti

Türkiye genelinde 45 baro, baraj suyu altında bırakılacak antik kent Hasankeyf’te ortak açıklama yaptı: Baraj yapımını durdurun, Hasankeyf’i kurtarın

Hasankeyf’in su tutmaya başlayacak llısu Barajı’nın suları altında bırakılmasına bir tepki de hukukçulardan geldi. Aralarında Antalya, Aydın, İzmir, Kırklareli, Tekirdağ, Batman, Diyarbakır, Urfa Barolarının da bulunduğu 45 baronun destek verdiği açıklama için 18 Baro Başkanı Hasankeyf’te bir araya geldi. Ortak açıklamayı Batman Baro Başkanı A. Hamit Çakan okudu.

Dicle Nehri kıyısındaki antik kentin 20’den fazla medeniyete beşiklik ettiğini hatırlatan Çakan, Hasankeyf’in insanlığın ortak kültürel ve doğal mirası olduğunu belirtti: “Bu doğal, kültürel ve anıtsal yapılarını günümüze kadar koruyan, geniş bir alana yayılan açık hava müzesi görünümünde neolitik ve antik bir kenttir. Türkiye’de Ortaçağa ait bütünlüğünü koruyabilen tek şehir olma özelliğini taşımaktadır. Hasankeyf, medeniyetlerin kesiştiği ve buluştuğu bir yerdir. 1978 yılında Arkeolojik SİT Alanı ilan edilmesine rağmen, korunması ve sonraki nesillere bırakılması için gerekli hiçbir çalışma yapılmamıştır. Yer altında kalan arkeolojik kalıntıların gün yüzüne çıkarılabilmesi için 50 hatta 70 yıl kadar daha zamanın ancak yetebileceği bizzat kazı uzmanları tarafından değerlendirilmektedir.”

‘Tarihi kent 50 yıllık HES’e feda ediliyor’

Kentin, ömrü ancak 50 yıl olabilecek baraj  ve HES projesine feda edilmek istendiğini anlatan Çakan, Ilısu Barajı’nın ÇED raporunun bile bulunmadığını, ulusal ve uluslararası hiç bir sözleşme ve yasanın dikkate alınmadığını hatırlattı. Açıklama metninde, UNESCO’nun ilgisizliği ve AİHM’nin yıkıma ortak olan kararı da eleştirilerek, “ Bu zamana kadar yedi anıtsal eser, doğal yerlerinden koparılmış, başka yere taşınmış, kalenin etrafına devasa set örülmüş ve diğer fiziksel çalışmalarla Hasankeyf tahrip edilmiş olsa bile, geri kalan devasa büyüklükteki arkeolojik alanlar ve Dicle vadisi hala kurtarılabilir” denildi.

‘Projenin iptali ülke yararına’

“Hasankeyf’in, Dicle vadisinin tarihi ve kültürel dokusu düşünüldüğünde, en önemlisi de barajın getirisi ve götürüsü kıyaslandığında iş bu baraj projesinin durdurulmasının ve akabinde iptal edilmesinin ülkemizin daha faydasına olduğunu düşünmekteyiz” ifadeleri kullanılan açıklamada, en azından barajın kodunun düşürülmesi yoluyla Hasankeyf’in sular altında kalmasını engelleyecek seçeneğin dikkate alınması istendi.