ManşetTürkiyeUncategorized

Bire karşı iki oyla tutukluluğunun devamına…

Selahattin Demirtaş’ın 142 yıl hapis cezası istemiyle yargılandığı davada, bir sonraki duruşma, 16-17 Temmuz’da.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 142 yıl hapis cezası istemiyle yargılandığı ana davanın Sincan Cezaevi Kampüsü’nde iki gündür görülen duruşmasında “Binali Yıldırım’ın geçen hafta oy uğruna Diyarbakır’da kullandığın ‘Kürdistan’ kavramını ben yedi yıl öncesinde kullandığım için bak bugün yargılanıyorum”dedi.

‘Cemaat Binali Yıldırım’ı seviyor’

Gülen Cemaati’nin kendisinden hazzetmediğini ancak Binali Yıldırım’ı çok sevdiğini söyleyen Demirtaş, şunları söyledi:“Benim masum insanların ölümüne sebebiyet vermekten tutuklu olduğumu söyleyecek kadar şirazesinden çıkmış, yargısal süreç daha devam ederken iftira atan siyasetçileri çok seviyordu mesela Cemaat. Ben o dönemde ne demişim tekrar hatırlatayım. Çünkü aynı Cemaat savcısı bakın, Batman’daki Cemaat savcısı da ile Bingöl’deki Cemaat savcısı benzer içerikli fezlekeler hazırlamışlar. Yine fezlekenin içeriğini, konuşmamın içeriğini yazmamışlar. Çarpıtma, kumpas kopyala yapıştır yöntemi ile cemaatin sıkça kullandığı teknik ile bir fezlekeleri hazırlamışlar. Neymiş bakalım. Daha önceki konuşmaları okumuştum. Bir daha okumak istiyorum. Yıl 2012. Bana masum insanların ölümüne sebebiyet veren kişi diye hitap eden Binali Yıldırım’a bunu söylüyorum.”

‘AKP’ye destek vermedik diye ceza vereceklerse baş göz üstüne’

Duruşmaya bulunduğu Edirne Cezaevi’nden SEGBİS’le bağlanan Demirtaş şöyle konuştu: Biz ilkeli, ahlaklı, dürüst siyasetçileriz. AKP’ye destek vermedik diye bin yıl da ceza verilecekse baş göz üstüne. Şeref duyarız. Yeter ki arkamızdan kimse bize, “soyguncu, talancı, rantçı, hırsız” demesin. Yeter ki arkamızdan kimse, “bunlar haysiyetsiz” demesin… Merak ediyorum, bu fezlekeyi hazırlayan savcı tarih bilgisini nereden almış? Hukuk bilgisinden vazgeçtim. Hukuktan anlamadığı belli de. Hukuktan anlamak sadece kanun bilmek değildir. Hukukun ruhunu, felsefesini bilmek önemli. Savcı bunlardan da bihaber. Beni suçlayacaksa en azından dolu dolu bir fezleke hazırlar. “Kürdistan” dediğimde nasıl oluyor da terör progapandası yapmış oluyorum?”

‘Mursi ve bizim yaşadıklarımız utanç verici’

Demirtaş, Mısır’da darbe ile devrilen ve duruşmada ölen eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi‘nin yaşadıkları ile Türkiye’de kendilerinin yaşadıklarını karşılaştırdı, ikisi için de “utanç verici” dedi.

Benzetme yapma amacında olmadığını belirten Demirtaş, “Eminim Mursi’yi içeri atan darbeciler, yargılayan hâkimler, o ve arkadaşları içerideyken onları medyada linç edenler Mısır halkı için çok iyi şeyler yaptıklarını düşünüyorlardı” ifadesini kullandı. Hapishanede normal ölüm diye bir şey olmadığını söyleyen Demirtaş, “Özelikle siyasiler açısından hapisteki her ölüm, rejimin işlediği bir cinayettir” diye konuştu.

 ‘Gerilla deyince destekçisi olmuyorsunuz’

Demirtaş savunmasını şöyle sürdürdü: “Gerilla kavramını kullandığınızda otomatik olarak onun yanındayım, destekçisiyim demiş olmuyorsunuz. Evrensel bir kavramı silahı kullanma biçimi itibariyle kategorize etmiş oluyorsunuz. Düzensiz silahlı gruplar demektir. Savcı niye bunu terör propagandası olarak değerlendiriyor. Bu kavramı savcı beğenmeyebilir, o onun takdiridir. Ama bana suçlama olarak yöneltemez. Ben eğer kavramı şöyle kullansam‘Gerillanın silahlı eylemi yerindedir, doğrudur’ desem evet burada şiddeti terörü övmüş diyebilir savcı bana. Fakat nerede kullanmışım;‘Askerin anası da, polisin anası da, gerillanın anası da ağlamasın. Gerillanın cenazesine işkence yapılmasın, cesetleri işkence yapılmış halde ailelerine teslim edilmesin’ derken gerilla kavramını kullanmışım. Burada nerede şiddet övgüsü var? Dağa çıkmış Kürt gencinin anası da mı terörist? Zaten öyle görüyor bazı güvenlik personelleri, hükümet dahi öyle görüyor. Ben öyle görmüyorum. Onun anası babası da anadır babadır.”

Sanık değil, siyasi rehine olduğunu kaydeden Demirtaş, duruşmanın sonunda “ Ben hukuk ve kanun çerçevesinde tutuklu olsaydım tahliyemi talep ederdim. Siyasi rehineler tahliye talep etmezler. Ben de tahliyemi talep etmiyorum” dedi.

Karşı oyda AİHM’e atıf

Savunma sonrası mahkeme heyeti bire karşı iki oyla  Demirtaş’ın tutukluluğunun devamına karar verdi. Karşı oy kullanan üye, AHİM kararına atıfta bulunarak, “ Tutukluluk halinin devamını haklı gösteren yeni unsurlar veya deliller sunulmadığı sürece mümkün olan en kısa sürede başvuranın tutukluluğunun sona erdirme görevinin davalı devlete derhal tutukluluğa son verilmesi yükümlülüğünün  yüklenmesi nedeniyle sanığın Ceza Muhakemesi Kanununun 109’uncu maddesinin 3’üncü fıkrasının a bendi gereğince dosyanın geldiği aşama itibari ile yurt dışına çıkmamak adli kontrolü uygulanmak sureti ile salıverilmesine karar verilmesi kanaatindeyim” değerlendirmesi yaptı.

Mahkeme bir sonraki duruşmayı  16-17 Temmuz tarihine erteledi.

43 yıldan 142 yıla kadar hapsi istenen Demirtaş, terör örgütü yöneticiliği yapmak,’ ‘terör örgütü propagandası yapmak,’ ‘toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet’, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik,’ ‘halkı kanunlara uymamaya tahrik’ ve ‘suçu ve suçluyu övmek’le suçlanıyor.

Kategori: Manşet