ManşetTürkiyeUncategorized

Türkiye’den AB’ye yaptırım tepkisi: Ciddiye almıyoruz

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AB’nin Türkiye’ye yönelik yaptırım kararı için “Çok da ciddiye almaya gerek yok. Kararlarını uygulamaları mümkün değil’ dedi. Çavuşoğlu, sondaj çalışmaları için Doğu Akdeniz’e dördüncü gemiyi de göndereceklerini duyurdu.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmalarının yasadışı olduğunu öne süren Avrupa Birliği’nin (AB), açıkladığı yaptırım kararlarına tepki gösteren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Çok da ciddiye almaya gerek yok. Bizi etkileyecek şeyler değil” yorumunda bulundu. S-400’ün, NATO sistemlerine ve F-35’e bir tehdit oluşturmadığını da yineleyen Çavuşoğlu “Zaten bitmiş bir anlaşma” dedi.

Kuzey Makedonya ziyaretinin ikinci gününde mevkidaşı Nikola Dimitrov ile bir araya gelen Çavuşoğlu, gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlarda, özetle şunları söyledi:

S-400 tartışması: Aldığımız S-400 sistemi NATO sistemlerine, F-35 dahil bir tehdit oluşturmuyor. Tamamen bizim kontrolümüzde olacak bir sistemdir. Gereksiz gerginlik yaratmaya gerek yok. Zaten bitmiş bir anlaşma. Artık teslim süreci de başlamıştır.

AB yaptırımları: Çok da ciddiye almaya gerek yok. Bankaya tavsiye vermesi AB’nin başka bir çelişkisi. AB’nin bize ihtiyacı var. Aldıkları kararların uygulanmasının da mümkün olmadığını kendileri de biliyor. Rum kesimini tatmin etmek için kıytırıktan kararlar almak durumda kaldılar.

Sondaj çalışmaları: Bundan sonraki süreçte Türkiye’ye yönelik bir karar alırsanız faaliyetlerimizi artıracağız. Orada üç gemimiz var, dördüncü gemimizi de Doğu Akdeniz’e en kısa zamanda göndereceğiz. Kıbrıs Türk halkının hakkını garanti altına almadıkları sürece biz oradaki faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Rum kesimi de AB’yi arkasına almasın. Rum kesimini muhatabı KKTC’dir. Bir an önce akıllarını başlarına alsınlar.

Dışişleri: Faaliyetlere devam

Dışişleri Bakanlığı da bir açıklama yayımlayarak ‘sondaj faaliyetlerinin hiçbir şekilde etkilenmeyeceği’ni duyurdu. AB’nin ‘Kıbrıs adasının doğal kaynakları üzerinde eşit haklara sahip olan’ Kıbrıs Türklerinden bahsetmediğini vurgulayan bakanlık şöyle devam etti: “Kıbrıs Türkleri yokmuş gibi hareket edilmesi, AB’nin Kıbrıs konusunda ne kadar önyargılı ve taraflı olduğunu göstermektedir. Bu kararlar Rum/Yunan ikilisinin AB üyeliklerini kendi maksimalist pozisyonları doğrultusunda nasıl suistimal ettiklerinin ve diğer AB ülkelerinin de buna nasıl alet olduklarının en son örneğidir. Geçmişte de defaten vurguladığımız üzere, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon faaliyetlerimizin, kendi kıta sahanlığımızdaki haklarımızın korunması ve Ada’nın ortak sahibi olan Kıbrıs Türklerinin Ada’nın hidrokarbon kaynakları üzerindeki eşit haklarının korunması olmak üzere iki boyutu vardır.”

Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ‘sözde’ denilen açıklamada, AB’nin iki tarafı ‘bir araya gelmeye teşvik etmek yerine Türkiye aleyhinde karar almak’la eleştirilerek, bunun ‘gerçeklikten kopuk’ bir hareket tarzı olduğunu savunuldu.

Kategori: Manşet